Hermes'in Güncesi

bla bla bla

  • Home
    Home This is where you can find all the blog posts throughout the site.
  • Categories
    Categories Displays a list of categories from this blog.
  • Bloggers
    Bloggers Search for your favorite blogger from this site.
  • Login
    Login Login form

Karahanlı Türkçesi

Posted by on in 5. Dönem
  • Font size: Larger Smaller
  • Hits: 1458
  • Subscribe to this entry
  • Print

Karahanlı Türkçesi

Atebetü’l-Hakayık

12. yüzyılda yazıldığı tahmin edilen Atebetü’l-hakâyık (Hakikatlerin Eşiği) manzum öğüt kitabıdır. Nerede ve ne zaman yaşadığını bilmediğimiz Türk ve Acem meliki Muhammed Dâd İspehsâlâr Bey’e sunulmuştur. Kaynaklarda hakkında fazla bilgi bulamadığımız Edib Ahmet’in yaşadığı dönem ve çevresi hakkında hemen hemen hiç bilgimiz yoktur. Memleketinin Yüknek, babasının adının ise Mahmud olduğunu Arslan Hoca Tarhan’ın AH’ın sonuna yazdığı dörtlükten öğrenmekteyiz.

Kitabın sonunda yer alan bu ekin dışında iki tane daha ek bulunmaktadır. Toplam üç tane olan bu eklerden biri yukarıda örneğini verdiğimiz Arslan Hoca Tarhan’a, ikincisi Emir Seyfettin’e, üçüncüsü ise bilmediğimiz bir kişiye aittir. Kime ait olduğu bilinmeyen bu dörtlükte yazarın kör olduğu, Emir Seyfeddin’e ait dörtlükte ise, edipler edibi olduğu belirtilmektedir. Nevayi, Nesayimü’l-Mahabbe min Şemayimi’l Fütüvve adlı eserinde Edib Ahmed hakkında bilgi vermektedir. On üç bölümden oluşan eserde kırk beyit ile yüz bir tane dörtlük bulunmaktadır, eserin tamamı 484 mısradır; eser, Kutadgu Bilig gibi aruzun mütekarip (fe‘ûlün fe‘ûlün fe‘ûlün fe‘ûl) vezniyle yazılmıştır. Eserin giriş bölümü Tanrı övgüsüyle başlar bunu peygamber, dört halife, Emir Mu-hammed Dâd İspehsalar’ın övgüsü izler. Kitabın yazılış nedeninin belirtildiği altı beyitlik kısımdan sonra bilginin yararı, bilgisizliğin zararı, dilini tutmanın erdemi, dünyanın dönekliği, cömertliğin övülmesi, cimriliğin yerilmesi, kibir, harislik, zamanenin bozukluğu gibi konuların işlendiği bölümler yer alır. Öğretici bir ahlak kitabı olan eser, işlediği konular açısından Kutadgu Bilig’le benzerlik göstermektedir, ancak edebî açıdan Kutadgu Bilig daha sanatkârane yazılmıştır. Edip Ahmed eserini herkesin rahatça okuyup anlayacağı bir dille, kendi ifadesiyle (Anın uş çıkardım bu Türkî kitap) Türkçe yazmıştır. Atebetü’l-hakâyık’ın baş kısmındaki övgü ve sebeb-i telif kısımları beyitlerle ve övgü tarzındaki asıl eser ise, aaba/ccdc/eefe biçiminde uyaklanmış dörtlüklerle yazılmıştır. Ayrıca İslâmiyet öncesi Türk şiirinde görülen dize başı uyak da çok kullanılmıştır. Tam ve yarım uyakların yanı sıra bazen redife de yer verilir. Vezin ve uyak bakımından kusurlu olan eserde çok sayıda imale ve zihaf bulunmaktadır. Aruzla şiir yazma geleneğinin yeni yeni başlamış olmasından dolayı bu kusurlar olağandır. Atebetü’l-hakâyık’ın dört nüshası bilinmektedir. Bu nüshalardan en iyi ve en eski tarihli olanı Semerkand nüshasıdır ve İstanbul’da Süleymaniye kütüphanesi, Ayasofya bölümü nr. 4012’de kayıtlıdır. 848 (1444) yılında Semerkand’da hattat Zeynelabidin tarafından kopyalanmıştır. Bu nüsha Uygur harfleriyle yazılmıştır. Eserin doğru adını ve kime sunulduğunu göstermesi de bu nüshaya ayrı bir değer katmaktadır. Ayasofya kütüphanesi nr. 4757’de kayıtlı bir mecmuanın baş kısmında bulunan Ayasofya nüshası ise, 884 (1480)’te Abdürrezak Bahşı tarafından İstanbul’da düzenlenmiştir. Metin, üst satırları siyah mürekkeple Uygur harfleri ve alt satırları kırmızı mürekkeple Arap harfleriyle olmak üzere iki alfabeyle yazılmıştır. Topkapı Sarayı kütüphanesi Hazine kısmı nr. 35552’de kayıtlı bulunan Topkapı Müzesi nüshası Arap harflidir. Fatih ya da II. Bayezit döneminde İstanbul’da kopyalandığı tahmin edilmektedir. Eserin dördüncü nüshası ise, Uzunköprü’de Seyit Ali’nin kitapları arasında bulunmaktadır. Arap harfli olan bu nüsha baştan, ortadan ve sondan eksiktir.

Karahanlı Türkçesiyle Yazılmış Kur’ân Tercümeleri

Kuran’ın Türkçeye ilk tercümesinin kimin tarafından ve ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Ancak ilk tercümelerin İslamiyetin kabul edildiği X. yüzyıl ya da XI. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Karahanlılar döneminde Karahanlı Türkçesiyle yapılan ilk Kur’ân tercümeleri, satır-altı tercüme niteliğindedir. Satır-altı Kur’ân tercüme-lerinden Karahanlılar dönemine ait olduğu tahmin edilen çeviriler şunlardır:

  1. Türk İslâm Eserleri Müzesi (TİEM) No. 73’te kayıtlı olan nüsha: Bu nüsha Muhammed bin el-Hâc Devletşah eş-Şîrazî tarafından 734/1333-34 yılında kopyalanmıştır. Eser gösterdiği dil özellikleri yönünden Karahanlı Türkçesiyle yazılmış metniler arasına dahil edilmektedir. Türkçe bölümler kırmızı mürekkeple ve nesih yazı stiliyle yazılmıştır. Sözvarlığı açısından başka metinlerde bulunmayan yeni sözcüklere rastlanmaktadır. 902 (451 varak) sayfadan oluşan bu tercümenin Kur’ân tercümeleri içinde en eskisi olduğu kabul edilmektedir.
  2. Anonim Tefsir: Bu eser Orta Asya Tefsiri, Anonim Tefsir ve Müellifi Meçhul Kur’ân Tefsiri adlarıyla da bilinmektedir. Bu tefsir Peterburg’daki Asya Halkları Enstitüsü Kitaplığındadır. Kopya ediliş tarihi, yeri ve kopyalayanın kim olduğu bilinmemektedir. Bu tercümenin diğerlerinden farkı satır-arası tercümenin yanı sıra surelerle ilgili tefsir ve hikâyelere de yer vermesidir. Satır-arası çeviri Karahanlı Türkçesiyle, tefsir ve hikâyeler ise, Kıpçak, Oğuz ve Çağatay unsurlarının kullanıldığı Harezm Türkçesiyle yazılmıştır. Eser, 1914 yılında Zeki Velidi Togan tarafından Fergana’da bulunmuştur.
  3. Manchester-John Rylands Nüshası: Manchester, Rylands Kitaplığı Arapça Yazmalar Bölümünde kayıtlı olan nüshanın telif ve istinsah tarihi belli değildir. Rylands nüshası, Türkçe ve Farsça çeviriyi içermektedir. Dili hakkında ileri sürülen değişik görüşleri değerlendiren Eckmann, tercümenin 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın başına ait Karahanlı Türkçesi dil özelliklerini gösterdiğini belirtir.
  4. Taşkent, Özbek Bilimler Akademisi, No. 2854’te kayıtlı olan bu nüsha da satır-arası Türkçe ve Farsça çeviri yer alır, yorumlar içermez. Bu yazma üzerrine çalışan Semenov’a göre Türkçe çeviri Karahanlı Türkçesi dil özelliklerini yansıtır.

KARAHANLI TÜRKÇESİYLE YAZILMIŞ ESERLER ÜZERİNE YAPILAN BELLİ BAŞLI ÇALIŞMALAR

 Kutadgu Bilig Üzerine Yapılan Çalışmalar

Kutadgu Bilig’in ilk bulunan nüshası Viyana (Herat) nüshasıdır. 1439 yılında Herat’ta Uygur yazısıyla kopyalanmış olan bu nüsha önce Tokat’a oradan da 1474’te Fenarioğlu Kadı Ali Efendi’nin eliyle Abdürrezzak Şeyhzade Bahşı için Tokat’tan İstanbul’a getirilmiştir. Viyana (Herat) nüshasını, 1796 sıralarında diplomat ola-rak İstanbul’da bulunan Avusturyalı doğu bilgini Joseph von Hammer-Purgstall Viyana Sarayı Kitaplığına vermiştir. Hammer kitabın kimi sayfalarını Paris’te bulunan Amédée Jaubert’e göndermiş, Jaubert de 1825’te yazdığı bir makaleyle Kutadgu Bilig’i bilim dünyasına tanıtmıştır.

Eser üzerindeki ikinci çalışma Hermann Vámbéry’ye attir. Bu yazmanın 915 beyitini matbaada döktürdüğü Uygur harfleriyle ve Almanca çeviriyle yayımlamıştır. Aynı yazma üzerine daha sonra Wilhelm Radloff’un çalışmaları başladı. Radloff  ilk çalışmasında bu nüshanın tıpkıbasımını yayımlar. İkinci çalışmasında ise eserin çeviriyazısı yer alır.

Eserin bulunan ikinci nüshası Mısır nüshasıdır. 1896’da Alman Dr. Moritz tarafından bulunmuştur. Radloff’un 1891’den sonraki çalışmasında Kahire’de bulunan Mısır nüshası da yer alacaktır.

Kutadgu Bilig’in üçüncü nüshası olan Fergana nüshası ise, 1914 yılında Fergana’da Zeki Velidi Togan tarafından bulunmuş ve bir yazıyla bilim dünyasına tanıtılmıştır. Arap yazısıyla yazılmış olan bu nüsha, 6095 beyittir. Birinci Dünya Savaşı ve Bolşevik isyanları sırasında kaybolan bu nüsha, 1925 yılında Özbek bilgini Fıtrat tarafından tekrar bulunmuş ve bir yazıyla tanıtılmıştır.

 Bu yayınların arkasından Türk Dil Kurumu üç nüshanın tıpkıbasımını yayımlamıştır:

Kutadgu Bilig Tıpkıbasım I Viyana Nüshası, (A), Abdülkadir İnan’ın uzun bir girişiyle TDK, İstanbul 1942. Kutadgu Bilig Tıpkıbasım II Fergana Nüshası, (B), TDK, İstanbul 1943.                                                                         Kutadgu Bilig Tıpkıbasım III Mısır Nüshası, (C), TDK, İstanbul 1943.

 Reşit Rahmeti Arat, 1947 yılında Kutadgu Bilig’in üç nüshasını (A, B, C) karşılaştırarak eserin metnini yayımlar. Arat’ın bu çalışmalarını çeviri ve indeks yayınları izlemiştir ancak indeksi tamamlayıp yayımlayamadan aramızdan ayrıldığı için indeks Kemal Eraslan, Osman F. Sertkaya ve Nuri Yüce tarafından yayımlanmıştır. Dizin üzerine önemli bir yayın Semih Tezcan tarafından 1981’de yapılmıştır. Reşit Rahmeti Arat’ın Kutadgu Bilig’in tercümesini yayımladığı 1959 yılında Mecdut Mansuroğlu tarafından Karahanlı Türkçesi üzerine yazılmış ilk küçük Karahanlı Türkçesi grameri yayımlanmıştır. Kutadgu Bilig üzerine Agop Dilaçar tarafından 900. yıldönümü dolayısıyla hazırlanmış olan kitapta eser her yönüyle incelenmiştir: “900. Yıldönümü Dolayisiyle KUTADGU BİLİG İNCELEMESİ, TDK Ankara 1972.

Karahanlıların devlet anlayışlarını ve devlet örgütlenmesini ayrıntılı bir biçimde inceleyen Reşat Genç’in Karahanlı Devlet Teşkilatı adlı çalışması 1981’de yayımlanmıştır.

Robert Dankoff tarafından 1983’te  Kutadgu Bilig’in İngilizce çevirisi yapılmıştır.

Kutadgu Bilig’in sadece dilbilgisi açısından incelenmesine dayanan ilk çalışma Ahmet B. Ercilasun tarafından yapılmıştır. Sadece filler konusunun incelendiği bu çalışma 1984 yılnda yayımlanmıştır.

Ercilasun’un diğer çalışması ise, eser hakkındaki genel bilgileri içermektedir: “Karahanlı Devri Edebiyatı”.

Kutadgu Bilig diğer Türk dillerine de çevrilerek yayımlanmıştır. Türk dillerine yapılan çeviriler hakkında ayrıntılı bilgi veren bir çalışma ise Mehmet Ölmez tarafından yapılmıştır: “Çağdaş Türk Dillerinde Kutadgu Bilig Çevirileri”, Kebikeç 1, 1995, ss. 43-52. Yine anlatım özelliği olarak birçok eserde kullanılan deyimler Kutadgu Bilig’de de yer alır. Bu inceleme de Zafer Önler tarafından yapılmıştır. Karahanlı Türkçesi’nin ilk ayrıntılı grameri Necmettin Hacıeminoğlu tarafından hazırlanmıştır. Bu çalışmada Karahanlı Türkçesiyle yazılmış eserlerin dilbilgisi incelenmiştir. İlk baskısı 1996 yılında yayımlanmıştır. Kutadgu Bilig’deki yapım ekleri İbrahim Taş tarafından 2005 yılında doktora tezi olarak hazırlanmış ve daha sonra yayımlanmıştır: İbrahim Taş, Kutadgu Bilig’de Söz Yapımı.

Dîvânu Lugati’t-Türk Üzerine Yapılan Çalışmalar

Dîvânu Lugati’t-Türk hakkında ilk çalışma, Ali Emiri tarafından bulunan ve yayımlanmak üzere sadece Kilisli Rıfat Bilge’ye verildiğinden, ilk yayın O’nun tarafından yapılmıştır: Kitabü Divânı Lugat-it-Türk, cild-i evvel 1333 (1917), cild-i sâni 1333 (1917), cild-i sâlis 1335 (1919), İstanbul.

Kilisli Rıfat dağınık olan eserin sayfalarını düzenlemiş, tıpkı-basımı yapılan metindeki Arapçayı normal duruma getirerek büyük bir hizmette bulunmuştur. Dîvân’daki sözvarlığı ise ilk defa Carl Brockelmann tarafından incelenmiştir.

Türk Dil Kurumu 1941 yılında Dîvânu Lugati’t-Türk’ün tıpkıbasımını yayımlamıştır: Dîvânu Lugati’t-Türk Tıpkıbasımı “Faksimile”, TDK Ankara 1941. Eserin Besim Atalay tarafından Türkçeye çevrilmesinden sonra Dîvânu Lugati’t-Türk hakkında kitap, makale ve tez çalışmaları olmak üzere birçok yayın yapılmıştır, Türk kültürü ve dili açısından zengin bir malzeme olan eserle ilgili çeşitli çalışmalar devam etmektedir.

Besim Atalay’ın çalışması 1939-1943 yılları arasında yayımlanmıştır.                                                                                           Özbek bilgini Salih Mutallibov Türkiy Sözler Devani adıyla eserin Özbekçeye çevirisini yayımlamıştır.                    Eseri bütün olarak ele alan çalışma James Kelly ve Robert Dankoff tarafından İngilizce olarak yayımlanmıştır. Birçok okunuş düzeltisini de içeren bu yayın 1982 ve 1985 yıllarında yapılmıştır:                                                          Dîvânu Lugati’t-Türk’te yer alan manzum parçalar Talat Tekin tarafından incelenmiştir.                                                                  1941 yılında yapılan tıpkıbasımdan sonra ikinci bir tıpkıbasım 1990 yılında Kültür Bakanlığı tarafından yapılmıştır.                                                                                                                                                                    Dîvânu Lugati’t-Türk’ün dilbilgisi üzerine yapılan yüksek lisans ve doktora tezlerinin dışında ilk yayın Mehmet Vefa Nalbant tarafından yapılmıştır: Mehmet Vefa Nalbant, Divānü Luġāti’t-Türk Grameri-I İsim, Bilgeoğuz Yayınları, İstanbul 2008

Atebetü’l-hakâyık Üzerine Yapılan Çalışmalar

Eser üzerine ayrıntılı tek çalışma Reşit Rahmeti Arat tarafından yapılmıştır. Karşılaştır-malı metin, çeviri, notlar ve indeksi içeren bu çalışma 1951’de yayımlanmıştır.

 Kuran Tercümeleri Üzerine Yapılan Çalışmalar

TİEM 73’te kayıtlı nüshanın ilk yarısı Abdullah Kök tarafından doktora tezi olarak yapılmıştır. İkinci yarısı ise, Suat Ünlü tarafından doktora tezi olarak çalışılmıştır.                                                                                                             Anonim Tefsir’in sözvarlığı A. K. Borovkov tarafından 1963’te hazırlanmıştır. Borovkov’un bu çalışması Halil İbrahim Usta ve Ebülfez Amanoğlu tarafından Tükçeye çevrilmiştir: Orta Asya‘da Bulunmuş Kur‘an Tefsirinin Söz Varlığı. John Rylands Kitaplığındaki nüshanın sözlüğü Eckmann tarafından hazırlanmış, ölümünden sonra 1979’da L. Ligeti’nin önsözüyle yayımlanmıştır. Bu nüsha üzerine diğer bir çalışma da Aysu Ata tarafından 2004’te yapılmıştır: Türkçe İlk Kur’an Tercümesi. Taşkent’teki tercüme üzerine ise şu çalışma yapılmıştır: A. A. Semenov, “Sobraniye vostoçnıh rukopisey, Taşkent 1957.

Rate this blog entry:
5
Acikogretim edebiyat bitirdi, ogretmen, bilgisayar bagimlisi, siirsever insan. Tek dersi 100 ulke gezmeden olmemek.

Achievements

  • No comments made yet. Be the first to submit a comment

Leave your comment

Guest
Guest Cumartesi, 22 Temmuz 2017