Ders özetleri ve deneme sınavları için tıklayın.

 

1. Dönem Ders Özetleri                                   2. Dönem Ders Özetleri
3. Dönem Ders Özetleri                                   4. Dönem Ders Özetleri
5. Dönem Ders Özetleri                                   6. Dönem Ders Özetleri
7. Dönem Ders Özetleri                                   8. Dönem Ders Özetleri

 

Facebook Grubumuza Katılıp Ders Çalışmak İçin Tıklayınız.

                     

Facebook Grubumuza Katılmak İçin Burayı Tıklayın

Hermes'in Güncesi

bla bla bla

  • Home
    Home This is where you can find all the blog posts throughout the site.
  • Categories
    Categories Displays a list of categories from this blog.
  • Bloggers
    Bloggers Search for your favorite blogger from this site.
  • Login
    Login Login form

Eski Türk Edebiyatı Bilinmesi Gerekenler

Posted by on in ÖABT Notları
  • Font size: Larger Smaller
  • Hits: 5055
  • Subscribe to this entry
  • Print

Eski Türk Edebiyatı ‘’ Bilinmesi Gerekenler ‘’

  1. yy

*15.yy’da Şahruh'un değerli bir kütüphanesi vardır

*Uluğ Bey Semerkand'da islam aleminin en büyük rasathanesini kurdurmuş ve başına Kadızade Rumi'yi geçirmiştir.

*Atabetül Hakayık'ın sonunda manzum takrizi bulunan kişi : Aslan Hoca Tarhan

*Baysungur Mirza ile Uluğ Bey arasında edebi tartışma yaşanmıştır.Baysungur Mirza Hüsrevi Dehlevi'nin , Uluğ bey Nizami'nin hamsesini tercih etmiştir.

*Sekkaki "Ok yaynıng münazarası" adlı eserde türk şiirinin müctehididir.Bu eseri yazan Yakinidir.Sekkaki kaside üstadıdır.Divanını Kemal Eraslan yayımlamıştır.

*Nevai'den önce çağatay edb. en büyük şairi:Lutfi ; gazel üstadıdır,Gül-ü Nevruz mesnevisi vardır,kasidelerinde de başarılıdır.

*Bu devirde Klasik Çağatay Edb. gelişmesi hatta büyük ölçüde altın çağını yaşaması Hüseyni Baykara'nın gayretlerine bağlıdır. Hüseyni Baykara Ali Şir Nevai'den sonra devrinin en lirik ve en değerli şairidir. Türkçe divanında daha çok aşktan ve yaşadığı hayattan bahseden gazelleri vardır.

Ali Şir Nevai

*Çağatay Edb. en büyük şairidir.

*Hüseyni Baykara tahta geçince Nevai'yi himayesine almıştır.Nevai ona Hilaliyye kasidesini sunmuştur.Baykara'ya sadakatinden dolayı emir yani divan beyi ünvanı aldı.

*Türkçenin Farsçadan üstünlüğünü savunmuş Genç şairleri türkçe şiir yazma konusunda heveslendirmiştir.

*Türkçe şiirlerini toplayı 7 farklı divan oluşturmuştur.

-Bedayıul Bidaye:Baykara'nın isteğiyle türkçe yazdığı en eski şiirleridir.

-Nevadirün Nihaye:1476-1486 yılları arasında söylemiş olduğu şiirlerini içerir.

-Garaibus sıgar:Nevai'nin yazma'da durgunlaştıgı dönemde Baykaranın onun divan sayısını 2den 4e çıkarmasını istediği için yazmıştır.İlk söylediği iki divanı ile 20yaşına kadar yazdıgı şiirlerden oluşur.

-Nevadirüs Şebab:Gençlik döneminde yazdığı şiirlerinden oluşur.

-Bedayiul Vasat:Orta yaşlarda yazdığı şiirlerinden oluşur.

-Fevaidul Kiber:Ömrünün sonuna dpğru yazdığı şiirlerinden oluşur.

Son dört divandaki şiiirleri Nevai'nin söylediği şüphelidir.Nitekim son 4 divandaki şiirleri toplayıp hazanül meani adlı divanı oluşturmuştur.Külliyat-ı Devavin adıyla da bilinir.

*Abdurrahman Cami'nin isteği ve Baykara'nın da kendisinden aynı şeyi emretmesi üzerine farsça divanı oluşturmuştur.

*Fani mahlasını kullanmıştır.

*Hayretül Ebrar :Nizami'nin mahzenül Esrarı ile Emir Hüsreyi'in Matlaul Envar'ı ve Cami'nin Tuhfetül Ahrarına nazire olarak yazılmıştır.4000beyit iki kısım 64 bab.Hamsesinin dışındadır!!!

*Ferhad ü Şirin mesnevisi: Nizami ve Hüsrev-i Dehlevi'nin aynı addaki eserinden ilham alınarak yazılmıştır.Diğer eserlerden farkı;ağırlık merkezi ferhad üzerine kurulmuştur.Hamsesinin dışındadır!!!

 

*Leyla vü Mecnun mesnevisi: Nizami ve Hüsrev-i Dehlevi'nin aynı addaki eserlerinden ilham alınarak yazılmıştır.38 bölüm , 3622 beyittir.Hamsesinin dışındadır!!!

 

*Seba-i Teyyare:Behramın cariyesiyle olan macerası anlatılır.Elli bab 5000 beyit.Hamsesinin dışındadır.

*Seddi İskenderi:İskenderi Türk hükümdarı gibi anlatmıştır ve onun şahsında Baykara ve Bediüzzaman'ı anlatmıştır.7214 beyittir.Hamsesinin dışındadır.

*Lisanüt Tayr:Hamse dışında kalan mesnevilerindendir.Konu Attar'ın Mntıkut Tayr adlı eserinden alınmış değişiklikler yapılmıştır.3598 beyittir.

*Nevai'nin eserlerinin önemli bir kısmını da tezkire,hal tercümesi,hatıra türünde eserler alır.Bunlardan Nesayimül muhabbe min şemayimil fütüvve Molla Cami'nin velilerinin hayatlarını ihtiva eden farsça nefehatül min hazaratil kuds isimli eserin Çağatay Türkçesine tercümesidir.

*Mecalisün Nefais:Herat,Horasan ve Azerbaycan'da yaşayan ve çoğu farsça şiir söyleyen 461 şairi ihtiva eden bir eserdir.Türk edb. yazılan ilk şairler tezkiresidir.Esere Fahri Herati ve Sam Mirza farsça Sadıki Kitabdar ise türkçe ekler yazmışlardır.

*Hamsetül Mutehayyirin:Molla Camin'nin ölünü üzerine yazmıştır.

*Dini eserleri olarak Caminin aynı addaki eserinin dörder mısralık kıtalar şeklinde tercümesi olan Çihl hadis tercümesidir.

-Siracül Müslimin:Nevai'nin külliyatı içinde yer alan küçük bir akaid kitabıdır.

-münacaat:Allah'a yakarışı anlatır.

*Muhakemetül Lügateyn:Nevai'nin dil anlamdaki milli şuurunu gösterir.Türkçenin farsçadan üstünlüğü ele alınmıştır.

*Mizanül Evzan:Aruz hakkında bilgiler içerir.

*Mahbubul kulub:Sosyal konulara değindiği ahlak kitabı mahiyetindeki eseridir.

*Nevai'nin diğer eserleri:Risale-i muamma,Nazmul Cevahir,Tarih-i Enbiya,Zübdetün Tevarih,Tarih-i Mülük Acem,Zübdetüt Tevarih.

*Orhan gazi zamanında ilk osmanlı medresesi kurulmuştur.Yıldırım Beyazıd devrinde saray hayatı gelişmiş edebi merkez halini almıştır.

Çelebi Mehmet döneminde yazılan eserler nitelik bakımından orjinaldir.

*Çelebi Mehmet Merzifonda ve Bursa'da medrese kurmuştur.Bursada ki Yeşil medrese'de Molla Hüsrev,Molla Hayali gibi ünlü bilim adamları ders vermiştir.Bursa İznik'in yerini aldı.

*Bu asırda Kültür hareketlerini başlatan koruyup geliştiren türkçenin büyük bir devlet dili olmasına zemin hazırlayan Sultan 2.Murad'dır.

*Osmanlılarda Orhan Gazi'nin İznik'e açtığı medreseyle başlayan ilim faaliyetleri 1.Murad ,Yıldırım Beyazıd,Çelebi mehmet dönemlerinde gelişmiş en dikkate değer gelişme 2.Murad dönemidir.

*Hacı Bayram Veli tarafından Ankara ve çevresinde kurulan ilk türk tarikatı bayramiyye ile Kadiriyye tarikatının bir kolu olan Eşrefiyye 2.murad devrinde kurulmuştur.

*Sultan 2.murad hayratı sevdiğinden dolayı Ebu-l Hayr ünvanını almıştır.Osmanlı hanedanından ilk şiir söyleyen ve şairlere aşırı ilgi gösteren o olmuştur.

*Fatih'in hocaları:Molla Gürani,Molla Hüsrev, Hocazade,Molla Yegan,Sinan Paşa(Tazarruat),devrin en büyük şairi Ahmed Paşa.

*Bu dönemdeki alimler 2 grupte toplanmıştır.

-1.Grup:Sinan Paşa,Molla Lutfi,Hocazade Mustafa,Zenbilli Ali Efendi bunlar oldukça geniş düşünceli alimler topluluğudur.Şeyh Muslihiddin Vefa etrafında birleşmişlerdir.

-2.Grup:Karamani Mehmed Paşa,Hatipzade,Molla İzari,Efdalzade,Ahaveyn diye anılan Karamanlı iki kardeş Ahmed ve Mehmed gibi katı düşünceli alimlerden oluşur.

*Fatih Edebi Münakaşaları severdi.Molla Zeyrek ile Hocazade Mustafa Fatih'in huzurunda Edebi münakaşa yapmışlardır.

*Ünlü Astronomi bilgini Ali kuşcu kendi döneminde İstanbul'a gelmiş Molla Camiyi de davet etmiştir.Ftih döneminin en dikkate değer siması Ali Kuşcudur.Türkistan'dan İstanbul'a gelmesiyle Matematik ve Astronomi gelişmiştir.Ali Kuşcu'nun astronomi alanında en büyük katkılarından biri Semerkand'da matematik ve astronomi okulunun bir ürünü olan Zic-i Ulug Bey'e katkısıdır.2 farsca 7 arapca 9 eser yazmıştır.

-Fatih'in himaye ettiği gayrimüslim filozof:Georgios Amirokis

-Ünlü ressam Bellini'yi İstanbul'a davet ederek kendi resmini çizdirmiştir.

*Tıp sahasındaki önemli isimlerden biri Şerefeddin Sabuncuoğlu'dur.

-Şerefeddin Sabuncuoğlu:Zehravi'nin El Tasrif kitabının türkçe tercümesi olan Cerrahname-i Haniyye'yi yazmıştır.

Zahire-i Harezmşahi'nin Farscadan türkçeye tercümesinin yapmıştır.

Mücerrebname:Kendi tecrübelerine dayanarak yazmıştır.Orijinal bir klinik kitabıdır.

*Altunizade:idrar yolu hastalıklarının tedavisi

*Akşemseddin'in ismi ile şöhret bulan Muhammed Bin Hamza Tıp sahasında 3Türkçe eser yazmıştır.Bunlardan biri Maidetül Hayat(mikroplarla ilgili).

*Eşref Bin Muhammed:Hazainüs Saade Fi Hıfzıs Sıhha tıp konusundan türkçe eserdir.

*Bu dönemdeki diğer hekimler:Hekim Arab,Hekim Hoca Ataullah,Hekim Lari,Yakup Paşa.

*Fatih'in hocalarından olan Hocazade:Tehafütül Felasife'yi yazmıştır.Bu eserde Gazali ile İbn-i Rüşd'ün karşılaştırması yapılmıştır.

*Bu dönemde öne çıkan özelliklerden biri de Eşrefzade İzniki'nin kimya sahasında yazdığı dört eserin de Türkçe olmasıdır.(Mecmuatül Mücerrebat fi Kimya) Eşrefzade yazdığı eserlerle Aşıkpaşazade'nin başlattığı Türkçe kimya kitabı yazma geleneğini sürdürmüştür.

*Fatih'in nişancısı Karamani Mehmed Paşa.Fatih'in ağzından uzun Hasan'a gönderdiği Mektub-ı Mergub çok mükemmeldir bunun sayesinde sadrazam olmuştur.

*Resmi yazışmalarda ve Şahsi mektuplarda kullanılan İnşa üslubu gelişti.

*Fatih devri musikişinasları:Abdülkadir Meragi,devrin üstadıdır.Saray'da Şirmend adında bir Udi ve İshak adında bir Kanuni bulunmaktadır.Abdülkadir Kellati İran'dan Anadolu'ya gelmiş musiki meclislerine katılmıştır.Nahifi mahlasıyla şiirler söyleyen Usta Şems ile birlikte imtihana girip Şiir söylemişlerdir.

*Fatih Dönemi hattatları:Kanuni Sultan devrine kadar bütün hattatların şeyhi olan Şeyh Hamdullah,Padişahın hocası Kazasker Hasan Efendi,Yahya-i rumi ve Ali bin Yahya her çeşit yazıda usta idiler.diğer hattatlar:Abdullah Amasi,Ali Yetim,Bursalı Şeyh Ayas,Amasyalı Celali,Handan,Esedullah-ı Kirmani.

*Bu dönemde 2.Beyazıd'ın oğlu Korkut ve Ahmed ile Fatih'in oğlu Cem Sultan etrafında Edebi topluluk oluşmuştur.

Dört öbek halindeki Şair merkezleri:

1)Adni mahlasıyla şiirler yazan Sadrazam Mahmud Paşa'nın etrafında toplananlar.Karamani Mehmed Paşa,Şükrullah(Behcetüt Tevarih),Enveri(Düsturname),Tursun Bey(Tarih-i ebul feth),Saruca Kemal,Safi mahlaslı Kasım Paşa,Hayati,Halimi(Bahrül Garayip-Lügat Halimi)

2)2.beyazıd'ın Şezadelik yıllarında bulunduğu Amasya'da toplananlar:Abdurrahman Çelebi,Taci Bey,Safi mahlaslı Cezeri Kasımpaşa,Kutbi Paşa,Sinoplu Seyfi,Mihri Hatun,Afitabi,Amasyalı şeyh Hamdullah

3)Konya'da Cem Sultan etrafında toplananlar:Cem şairleri;Kandi,Lali,Sehayi,Sadi,Haydar Çelebi.Türabi,Şahidi,Karamanlı Ayni.

4)Fatih Etrafında toplananlar:Cezerizade Mahmut Vefayi,Molla Lutfi,İlk İstanbul kadısı Hızır Bey inşaları ve şiirleri ile tanınan fatih'in yakın çevresindekilerdir.Melihi,Aşki,Mehdi,Defterdar Şemsi,Kazasker Fenerizade Ali Çelebi Fatih'in daima sohbetinde bulunurlar.Kaşifi,Vahidi ve Sahili'ye özenerek Acemlik iddaasıyla saraya giren Leali,Ulvi,Katibi,Zeynep Hanım.

 

  1. yy

*Son memlük sultanı TUMANBAY

*Kabenin anahtarlarını Selim'e gönderen MEKKE ŞERİFİ 2.BEREKAT

*Fuzuli azeri türkçesini kullanmıştır.

*Fuzulinin türkçe divanını yayımlayanlar ;Ali Nihad Tarlan,Abdülbaki Gölpınarlı,Kenan Akyüz,Sedit Akyüz,Müjgan Cunbur,Süheyl Beken

*Fuzulinin Farsça divanı türkçe divanına göre daha zayıftır.Hasibe Mazıoğlu yayımlamış,Ali Nihad Tarlan türkçeye tercüme etmiştir.

*Farsça divanın başında Hakani'nin bahrül ebrar adlı eserine nazire olarak yazılan enisül kalb  isimli kaside vardır.

*Fuzuli'nin arapça divanı elimizde bulunmamaktadır.Sadıki kitapdar fuzulinin arapça divanı olmadıgını söyler.İlk defa arapça şiirleri Berthels yayınlamıştır.Hamid Araslı ise türkçe çevirilerini külliyat halinde neşretmiştir.

*Leyla vü Mecnun adlı eseri Necmettin Halil Onan,Muhammed Nur Doğan,Hüseyin Ayan yayınlamıştır.Vasfi Mahir Kocatürk eseri nesre çevirmiştir.

*Afyonla şarabın karşılaştırıldığı eser Bengü Bade Şah İsmaile sunulmuştur.Bayezid beng Şah İsmail ise badeyi temsil eder.

*Tercüme-i Hadis-i Erbain manzum kırk hadis tercümesidir.Molla Caminin Hadis-i Erbain adlı eserinin türkçeye tercümesidir.

*Sakiname (Heftcam)  içki meclisi anlatılmıştır.

*Türkçe Mektupları ;Nişancı Celalzade Mustafa Çelebiye Şikayetname,Musul Mirlivası Ahmet Beg'e İlfifatname iştiyakname,Ayas Paşaya Mektup,Kadı Alaüddin'e Mektup,Şehzade Bayezid'e Mektup.

*Rind ü Zahid (Zahid baba , rind ise oğuldur.)

*Hüsnü aşk(Risale-i Sıhhat Maraz-Ruhname) tıbba dair bilgiler.

16.yy Osmanlı Sahası Edebiyatı

*Sesinin güzelliğiyle tanınan ve Yavuz'un istanbula getirdiği kişi HASAN CAN

*Yavuz'un Tebriz'den İstanbul'a getirdiği şahsiyetlerin en önemlisi BEDİÜZZAMAN MİRZA

*Yavuz'un türk sanatkarların üstünlüğünü görmesini sağlayan HAYALİ ÇELEBİ

*Yavuz döneminin nakkaşbaşısı ŞAH KULU

*Yavuzun saltanatı boyunca şeyhülislam olan kişi ZEMBİLLİ ALİ EFENDİ

*Yavuzun mısır seferinde orduda bulunan,bu  devrin tarihini yazan kişi ve eseri ALİ ZÜNBÜLİ EL REMMAL-VAKIAT SULTAN SELİM HAN

*Hint ve Çin denizlerinin haritasını çizip yavuza sunan PİRİ REİS

*Kınalızade Ali Efendi,Nasır-i Tusi ve Devvani'nin Aristocu,Gazzali'nin Tasavvufi ahlakından istifade ederek Ahlak-ı Alayi'yi yazmıştır.

*Selimname yazanlar :İdris-i Bidlisi,Şükri-i Bidlisi,İshak Çelebi,Kemalpaşazade,Sücudi,Muhyi,Keşfi,Hoca Sadeddin Efendi,Süheyli,Edai,Abdülmüteal

*Yavuz;Koca Mustafa Paşa,Dukakinzafe Ahmet Paşa ve Yunus Paşayı idam ettirmiştir.Ahmet Paşayı hançeri ile bizzat vurduğu nakledilir.Tacizade Cafer Çelebi'yi öldürtmüştür.Çoban Mustafa Paşa, hersekzade Ahmet Paşa ve Piri Mehmed Paşa'yı dövmüştür.

*Yavuzun hiddetinden kaçan Şeyh Hamdullah

*Mısır fethi dönüşü yitirilen kitaplar arasından en çok Tarih-i Vassaf'a üzülmüştür.Halimi Çelebi'ye Şemseddin kendisine bir Tarih-i Vassaf yazsın diye emretmiştir.

*Piri Reis denizcilikle ilgili Kitab-ı Bahriyeyi,Seydi Ali reis ise anı ve gezi kitabı olan Miratül Memalik'i Kanuni'ye sunmuştur.

*Çin ile Fas arasındaki şehirlerin İstanbul'a uzaklığını Mustafa İbn Aliyül Muvakkit  İlamül İbad fi Alamil Bidad adlı eseriyle Kanuni'ye sunmuştur.

*Matrakçı Nasuh ;silahçılık,kortografi,topografi gibi alanlarda tanınır.Matrak adlı savaş oyununu icat etmiştir.Silahşördür (Silahi).Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn adlı eserinde reilef tipi kara haritası çizmiştir.Kalem-i divani adıyla yeni bir yazı türü bulmuştur.Harp sanatıyla ilgili Tuhfetül Guzat adlı eseri yazmıştır.Tarih sahasında ise Selimname,Fetihname-i Karabuğdan,Tarih-i feth-i sikloş ve Estergon adlı eserleri kaleme almıştır.Eserlerin hepsi türkçedir.

*Emri Çelebi : Mecmaül Garaib Fil Misaha (pratik geometri alanında türkçe ilk eser)

*Kanuni döneminin göz hastalıklarıyla ilgilenen doktoru : KEHHAL MUSA

*Sinan el Konevi : Kitabül aslil Muaddil adlı eserinde ''sumun el devr'' adlı alet tanıtılmıştır.

*Kanuni döneminde İstanbul önem kazanmış;bağdat,konya,bursa,edirne eski önemini kaybetmiştir.

*Baki yetişinceye kadar dönemin en büyük şairi : HAYALİ BEY

*Kanuni'ye şehname'yi yazan: ARİFİ FETHULLAH ÇELEBİ

*Kanuni döneminde mesnevileriyle tanınan kişi : TAŞLICALI YAHYA BEY

*Fevri söylemiş oldugu kızılbaşı adlı beyitiyle Kanuni'den 100 altın almıştır.

*Kanuni'nin oğulları (Şehzade Mustafa-Selim-Mehmed) için sünnetlerinde kaside okuyan kişi RAHMİ

*Para için şiir yazanlar : DERVİŞ SENAYİ-KİREÇCİZADE GUBARİ

*Sultan 2.Selim hiçbir sefere katılmamıştır.Sokullu Mehmed Paşa'yı görevlendirmiştir.

*2.Selim Şeyhi Amidi Süleyman Efendiyi saraya çağırtarak eski  günahlarından tövbe edip içkiyi bıraktığı rivayet edilir.

*2.Selim (Sarı selim) av'a meraklıdır,dindar olduğu için hocalara şeyhlere ilgi göstermiştir.

*2.selim dönemi Musikişinaslar :NİHANİ-DURAK BEY-GÜLABİ BEY

*2.Selim dönemi hanendeler : MİREK ÇELEBİ,KASAPZADE NABİ

*Baki ve Şemsi Ahmed paşa 2.Selimin iltifatını kazanmışlardır.

*Gelibolulu Ali devrin tarihini Künhül Ahbar adlı eserinde dile getirmiştir.

*Tıp alanında cahil hekimler türediği için Hekimbaşı Garraszade Muhyiddin,2.Selim'i uyararak hekimlerin sınava tabi tutulmasını önermiştir.

*Hekim Nidai : Mualece-i Zahmet-i Frenk (frengi hastalığı)

*Sultan 3.Murad devrinde en geniş sınırlara ulaşılmıştır ama duraklama belirtileri başlamıştır.Enflasyon,yeniçeri isyanı,sosyal hayatta bozukluklar,Celali isyanları vs...Bunda en önemli etken sultanın zevk'e düşkün olmasıdır.

*Şiir ve edebiyat saraydan uzaklaşmıştır.Saraya ;Hokkabazlar,Falcılar,Müneccimler,Rüya tabircileri dolmuştur.

*Kanuni'den sonra en çok şiir söyleyen sultandır.Divanı vardır.Mahlası Muradİ.

*Baki,Hoca Sadeddin,Üsküdarlı Haşimi,Subhi,Zekeriya efendi tarafından şiirlerine yapılan açıklamalar küçük bir kitap halinde toplanmıştır.

*Gelibolulu Ali ,meşhur hattat,ressam,nakkaşların tercüme-i hallerinden bahseden Menakıb-ı Hünerveran adlı eseri yazmıştır.

*Emir mehmed ibn Emir , Amerika kıtası hakkında Kitab-ı iklim-i cedit adlı eserini yazmıştır.Müteferrika tarafından bu eser Tarih-i Hind-i Garb adıyla basılmıştır.

*Klasik islam astronomisinin son büyük temsilcisi : TAKİYÜDDİN RASİD

*Malikil Memalikil Arap vel Acem : Yavuz Sultan Selim

*Kemalpaşazade ,Yavuz'un emriyle İbni Tagribirdi'nin Nücumuz Zahire adlı tarihini tercüme etmiştir.

*Nazire Mecmuaları yazanlar : Eğridirli Hacı Kemal,Edirneli Nazmi,Pervane Bey.

                                    ZATİ(İvaz)

*Çizmecilik ve Remmallikle uğraşmıştır.

*2.Beyazıd ona bir mansıb verilmesini emretmiştir ama sağır olduğu için bu gerçekleşmemiştir.

*Yavuz taht'a geçince ona cülusiye sunmuş ve Bursa-Balıkesirde iki köyün geliri Zati'ye verilmiştir.

*Kanuni'nin oğlu Şehzade Mehmed için Divan sunmuş ama beğenilmemiştir.

*Cenazesi Aşık Çelebi ve Yahya Bey gibi dostları taradından kaldırıldı.

*Şiirleri genellikle aşıkane'dir.Rindlik te şiirlerinde önemli bir konu olarak işlenmiştir.Şiir nazmederken Ahmed Paşa ve Necati Bey gibi titiz davranmamıştır.Herşeyi yazmıştır.

*Ahmed Paşa ve özellikle Necati Bey'den etkilenmiştir.Figani,Celili,Helaki,Hayali,Baki,Enveri gibi şairler üzerinde etkili olmuştur.

*Divanındaki gazeller;A.Nihad Tarlan,Mehmed Çavuşoğlu ve M.Ali Tanyeri tarafından neşredilmiştir.

*5000 beyitten fazla olan Şem ü Pervane mesnevisi,Edirne Şehrengizi ve devrin önde gelenleri arasında geçen nükteleri,meslek erbabını tanıttığı letaif adlı eseri vardır.

                               HAYALİ BEY

*Asıl adı Mehmed lakabı Bekar Memidir.Çocukluğunda Bostan ve Gülistan'ı okumuştur.

*Baba Ali Mesti Acemi adlı bir dervişin tarikatına girmiştir,şiirde ilerlemesini sağladı.

*Şiirleriyle Defterdar İskender Çelebi ve Sadrazam İbrahim Paşa'nın dikkatini çekti.

*Gazali Deli Birader ile rodos seferine katıldı.

*Fuzuli ile tanışmıştır.Sultanüş Şuara,Meliküş Şuara,Hayali-i Meşhur ve Rumili şairlerine serdar olarak tanınır.

*Necati'nin yolunu takip ederek atasözü ve deyimleri sıklıkla kullanmıştır.

*Şiirlerinde Usuli ve Hayreti'nin üslubu hissedilir.

*Zati,Yahya Çelebi ve İshak Çelebi gibi usta şairleri geride bırakmıştır.

*Tek eseri Divan.A.Nihad Tarlan yayımlamıştır.Cemal Kurnaz tahlili çalışma yapmıştır.

*Bazı şiirlerini bir araya getirerek Gül ü Sadberg adında şiir mecmuası  oluşturmuştur.

                                BAKİ

*Serrac çıraklığı yapmıştır.Ahaveyn (Karamanani Ahmed-Mehmed) kardeşlerden ve kadızade şemseddin Ahmed gibi alimlerden ders almıştır.

*Ders arkadaşları arasında ;Nevi,Edirneli Mucdi,Hoca Sadeddin,Üsküplü Valihi ve Karamanlı Muhyiddin vardır.

*Şiirden ve şairden hoşlanmayan Rüstem Paşa'nın yerine Semiz Ali Paşa'nın geçmesiyle yıldızı parladı.

*Yıllarca arzu ettiği Şeyhülislamlık makamına gelemeden vefat etti.Cenaze namazı Fatih camiinde Sunullah Efendi tarafından kıldırıldı.

*Bakinin şiirlerinde ;ses,türkçeye hakimiyet ve tasvir güçlüdür.Sultanüş Şuara'dır.

*Kanuni mersiyesinde,kasidelerinde Mehter Musikisi hissedilir.

*Türkçenin aruz kusurlarına asgariye indirmiştir.

*Asıl şöhretini kavuşturan Türkçe Divanıdır.Ahmed Efendi,Nüzhet Ergun ve Sabahattin Küçük yayımlamıştır.Rudolf Baki'nin sadece gazellerini neşretmiştir.

*Sokullu Mehmed Paşa'nın emriyle arapçadan cihatın faziletlerine dair olan Ahmed b.İbrahim'in Meşairül eşvak Mesariül uşşak adlı eserini Fezailül Cihad adıyla,siyere dair olan İmam Şihabüddin Kastalani'nin El Mevahibül Edünniyye Ahmeddiye adlı eserini Mealimül yakin fi Siretül Seyyidül Mürselin adıyla,Mekke tarihinden ve osmanlı sultanlarını orada yaptırdığı eserleden bahseden Kutbeddin Muhammed Mekki'nin El ilam fi Ahvali beledillahı Haram adlı eseri Fezailül Mekke adıyla tercüme etmiştir.

                             NEVİ(YAHYA)

*Sultan 3.Murad tarafından şehzadelerin hocalığına getirilmiştir.3.murad Nevi'yi görünce hep ayağa kalkmış ona saygı göstermiştir.

*Zühd ve Takva sahibidir.Sarhoş Bali Efendi,Kurd Mehmed Efendi ve Şeyh Şaban Efendi gibi mürşitlerle tasavvuf yoluna girmiştir.Rind mizaca sahiptir.

*Manzum ve mensur 46 eser yazmıştır.Mürettep divan,Manzum Kırk Hadis Tercümesi,Sarhoş Bali Efendi'nin telkini ile yazdığı ilahi aşk'ı konu edinen Hasbi Hal mesnevisini yazmıştır.

*Şaban Efendi'nin yönlendirmesiyle Muhyiddin Arabi'nin Füsüsul Hikem'ini Keşfül Hicab min Vechil Kitab adıyla tercüme etmiştir.Tercüme 3.Murad,Zeyrek Ağa ve Şaban Efendi'nin yardımlarıyla tamamlanmıştır.Cenedi,Davud-ı Kayseri ve Mola Cami'nin eserlerinden istifade edilerek yazılmıştır.Hz. Adem'den Hz.Peygambere kadar gelen 27 peygamberden dolayı 27 fasıl olarak düzenlenmiştir.

*En çok tanınmış eseri Sultan 3.Murada takdim edilen tarih,hikmet ,astronomi,kelam,tıp,gemicilik,fal ve rüya tabirleri alanındaki Netayicül Fünun adındaki ansiklopedik kitabıdır.

*Gazzaliye atfolunan Yevakitül Ulüm Abdurrahman-ı Bistani'nin Fevaih-i Mıskiyyesi ve Lutfi Tokadi'nin Mevzuatül Ulum adlı eserlerinden faydalanılarak yazılmıştır.İlimler önce tarif edilmiş tanıtılmış sonra örneklerle açıklanmıştır.

*Önemli mensur eserlerinden olan Neva-yı Uşşak Sinan Paşa'nın Tazarruname'de kullandığı üsluba yakın bir üslupla yazılmıştır.

*Divanı Karamani Mehmed Efendi için hazırladığı Iydiyye ile başlar.Şehzade Mehmed'in sünnet düğünü için yazdığı Suriyye kasidesi önemlidir.

*Mecazi aşk'ı tasvir ve tarif için müsemmen şeklinde yazdığı bir şiiri çok önemlidir.

*Şehzadelerin idam edilmelerine üzülüp mersiye yazmıştır.

*Reisül Küttap Hamza Bey'den at talep etmek için 17 beyitlik kaside yazmıştır.

*Gazellerinde Baki ile aynı değerdedir.

*Divanını Mertol Tulun ve M.Ali Tanyeri yayınlamıştır.

                LAMİ(MAHMUD)

*Nakkaştır.Bursa Yeşil Cami ve türbesinde nakkaşlık yapmıştır.Ömrü Bursada geçmiştir.

*Hayatı boyunca resmi bir vazife kabul etmemiştir eserlerinden kazandığı parayla geçinmiştir.

*Molla Cami'den tercüme olarak Şevahidün Nübüvve adlı siyer kitabı ve Fettah-ı Nişaburi'den tercüme ederek Yavuza sunduğu Hüsn-ü Dil ilk eserlerindendir.

*Ferhadname'yi Yavuza sunmuş ve karşılığında salyane olarak köy verilmiştir.

*Fahri Cürcani'den çevirdiği Vis ü Ramin adlı mesnevisi İbrahim Paşa'ya sunmuş karşılığında 20 akçe almıştır.Divanlarından birini de Paşa'ya sunmuştur.

*Molla Cami'nin Nefahatül Uns adlı eserini anadoluda yaşayan sufilerin hal tercümelerinden de ekleyerek tercüme etmiştir.Eserin tamamlandığı gün Belgratın fethine denk geldiği için eserin adını Fütuhul Mücahidin koymuştur.

*Kanuni'nin bursaya geleceğini duyunca Şehrengiz-i Bursa'yı yazıp Kanuniye sunmuştur.Vamık u Azra,Şem ü Pervane ve İbretnameyi de Kanuniye sunmuştur.

*Kanuni'nin tercümesini istediği Unsuri'nin Vamık u Azrası 6 ayda tamamlanmıştır.

*İnsan ve hayvan mukayesesini konu edinen Şerefül İnsan adlı eseri kaleme almıştır.

*Molla Caminin eserlerini tercüme ettiği ve Nakşi tarikatı mensubu olduğu için Cami-i Rum olarak anılmıştır.

*Leyla vü Mecnun ve Yusuf u Züleyha gibi hikayelere değil fazla tanınmayan Vamık u Azra,Vis ü Ramin,Selman ü Absal gibi eserleri tercüme etmiştir.

*Gelibolulu ali onun eserlerini ham koparılmış meyveye benzetir.

*Ona göre nesir ne kadar güzel söylenmiş olursa olsun şiir kadar etkili olamaz

*Mürettep divanın başındaki dibacede poetikasını dile getirmiştir.Şiir yazmayı öğretir.Ayrıca Yavuz övgüsünde yazdığı kaside lafız sanatlarının uygulamalarını gösterir.

*Divanı üzerine H.Bilen Burmaoğlu tarafından doktora çalışması yapılmıştır.

*Diğer eserleri ;Mevlid,Makteli Hüseyin,Münazara-i Bahar Şita,Heftpeyker,Fal Risalesi...

                       KEMALPAŞAZADE(İBNİ KEMAL)

*Genç yaşlarında Kuran ve lügat ezberlemiştir.

*İlime girmesinde önemli sebep ;Sultan Bayezid'in Filipe medresesi müderrislerinden Molla Lutfi'ye gösterdiği saygıdır.Askerlikten ayrılıp ilme girmiştir.

*Müeyyedzade'nin padişaha tavassutu ile kendisine 30.000 akçe ihsan edilerek İdris-i Bitlisi'nin Farsça kaleme aldığı Heşt Behişt adlı osmanlı tarihini Türkçeye çevirmekle görevlendirilmiştir.

*Tefsir,fıkıh,hadis,tarih,lügat gibi alanlardan 200 den fazla eser vermiştir.

*Eserleri;Tevarih-i Al-i Osman,Divan,Yusuf-u Zeliha mesnevisi,Dakaikül Hakayık (farsça 423 eş anlamlı kelime incelemesi),farsça Nigaristan (Gülistan'a nazire) Şeyhülislam yahya türkçeye tercüme etmiştir.

                         FİGANİ(RAMAZAN)

*Katiplik mesleğinden kurtulamamış ve şiirle yeterince uğraşma imkanı olmamıştır.

*Asıl ününü Kanuni'nin şehzadelerinin sünneti için yazdığı Suriyye kasidesiyle sağlamıştır.

*Sadrazam İbrahim Paşa'ya putperest demiştir.Bunun üzerine Figani idam edilmiştir.

*İlk şiirlerinde Hüseyni daha sonra ise Figani mahlasını kullanmıştır.

*Nati ve Priştineli Nuhi ile birlikte İstanbulun eğlence yerlerinde gezmiş,gazeller söylemiştir.

*Atasözü ve deyimleri ustaca kullanmıştır.

*Divançe ;Abdülkadir Karahan neşretmiştir,Gülşen Ozan tahlili çalışma yapmıştır.

                         MUHİBBİ(SÜLEYMAN)

*Seferde ölen 4.osmanlı padişahıdır.Siget'in muhasarası sırasında iç kalenin fethini göremeden hasta yatağında vefat etmiştir.

*2.Muradla başlayan şair osmanlı padişahlarının beşincisidir.

*Osmanlı edebiyatında çoğu gazel olmak üzere 3000 civarında şiiriyle en hacimli divanlarından birini vermiştir.

*Pür-gur niteliğinde bir şairdir.(Sürekli yazıp söyleyen)Ama özensiz değildir,hayaller,söz oyunları güçlüdür.Sade yazmaktan ve kahramanlık şiirleri yazmaktan hoşlanır.

*Arapça,Farsça ve Türkçe şiirleri vardır.Çağatayca da biliyordu.

*Farsça Divan;Coşkun Ak tercümesiyle birlikte yayınlamıştır.

*Türkçe Divan;Coşkun Ak ve Vahit Çabuk neşretmiştir

*Ahdi onun türkçe ve farsça şiirlerini övmüştür ve çok beğenildiğini ifade etmiştir.

                             HUBBİ HATUN(AYŞE)

*Zeynep Hatun ve Mihri hatundan daha üstün görülür.

*Erkek arslan arslan dişi arslan arslan değil mi ? sözünü söylemiştir.

*Hacmi 3000 beyitten fazla Cemşid-u Hurşit mesnevisi yazmıştır.

*Sultan 3. Murad'ın eserine nazire yazmıştır ve bu yazdığı nazire Sultan Muradın eserinden daha çok beğenilmiştir.(Arapça-Türkçe mülemma gazel)

*İmadül Cidad;Müjgan Cumbur tarafından ilim alemine tanıtılmıştır.Seferdeki gazilerin hayır dualarını almak için 3 günde tamamlanmıştır.Gazel nazım şekliyle yazılmıştır.

*Genellikle Gaza,kahramanlık,gazilik ve cihad şiirleri yazmıştır

                               AGEHİ(MANSUR)

*Şiirlerini divan olarak toplamamıştır.Şiir mecmualarında şiirlerine rastlanılır.Nazma hakim,ince zekalı,kudretli bir şairdir.

*Ona asıl şöhretini Piyale Paşa'nın hizmetinde bulunmuş olduğu zaman yazdığı gemicilikle ilgili kasidesi kazandırmıştır.Mahalli unsurlar vardır,aşıkane duygular denizcilik terimleriyle anlatılmıştır.31 beyittir.Çok sayıda nazire yazılmıştır.Yazılan manzume ve tahmisleri A.Tietze yayımlamıştır.

*Sigetvar kalesinin fethini konu edinen Fetihname-i Kala-i Sigetvar adlı eserini Sokullu Mehmed Paşa'ya sunmuştur.

*İmam Gazzali'nin menkıbelerini anlatan Menakıb-ı İmam Gazali adlı mensur eseri vardır.

                              FEVRİ(AHMED)

*Aslen hristiyan iken rüyasında Muhyiddin Arabi'yi görüp müslüman olmuştur.

*Kanuni'nin İran'a üçüncü gidişinde fetih gerçekleşecek demiştir.Yazdığı beyti çok beğenilmiştir.

*Zamanın Şeyhülislamına sunduğu Arapça bir kaside ile ustalığını ispat etmiştir.

*Çok kolayca ve süratle şiir yazıp söylediği için mahlası Fevri'dir.

*Mürettep Divanı ile Arapça-Farsça şiirleri vardır.

*Kanuni'nin divanı Fevri tertip etmiştir.

*Fevri'nin şiir mecmualarında bulunan şiirlerini A.N.Tarlan yayımlamıştır.Mehmet Kalpaklı doktora çalışması yapmıştır.

                                CELİLİ(ABDÜLCELİL)

*Efe ve Yani gibi meyhanelerdeki şiir sohbetlerinde bulunmuştur.

*Kendisine verilen altın sayısı Rüstem paşa tarafından düşürülünce kimseyle konuşmaz,sürekli surat asar, başına kocaman bir sarık takar dolaşırmış.

*Aşık Çelebi birgün hamamda karşılaştığı Celili ile konuşarak onun eserlerini öğrenmiştir.

*Yavuz için Hüsrev-i Şirin ve Leyla vü Mecnun nazmetmiştir.

*Gazellerini Gül-i sad berg-i Bi Har (yüz yapraklı dikensiz gül) adı altında bir araya getirmiştir.Hamsesini meydana getiren mesnevilerdendir

*Türk edb. tarihinde Ali Şir Nevayi,Hamdullah Hamdi,Behişti'den sonra 4.hamse sahibidir.

*Hecrname ve Mehekname mesnevilerini yazmıştır.Mehekname;altın,gümüş ve mihenk taşı arasında geçen alegorik bir mesnevidir.

*Ahdi'nin bahsettiği Yusuf u Züleyha mesnevisi Agah Sırrı Levend Kütüphanesindedir.

*Divanının tek nüshası Bibliothuque Nationale'de bulunmaktadır.

*Şehname tercümesi ele geçmemiştir.

*Genç yaşta cinnet geçirip ömrünün büyük bir kısmını meczup bir şekilde tamamlamıştır.

                                           MUİDİ

*Aşık Çelebiye göre Muidi sürekli yazıp söyler,dünyada başka kimse yokmuşcasına davranır,Mahzenül Esrar bahrinde bir Vamık u Azra'sı olduğunu bildirir.

*3 Ciltlik Divanı vardır.

*Hamsesi vardır.

*Eserleri rağbet görmemiş ve beğenilmemiştir.

*Şem ü Pervane,Gül ü Nevruz,Hüsrev ü Şirin,Vamık u Azra gibi eserlerinden sadece Şem ü Pervane günümüze kadar ulaşabilmiştir.

*Miftatüt Teşbih adlı eseri edebi sanatlara ait bir risaledir.Bu eserinde ayrıca ilmiye mesleğini terkedince yaşadığı başıboşluğu anlatmıştır.Müellifin bu risalesindeki ifadelere göre Işk-Efza ve Leyla vü Mecnun adlı eserleri de vardır.Bunlar muhtemelen kaynakların bahsedip ismini belirtmedikleri 7 kitapdan ikisinin adı olmalıdır.

                          BASIRİ(AHMED EBUL MEALİ EL MURTAZA)

*Abraş hastalığından dolayı Alaca Basıri diye anılır.

*Heratta Ali şir Nevai,Cami,Mirza Hüseyin ve Binayi ile buluşmuştur.

*Nevai, Basıri adına bir muamma yazarak onu çevresine tanıtmıştır.

*Nevai ve Cami'nin kitapları,gazelleri,siparişnameleri olduğu halde 2.Beyazid devrinde Anadoluya gelmiştir.

*Tezkirelerde nüktedanlığı üzerinde durulmuştur.Nükteleri genellikle Hezl ve Hiciv özelliği gösterir.Kaba ve kırıcı değildir.Dinleyenlere zevk verir.

*Devrinde özellikle latifeleri ve tarihleri ile tanınır.Başlangıçta anadili olan Azeri Türkçesiyle yazmıştır daha sonra İstanbul Türkçesini kullanmıştır.

*Türkçe yazan Osmanlı Şairlerinin üslubunu benimsemiştir.

*Zati,Kandi ve Keşfi ile görüşüp dostluk kurmuştur.

*Anadolu'ya Nevai'nin şiirlerini getirmiştir.

*Türkçe Divanının nüshasına henüz rastlanılmamıştır.Türkçe şiirleri toplu halde Farsça Divanının sonunda yer almaktadır.Türkçe şiirleri Ahmet Kartal tarafından yayımlanmıştır.

*Farsça Divanının tek nüshası şairin kendi hattı ile yazılmıştır.Süleymaniye Kütüphanesindedir.Divanı üzerine Fikret Sarısoy yüksek lisan tezi hazırlamıştır.Divandaki kasidelerden 11 tanesi 2.Bayezid'e,3 tanesi Yavuz'a,1 tanesi de Kanuni'ye yazılmıştır.

*Farsça ve türkçe şiirlerinde aşk ve tasavvuf önemli bir yer tutar.Bir de Letaif adlı bir eseri vardır.

                                              CİNANİ(MUSTAFA)

*Cilaul Kulub adlı mesnevisinin sonunda mahlasının Cinani olduğunu belirtmiştir.

*Türkçe,Arapça ve farsça şiirler yazmıştır.Hat sanatıyla ilgilenmiştir.Nazım ve nesri sağlam kıymetli orjinal bir şairdir.

*Türkçe Divanı Cihan Okuyucu yayımlamıştır.

*Diğer eserleri;Riyazül Cinan ve Cilaul Kulub isimlerinde iki mesnevi ile BedayiuL Asar adında mensur hikaye mecmuası vardır.

             BU ASRIN DİĞER ŞAİRLERİ

Ahi,Nihani,İshak Çelebi,Hayreti,Behişti,Usuli,Şahidi,Zaifi,Aşık Çelebi,Yahya Bey,Enveri,Fedai

 

DİNİ TASAVVUFİ AHLAKİ MESNEVİLER

*İbni İsa-yı Saruhani:Şerhül Esmaül Hüsna(Allahın 99 ismi)

*Lami Çelebi:Şerh-i Safi(Allahın 99 ismi)

*Bursal Derviş Subhinin de bu türden bir manzumesi vardır.

*Merdumi Abdulselam Efendi:Tuhfetül İslam(40 ayet ve 40 hadis)

*Hakani:Tercüme-i Hadis-i Erbain(Cami'den tercüme,Hz. Peygamberin doğum gecesinde tamamlanarak Cıgalazade Yusuf Paşaya sunulmuştur,Hadisler ve açıklamalı hikayeleri)

*Kastamonulu Latifi(Manzum 100 hadis tercümesi)

*Sirozlu Hüseyni:Camiul Envar Ala Tefsirül İhlas(İhlas suresi tefsiri)

                           Camiun Nesayih(Muhammediye tarzında)

                           Dürri Meknun(Kuran kıraatiyle ilgili,Kaside-i Cezeriden alınmıştır)

*Mevlid yazan şairler:Emiri,Visali Ali Çelebi,Hevayi,Şahidi,Muradi,Edirneli Abdülkerim Efendi,Keşfi,Muhibbi,Zati,Şemseddin Sivasi,Ubeydullah Dede.

*Zaifi:Gazavatün Nebi(Peygamberlerin savaşlarını konu alır)

*Hakani:Hilye-i Saadet(Hz.Peygamberin güzellikleri anlatılmıştır,Cıgalazade Yusuf Paşaya sunulmuştur,Yararlandığı kaynakları belirtmiştir,Numan Külekçi-İskender Pala yayımladı)

*Şemseddin Sivasi:Süleymaniye(Hz. Süleymanın hayatı Kurandan yola çıkarak anlatılmıştır)

*Şemsi Ahmed Paşa:İtikad-name(Kabir ve ahiret hayatıyla ilgilidir)

                                 Şurutüs Salat(Abdest ve namazın farzları)

*Kemalpaşazade:Şurutüs Salat Tercümesi

*Bu dönemde Nizami'nin Mahzenül Esrar adlı eserine benzer mesneviler kaleme alınmıştır)

*Taşlıcalı Yahya:Gülşen-i Envar(Hamsesinin son mesnevisidir,Nizami'nin mesnevisinnde görülen önce makale sonra hikaye düzeni bu mesnevide görülmez,Muhteva bakımından Bursalı Rahminin Gül ü Sad Berg adlı mesnevisine benzer,İbrahim Doğanyiğit ve Bekir Kayabaşı yüksek lisans tezi hazırlamıştır)

*Azeri:Nakş-ı Hayal(Cinani'nin teşvikiyle yazılmıştır,mesneni,besmede,hamdele ve 26 makaleden oluşur,Nizami'nin açtığı yolun faydalı olduğunu görmüş ve Anadoluda bu yolda eser verme ihtiyacı hissetmiştir,Nizami'nin Mahzenül Esrarını-Cami'nin Tuhfetül Ahrarını-Hüsrev-i Dihlevi'nin Matlaul Envarını ve Kemal Hocendiyi örnek alarak yazmıştır)

*Cinani:Riyazül Cinan(Siyasi ve Genel ahlaka ait didaktik mesnevi,milli ve folklorik konular,Nizami-Cami ve Nevai hakkında takdirlerini ifade etmiştir,20 nasihat(ravza) ve 20 hikayeden oluşur,Mahzenül Esrara naziredir,Camiden etkilenmiştir)

*Ali:Tuhfetül Uşşak(Nizami'nin Mahzenül Esrarına farklı vezinle yapılan tek nazire,Diğerleri Seri bahri Müfteilün Müfteilün Failün bu eser Remel bahri Feilatün Feilatün Feilün,Eser daha çok Caminin Tuhfetül Ahrarına benzer,Emir Hüsrevi'in Matla-ul Envarı-Hacu-yı Kirmaninin Ravzatül Envarı-Nevayi'nin Hayretül Ebrarı,Caminin Tuhfetül Ahrarı gibi 20 makale 20 hikaye esasına dayanan Tuhfetül Uşşak işlenilen konularf bakımından ise Hayali,Azeri ve Cinani'nin eserlerinden etkilenilerek yazılmıştır)

*Bursalı Rahmi:Gül ü Sad Berg(Nizami'nin Mahzenül Esrarına nazire,Muhteva bakımından Tuhfetül Ahrarla ortak konulara sahiptir,Rahmi bu eseri rüyasında Cami'yi gördüğü için yazmıştır,

*Emiri:Gülşen-i Raz(10 makale),Sohbetname(10 sohbet)

*Taşlıcalı Yahya:Usülname(12 makam 7 şube)

  • Bu eserler bölümlerinin sayısı ve vezinleri bakımından Mahzenül Esrara benzemez ancak bölümlerden oluşması itibariyle bir benzerlikleri vardır.
  • Bu dönemde Sadi'nin Gülistan ve Bostan adlı eserleri de nazmen tercüme edilmiştir)

*Zaifi:Kitabı- Nigaristan ve Hadika-i Sebzistan(Gülistanın türkçe manzum tercümesi)

          Kitabı- Bostan-ı Nesayih(Attarın Pendnamesinin türkçeye nazmen tercümesidir)

          Bağ-ı Behişt(Bostanın türkçeye manzum tercümesi)

*Huzuri:Esrarname(Attarın Esrarname adlı eserinin türkçeye nazmen tercümesi)

*Edirneli Nazmi:Pend-i Attar Tercümesi(Attarın Pendnamesinin türkçeye nazmen tercümesi)

*Emre:Pendname(Attarın Pendnamesinin türkçeye tercümesi,Müellifin diğer isimleri Makali,Said,Cevri,Attarın Pendnamesine yapılan tercümelerin en çok okunanıdır ve en çok kütüphanelerde bulunanıdır)

*Zaifi:Gülşen-i Simurg(Attarın Mantıkıut Tayr adlı eserinin tam ve manzum tek tercümesidir)

*Derviş Şemseddin ŞEMSİ:Deh-Murg(Attarın Mantıkut Tayr adlı eserine benzer yazılmıştır,10 kuşun konuşmalarına yer verilmiştir,saf türkçe ifadeler vardır)

*Şahidi:Gülşen-i Vahdet(Attarın Mantıkut Tayr adlı eserine benzer,ama kuşların yerini insan yüzündeki unsurlar almıştır,rind-zahid münakaşası vardır,Rumcaya tercüme edilmiştir,Abdülkadir Bağdadi ve Eğribozlu Ahmed Selami arapçaya tercüme etmişlerdir)

*Arifi:Ravzatül Tevhid( Attarın Mantıkut Tayr adlı eserine benzer,Hümanın durumu anlatılır,Meclis vardır,ilahiler vardır)

*Şemseddin Sivasi:Gülşen-i Abad(Çiçeklerin karşılıklı konuşmaları,Bu nitelikte yazılan başka eser yoktur çok orijinaldir,Şeyh Galibin Hüsn-ü Aşkta kullandığı üslubun ilk örneklerindendir,Allahın kudretini çiçeklerle gösterir gül:Kutbül aktab(Hz. Peygamber) diğer çiçekler ise ricalül gayb)

                             İbretnüma(Attarın ilahinamesinin muhtasar tercümesi,ibret bölümleri vardır,padişahın oğullarının sorduğu sorular ve cevapları vardır,yaşlı bir kadının valiyi padişaha şikayet etmesi de bu eserde ele alınmıştır)

                            Heşt Bihişt(Adalet,cömertlik,ilim ve manevi zenginlik hususları 4 makamda anlatılmıştır)

*Şahidi:Gülşen-i Tevhid(tamamı 6 cilt olan mesnevinin her cildinden 100er beyit seçilip her beytin şerh edilmesiyle oluşturulmuştur,Şahidi'nin ifadesine göre aşıklar arasında can bulup canların gıdası haline gelmiştir,Mevlananın ağzından söylenmiştir)

*İbrahim-i Gülşeni:Masdar-ı Manevi(Mevlananın mesnevisine nazire,40000 beyit)

diğer eserleri:Razname-Pendname-Simurgname-Kıdemname

*Güvahi:Pendname(Başından geçen olayları ve çevresinde gördüğü olayları anlatmıştır,atasözleriyle öğütler vermiştir)

*Azmi Efendi:Pendname(vasiyetname türünde)

*Taşlıcalı Yahya:Gencine-i Raz(Caminin Subhatül Ebrarına nazire olarak yazılmıştır,didaktik eser)

*Gubari:Şebistan-ı Hayal(farsça olarak kaleme alınmıştır,tasavvufi aşk anlatılmıştır,Fettahinin eserine naziredir,hece sırasına göre şiirler vardır)

*Şahidi:Gülşen-i Esrar(Mevlevilik konusunda bilgiler vardır,Okuyanların kendisine dua edeceğini ümit etmiştir,tamamen tasavvufidir,Yahudilik-Hristiyanlık-Müslümanlık işlenmiştir,Peygamber kıssaları vardır,Divan-ı Kebirden tazminler vardır)

             Işkname(Sultan Velede ait olarak basılmıştır ama aslen Şahidiye aittir)

*Cinani:Cilaul Kulub(ağır bir eserdir,ayet ve hadislere sık sık yer verilmiştir)

*Gelibolulu Ali:Riyazus Salikin(Allahın kudreti-mirac olayı işlenmiştir,ravzalar halinde yazılmıştır)

*Beyazıd-ı Rumi:Sırrı Canan(Muhyiddin Arabi'nin fususül Hikem adlı eserine haşiye olarak yazılmıştır,vahdet-i vücut inancına bağlı didaktik eser)

*Behişti:Heşt Behişt(her bölüm behiştler halinde ele alınmıştır)

*Üsküplü Ata:Tuhfetül Uşşak(Katibi'nin Dehbab(tecnisat) adlı eserine naziredir,Emir Buhari ve Abdullah İlahi gibi nakşi tarikatı önderleri övülmüştür,Ahmet Yeseviye olan sevgisini göstermiştir)

*Gubari:Menasikül Hacc(Zindanda iken yazmıştır,Bilinen ilk manzum hac kılavuzu)

                             AŞK MESNEVİLERİ

Leyla vü Mecnun,Yusuf u Züleyha,Hüsrev ü Şirin gibi türlerin yanında yeni türlerde kaleme alınmıştır.

*Ahi:Hüsrev ü Şirin(Tamamlanamamıştır bunun çeşitli sebepleri vardır;İhmalkarlık,Peygamberin mektunun yırtılması ve bunun caiz olmadıgı için vs...Şeyhi'nin Nizami'den aynı adla terücme ettiği mesnevisine nazire olarak yazılmıştır,Fırat-Dicle gibi yer isimleri ve mahalli unsurlar vardır

        Hüsnü Dil(Hüsrev ü Şirini yarım bıraktıktan sonra bazı beyitleri bu eserinde kaleme almıştır)

*Celili:Hüsrev ü Şirin(Yavuzun daha Emir Hüsrev,Cami,Nevayi tarafından nazmedilen Hüsrev ü Şirin gibi bir kitap aradığını öğrenince bu eseri yazmıştır)

*Arif Çelebi:Hüsrev ü Şirin(Tezkirelerde kayıtlı değildir sadece Ahdi onun Hüsrev ü Şirin yazdığını söylemiştir)

*Latifi:Ferhadname(Kastamonulu Sani'nin Şirin hikayesini nazmederek oluşturulmuştur)

*İmamzade Ahmed:Tarih-i Al-i Selçuk,Hüsrev ü Şirin,Şah u Geda.

*Halife:Hüsrev ü Şirin

*Mahvi ve Hatifi:Hüsrev ü Şirin,Leyla vü Mecnun mesnevilerine türkçeye tercüme etmişlerdir.

*Celili:Leyla vü Mecnun(tek nüsha bibliotheque nationalede bulunmaktakdır,Esas olarak Nizami'yi almış ve Hatifi'den faydalanmıştır ayrıca Hüsrev ve Cami etkisi de görülmektedir.

*Sevdai:Leyla vü Mecnun(Cambridge kütüphanesindedir,Hatifi'den faydalanmıştır)

              Divan(Şehzade Korkut için yazmıştır)

*Larendeli Hamdi:Leyla vü Mecnun(İlk defa A.N.Tarlan bahsetmiştir,Süleymaniye Kütüphanesindedir,Nizamiyi esas almış Hatifiden de faydalanmış,Masal niteliği vardır)

*Salih:Leyla vü Mecnun(Hatifi'yi örnek almış Hüsrev ü Dihleviden de yararlanmıştır,Oğlunun ölümüne duyduğu acı nedeniyle 40 günde tamamlanmıştır)

*Halife:Leyla vü Mecnun(Arkadaşlarının teklifi üzerine yazmıştır)

Bu asırda aşk mesnevileri içerisinde en çok Yusuf u Züleyha yazılmıştır!!!

Kuran-ı Kerimde Ahsenül kasas(kıssaların en güzeli)diye bahsedilmesi bunda etkilidir.

Eserleri elimizde mevcut olan Yusuf u Züleyha yazarları:Kemal Paşazade,Taşlıcalı yahya,Celili,Şerifi,Gubari,Abdurrahman

Eserleri elimizde mevcut olmayan Yusuf u Züleyha yazarları:Likai,Nimetullah,Halife,Kami Mehmed,Ziyai Yusuf,Şikai,Manastırlı Kadı Sinan,Hevai Mustafa

Taşlıcalı Yahya:Yusuf u Züleyha(Bu asrın en meşhur Yusuf u Züleyhasıdır,Mehmet Çavuşoğlu yayımlamıştır)

*Kemal Paşazade:Yusuf u Züleyha(Züleyhanın dilinden söylenmiş gazeller vardır)

*Şerifi:Yusuf u Züleyha

*Gubari:Yusuf u Züleyha

Bu asırda işlenen aşk konulu mesnevilerden biri de Mihr ü Mah'tır.

Gelibolulu Ali:Mihr ü Mah(Yaşadığı aşk macerasının etkisiyle yazılmıştır,Zeyreki tarafından farsçaya tercüme edilmiştir,Adana valisi Piri Mehmed Paşa'ya sunulmuştur)

*Kıyasi:Mihr ü Mah

*Gelibolulu Ali:Mihr ü Vefa(Mustafa Çelebinin eserinin taklidi sayılmamasını ister)

*Haşimi:Mihr ü Vefa

*Harimi:Mihr ü Vefa

*Mustafa Çelebi:Mihr ü Vefa

*Müniri İbrahim Çelebi:Mihri Müşteri(Assardan tercüme etmiştir)

*Riyazi:Mihri Müşteri(Eserin geri kalanını Haleti Tercüme etmiştir)

*Molla Maşizade Fikri Derviş:Mihri Müşteri

*Ümmülved Zade:Mihri Müşteri

*Abdi:Cemşid u Hurşit(Çin şahının oğlu Cemşid ile Rum Kayserinin kızı olan Hurşid arasındaki beşeri aşk konu edinilmiştir,Selmanın mesnevisine mülhem olarak yazılmıştır)

*Hubbi Ayşe Kadın:Cemşid u Hurşid

*Abdi:Gül ü Nevruz(Nüzhetname-i Abdi) Hacunun eserinin tercümesidir)

           Niyazname-i Sad-u Hüma(beşeri aşk konu edinilmiştir)

*Taşlıcalı Yahya:Şah u Geda(Konusu İstanbulda geçer,tamamen teliftir,mahalli unsurlar vardır,platonik aşk hikayesidir,Atmeydanı ve Ayasofya tasvirleri çok dikkat çekicidir)

*Rahmi-Pir Mehmed:Şah u Geda(Taşlıcalı Yahyanın eseriyle aynı konuda yazmışlardır)

*Hilali:Şah u Derviş(Taşlıcalı Yahyanın Şah u gedasına farsça nazire)

*Lami Çelebi:Şem u Pervane(Temsili tasavvufi-ilahi aşk hikayesi,Ehli Şirazinin eserinden ilham alınarak yazılmıştır,sembolik-alegorik bir eserdir)

*Zati:Şem u Pervane(Ehli Şirazinin eserinden ilham alınarak yazılmıştır,konusu hayalidir,Rum ülkesi padişahı Jalenin oğlu pervane ile çin hükümdarının kızı şem arasında geçen aşk anlatılmıştır,aynı isimdeki diğer eserlerin aksine mutlu sonla biter)

*Muidi:Şem u Pervane(2-3 haftada tamamlanmıştır)

*Yenipazarlı Vali:Hüsnü Dil(baştan sonra mesnevi,Fettah-ı Nişaburi'nin eserinin tercümesidir,Yunan ülkesinin padişahının oğlu dil ile maşrık ilinin sultanının kızı hüsn arasındaki aşk anlatılmıştır)

*Lami Çelebi:Vamık u Azra(Unsurinin eserinin tercümesidir,beşeri aşk işlenmiştir.

*Kalkadelenli Muidi:Vamık u Azra

*Manisalı Cami'i:Vamık u Azra

*Muidi:Vamık u Azra(şu an elimizde bulunmamaktadır)

*Mostarlı Ziyai:Varka ve Gülşah(şu an elimizde bulunmamaktadır)

*Bedii:Varka ve Gülşah

*Bihişti:Cemşah u Alemşah(Av ve avcılıkla ilgili unsurlar vardır,orijinaldir,mahalli unsurlar vardır)

*Lamii Çelebi:Salaman u Absal(Abdurrahman Caminin eserinden tercüme edilmiştir)

*Fazlı:Gül ü Bülbül(Ruh ve gönül diyaloğunu hem beşeri hem de tasavvufi yönden ele almıştır)

*İznikli Bakai:Gül ü Bülbül

TARİHİ,DESTAN VE MENKABEVİ MESNEVİLER

*Karamanlı Figanı:İskendername(eser kayıptır)

*Lami Çelebi:Heft Peyker(eser eksik kalmıştır Ruşenizade tamamlamıştır)

*Hatifi:Heft Manzar(Heft Peykere cevap olarak yazılmıştır)

*Figani:Heft Peyker

*Lokmani Dede:Menakıb-ı Mevlana(Mevlananın hayatı anlatılmıştır)

*Şemseddin Sivasi:Menakıb-ı İmam Azam(İmam Azamın hayatı ve menkıbeleri anlatılmıştır)

*Gubari:Şahname(osmanlı tarihi,kanuninin emriyle yazılmıştır,farsçadır,eserin diğer adı Süleymanname,Firdevsinin şehnamesinin özellikleri görüldüğü için ona nazire olarak yazıldığı düşünülmektedir)

*Hadidi:Tevarih-i Al-i Osman(Umimi osmanlı hanedanı tarihi)

*Şükr-i Bitlisi:Fütuhatuş Selimiye-Fütuhat-ı Selim Han(selimname,yavuzun hayatı anlatılmıştır)

*Bahari:Üngürüs Fetihnamesi(Macaristan seferi anlatılmıştır)

*Eyyubi:Menakıb-ı Sultan Süleyman(kanuninin seferleri hakkında bilgi verir,adetler,gelenekler ve mimari hakkında da bilgi verir,İstanbulun suya kavuşturulması anlatılır)

*Fütuhi Hüseyin Çelebi:Enisül Gazat(Macaristan seferi anlatılır)

*Haki Efendi:Süleymanname(Erivan-Nahcivan seferleri anlatılır)

*Mahremi:Süleymanname(Kanuninin tahta çıkışından bağdatın fethine kadar ki süre anlatılır)

*Merahi:Fetihname-i Sefer-i Sigetvar(Kanuninin son seferi olan zigetvar seferi anlatılır)

*Diyarbakırlı Şerifi:Şeh-name(Sultan Gansu Gevriye takdim edilmiştir)

*Bursalı Celili:Terceme-i Şahname

*Yemini:Faziletname(Hz. Alinin biyografisi,Hz.Muhammed 12 imam ve ehli beyt sevgisi dile getirilmiştir)

Not:Faziletname:Kabe-Mekke gibi yahut kavim-şahıs-günler gibi farklı konularda yazılan eserlerdir.

*Kastamonulu Latifi:Nazmül Cevahir(Nersül Lealiden nazmen tercüme edilmiştir)

*Zati:Edirne Şehrengizi(Bu konuda yazılmış ilk eserlerdendir)

*Lami Çelebi:Şehrengiz-i Bursa(Kanuninin Bursaya gelmesi üzerine yazmıştır,Bursanın tabii güzellikleri,padişahların kabirleri,tarihi eserleri ve mesire yerleri tanıtılmıştır)

*Edirneli Hadi:Saray Şehrengizi(eserin dikkat çeken yönlerinden biri ilk şehrengizin Mesihi tarafından yazıldığı ve Selaminin de saray için yazılmış bir şehrengizinin olduğunu belirtmesidir)

*Azizi:Nigarname(23 güzel kadın tavsif edilmiştir)

*İshak Çelebi:Bursa Şehrengizi(Bursaya gezmeye çıktığında gördüğü 8 güzeli anlatmıştır)

                       Üsküp Şehrengizi

*Hayreti:Belgrat Şehrengizi,Yenice Şehrengizi

*Taşlıcalı Yahya:İstanbul Şehrengizi

*Usuli:Yenice Şehrengizi

*Ali:Gelibolu Şehrengizi

not:Surname:Şehzadelerin sünnet düğünü ile hanım sultanların evlenme düğünlerinin anlatıldığı eserlerdir.

*Gelibolulu Ali:Camiul Buhur Der Mecalis-i Sur(3.mehmedin sünnet düğünü için kaleme alınmıştır,16 değişik aruz kalıbı kullanılmıştır)

*Celili:Hecrname(Sergüzeştname-hasbihalname türündedir,genç yaşta başından geçen bir aşk hikayesinden yola çıkarak yazmıştır)

*Rumelili Zaifi:Sergüzeşt-i Zaifi(Şairin fiziki ve ruhi özellikleri çektiği çileler samimi bir şekilde anlatılmıştır,eser içinde falname bulunmaktadır)

*Muyi:Nalan u Handan(hasbihal,atasözleri,ayet iktibasları,mitolojik unsurlar zengindir)

*Gelibolulu Ali:Hulasatül Ahval Der Letafet-i Mevaiz-i Sahihul Hal(tarifatlar arasında değerlendirilebilir,meslekler hakkında bilgi verici eserdir aynı zamanda mesleklerle ilgili görüşler ve eleştiriler vardır bu yönden hasbihal niteliğindedir)

*Fakıri:Risale-i Tarifat(Meslekleri tanıtıp hem övgü hem yergiyle bahsedilmiştir hasbihal niteliğindedir)

*Safi:Tercii Bendi Kebir nazım şekliyle kaleme aldığı eserde toplumun değişik kesimlerie ait insanları anlatmıştır,toplumdaki aksaklıkları anlatmıştır)

Udi:Macera-yı Mah(aşk hikayesidie fakar sonu çok çarpıc şekilde asığın sengiliden vazgeçerek onun başkasıyla olan ilşkisinden mutlu olmasıyla bitmektedir)

*Hayreti:Sakiname

*Taşlıcalı Yahya:Sakiname

*Revani:İşretname(Sakiname türündedir,işret adabı kitabıdır,şarap,musiki ve meclisler anlatılmıştır)

Not:Kıyafetname:İnsanın beden yapısıyla karakteri arasında ilgi kurularak yazılan eserlerdir.

*Şabani  Sivrihisari:Kıyafetname

*İlyas İbni İsa-yı Saruhani:Kıyafetname

*Abdülmecid İbni Şeyh Nasuh:Kıyafetname

*Şahidi İbrahim Dede:Tuhfe-i Şahidi(manzum sözlüktür,Mesneviyi okuyanlara yardımcı olması için yazılmıştır,Hüseyin El Konevinin Tuhfe-i Hüsam adlı eserine nazire olarak yazılmıştır,medreselerde okutulmuştur,aruz ve uygulamalı dil kitabı olarak kullanılmıştır)

*Bursalı Lami Çelebi:Lügat-ı Manzume(küçük yaştaki çocuklar için yazılmıştır)

*İmadzade Yusuf-ı İmadi: farsça-türkçe manzum türkçe telif etmiştir,kafiye ve rediflerine göre tertip edilmiştir)

*Osman b. Hüseyni Bosnevi:Manzume(Farsça-Türkçe manzum sözlük,kolay ezberlenmesi için basit vezinlerle yazılmıştır)

*Nazmül Esami(müellifi bilinmemektedir,farsça fiil ve mastarlara yer verilmemiştir)

*Şeyhülharemzade Şeyh Abdulkerimzade:Lügat-ı Abdülkeri(Arapça-Farsça-Türkçe manzum sözlük)

*Fettul Fettah:Suni Malatyavi(Farsça-Türkçe manzum sözlük)

  1. yy OSMANLI SAHASI MENSUR ESERLERİ

Nesir dili henüz 17 ve 18.yy'larda olacğı kadar ağır ve ağdalı değildir.Allahın adının zikredildiği Besmele bölümü,ona şükürle başlayan hamdele bölümü,Hz.Muhammede selam edilen salvele yahut mukaddime adındaki giriş bölümleri dışında genellikle sade ve akıcı dil kullanılmıştır.Sanatlı bir üslup oluşturma amacıyla arapça-farsça asıllı kelimelerin kullanımı artmıştır.

                  TARİHLER

15.yy da ilk örnekleri verilmeye başlanan tarih yazıcılığı bu asırda gelişmiştir.2.bayezid,Yavuz ve kanuni gibi padişahların desteğiyle nitelikli eserler verilmiştir.

*Ruhi Çelebi:Ruhi Tarihi(Tevarih-i Al-i Osman,osmanlı devletinin kuruluşundan 1511 yılına kadar olan olaylar ele alınmıştır,mebadı ve metali adlarıyla 2 bölümden oluşur)

*Kemal Paşazade:Tevarih-i Al-i Osman(,osmanlı devletinin kuruluşundan 1533 yılına kadar olan olaylar defter başlığı altında ele alınmıştır,ilk büyük osmanlı tarihi,tenkidi ve usta bir üslupla yazılmıştır,Corteille ve Şerafettin Turan yayımlamıştır)

*Lütfi Paşa:Tevarih-i Al-i Osman(Müellifi kanuni dönemi sadrazamlarındandır,sanatlı nesir özellikleri gösterir)

                   Asafname(sadrazamlık kitabı,devlet adamının özellikleri anlatılmıştır)

*Koca Nişancı Celalzade Mustafa Çelebi:Tabakatül Memalik fi Deracatil Mesalik(Kanuni dönemi olayları anlatılmıştır,30 tabaka ve 365 dereceye bölünmüştür sadece 30.tabakası yazılmıştır)

diğer eseri:Selimname

*Küçük Nişancı Mehmed Paşa bin Ramazan Çelebi:Siyer-i Enbiya-i İzam ve Ahval-i Hulefa-i Kiram ve Menakıb-ı Selatin-i Al-i Osman(kanuninin teşvikiyle yazılmıştır,kısa bir dünya tarihinden sonra osman gaziden başlayarak kanuniye kadar geçen olaylar anlatılmıştır,binalar-bilginler,şairler-veliler hakkında da bilgiler vardır,eserin diğer adı Tarih-i Nişancı veya Tarih-i Ramazanzadedir)

*Hoca Sadeddin Mehmed Hasan Can:Tacüt Tevarih(Osmanlı tarihciliğin en önemli eserlerindendir,hoca tarihi de denilir,osmanlı devletinin başlangıcından 2.selim devri olan 1574 yılına kadar olan olaylar anlatılmıştır)

*Selanikli Mustafa Efendi:Tevarih-i Al-i Osman(Sadrazam Ferhad Paşanın emriyle devletin ruznamesini tutmakla görevlendirilmiştir bunun üzerine bu eseri yazmıştır,1563-1600 yılları arasındaki olayları günü gününe yazmıştır,eserin diğer adı Selaniki Tarihi)

*Gelibolulu Ali:Künhül Ahbar(dört rükn üzerine tertip olunmuş umumi bir tarihtir)

           BİYOGRAFİ ESERLERİ

*Gelibolulu Ali:Künhül Ahbar(dönemin şairlerini tanıttığı içinde biyografik eser niteliği taşır)

*Taşköprizade Ebulhayr İsameddin Ahmed:Şakaikun Numaniyye fi Ulemaid devletil Osmaniye(gözleri görmediği için başkasına yazdırarak hazırlatmıştır,osman gaziden başlayarak 1558 yılına kadar yetişmiş osmanlı bilginlerinin biyografilerinden oluşur,521 kişinin biyografisi vardır)

*Muntesibzade Mehmet Haki:Hadaikur Reyhan(Şakaıkun Numaniyye'nin Türkçeye tercümesi)

*Derviş Ahmed Efendi:Ed Devhatül İrfaniyye fi Ravzatil Osmaniyye(Şakaıkun Numaniyye'nin Türkçeye tercümesi)

*Mehmed b. Sinanüddin Yusuf:Menakıbul Ulema(Şakaıkun Numaniyye'nin Türkçeye tercümesi)

*Seyyid Mustafa:Hadaikül Beyan fi Tercemeti Şakaıkun Numan(Şakaıkun Numaniyye'nin Türkçeye çevirisi)

*Amasyalı İbrahim b. Ahmed:El Hakaik(Şakaıkun Numaniyye'nin Türkçeye çevirisi)

*Edirneli Mehmed Mecdi:Hadaikuş Şakaik(Şakaikun Numaniyyenin türkçe en çok tanınan tercümesidir,Şakaik adındaki ilaveler göz önünde bulundurularak yazılmıştır)

*Aşık Çelebi:Tetimetuş Şakaikun Numaniyye(Şakaıkun Numaniyye adlı eserinin çevirilip zeyil edilmiş halidir,arapça zeyli Sokullu Mehmed Paşaya Türkçe zeylini ise 2.Selim'e sunmuştur)

*Ali bin Bali:El İkdül Manzum fi Zikri Efadılil Rum(Şakaıkun Numaniyye adlı esere arapça yazılan zeyl)

                      ŞUARA TEZKİRELERİ

Anadoluda ilk defa bu yüzyılda görülür.

Sehi Bey:Heşt Behişt adlı eseri ilk şairler tezkiresi olarak bilinse de Garibinin Garibi Tezkiresinin ondan daha önce yazıldığı tahmin edilmektedir.Garibi külliyatı içinde yer almaktadır.Nestalik hattıyla ve osmanlı lehçesiyle kaleme alınmıştır.184 varaktır.1535 tarihinde yazmıştır.Garibi'nin diğer ismi Gülşen-i Garib olması muhtemel tezkire-i mecealis-i Şuara-yı Rum yazmanın varakları arasındadır.Şair osmanlı türk sahasındaki şairlerin unutulmasından rahatsızlık duymaktadır.Bu tezkirede Mevlana'dan Deli birader'e kadar yer alan şairler vardır.

Garibi'nin tezkiresindeki ilginç bilgiler

  • Mevlananın ehli beyt hakkında söylediği daha önce bilinmeyen 3 türkçe beyit
  • Ahmed paşa seyyiddir ,mesnevi bahriyle leyla vü Mecnun yazmıştır
  • Sücudi mevlid yazmıştır bu mevlid zülvezndir.
  • Revani Zülvezn ve zülkafiye adıyla Hüsnü Aşk mesnevisi yazmıştır.
  • Necati kibirli birisidir.

Nişani ve Melihi Türk-i Basit akımının öncüleri sayılabilir.

Sonuç olarak Garibi'nin bu eseri edebiyatımızda osmanlı sahasında  Türk şairleri hakkında yazılan dili türkçe olan ilk şairler tezkiresidir.Edebiyatımızda ilk Mevlevi şairler tezkiresi özelliği de gösterir.

*Anadoluda yazılan ilk Osmanlı sahasında ise ikinci tezkire ise Sehi Beyin yazdığı Heşt Bihiştdir.Eserin diğer adı Tezkire-i Sehi.Bihişt(cennet) adı verilen 8 tabakadan oluşur.Sehi Bey tezkiresini yazarken molla cami'nin baharistanından ve Devletşahın Tezkiretüş Şuarasından etkilenmekle birlikte asıl model olarak Ali Şir Nevayi'nin Mecalisin nefais adlı eseridir.

*Anadoluda yazılan ikinci tezkire:Latifi tarafından yazılan Tezkiretüş Şuara ve Tabsıratun Nuzema(Eserin diğer adı Latifi tezkiresi,Molla Caminin baharistanı-Ali Şir Nevayi'nin Mecalisün Nefaisi,Sehi beyin Heşt Behişt adlı eseri örnek alarak yazılmıştır.Fakat o eserlerdeki kronolojik tasnife karşılık bu eserde alfabetik tasnif vardır.

*Anadoluda yazılan üçüncü şairler tezkiresi Ahdi'nin yazdığı Gülşen-i Şuaradır.Eserin diğer adı Ahdi Tezkiresi.Eserin en önemli özelliği osmanlı devletinin doğu bölgesindeki şairleri ihtiva etmesi ve bunlar hakkında bilgi veren ilk ve tek kaynak olmasıdır.

*Aşık Çelebi:Meşairüş Şuara(Ebced hesabına göre düzenlenmiştir,Osmanlı sultanlarının edebiyata gösterdikleri ilgi üzerinde durulmuştur,psikolog gibi durumları yorumlamıştır)

*Hasan Çelebi:Kınalızade Tezkiresi

*Beyani:Beyani Tezkiresi(Hasan Çelebi Tezkiresinin özetidir)

               Şerhler ve Lügatler

Bu dönem Fars Edebiyatının en çok okunan eserleri Bostan-gülistan,Hafız Divanı,Mesnevi.

Gülistana  Türkçe şerh yazanlar:Şahidi,Lami Çelebi,Sudi,Şemi,Hevayi bursevi,Hüseyin El Kefevi.

Lamii'nin yazdığı şerh Gülistanın önsözünün şerhidir.

Kitab-ı Lügat-ı Gülistan-Müşkilat-ı Gülistan:Gülistan adlı eserin kolay anlaşılması için hazırlanmış sözlüklerdir.Kimin yazdığı belli değildir.

*Kemal Paşazade:Nigaristan(Gülistana nazire,farsça yazılmıştır)

*Bostana Sururi-Şemi-Sudi ve Hevayi Bursevi birer şerh yazmışlardır.En tanınmış olanı Sudi'nin şerhidir.

Bostanın anlaşılabilmesi için hazırlanan sözlük:Lügat-ı Bostan-ı Şeyh Sadi Şirazi

*Sudi'nin mesnevi şerhi vardır fakat bu eser şu an bulunmamaktadır.

*Ebussuud Hüseyni El Kayseri:Mesnevi Şerhi(Mesnevinin 1.cildinin türkçe şerhidir)

*Hacı Piri Efendi:İntihab-ı Şerhi Mesnevi(Mesnevinin 1.cildinin mensur türkçe şerhi)

*Şemi:Şerhi Mesnevi(Mesnevinin 6 cildinin türkçe tercüme ve şerhidir)

*Nevi:Şerhi Du Beyti Mesnevi(Elimizde bulunmamaktadır)

*Yusuf-ı Sineçak:Cezire-i Mesnevi(mesneviden 366 beyit seçilerek onların tertip edilmesiyle oluşturulmuştur)

*Derviş İlmi:Şerhi Cezire-i Mesnevi(Cezire-i Mesnevinin şerhidir)

*Sururi:Mesneviye farsça bir şerh yazmıştır.

*Zarifi Hasan Çelebi:Keşfül Esrar ve Matlaul Envar(Mesnevinin 1.cildinden seçilen bazı beyitlerin farsça şerhi)

*Müşkilatı-ı Mesnevi(Mesnevi sözlüğüdür,Yazarı belli değildir,bu türde yazılan tek eserdir)

*Sudi:Risale Müşkilat ve Istılahat-ı Mesnevi(Mesnevide geçen anlaşılması güç kelimleri açıklamak için yazmıştır)

*Sururi-Şemi ve Sudi, Hafız Divanına şerhler yazmışlardır.Bunlardan Sudi Hafızı en iyi şekilde çeviren ve yorumlayandır.

*Zahid bin Muhammed:Sururinin Hafızın şiirlerini tasavvufi olarak şerh ettiğini Şeminin ise bu açıklamayı reddetiğini görünce her beyit için önce Sururinin açıklamasını özetlemiş daha sonra Şemininkine yer vererek iki şerhin bir arada gösterilebileceği ve metnin daha iyi ve rahat bir şekilde anlaşılabileceği bir eser kaleme almıştır.

               DİĞER MENSUR ESERLER

*Gelibolulu Mustafa Sururi:Bahrül Maaarif(Edebiyat bilgisi veren ilk çalışmalardandır)

*Kınalızade Ali Çelebi:Ahlak-ı Alai(Ahlak-ı Nisariden esinlenilerek yazılmıştır,medreselerde ders kitabı olarak okutulmuştur)

*Ebussuud Efendi:İrşadül Aklı Selim İla Mezayel Kuranil Azim(tefsir kitabı,bütün islam dünyasında saygı gören bir eserdir)

*Yusuf Bin Halil:Miyarul Esrar(ahlaki-didaktiki eser)

*Rumelili Zaifi:Gülşen-i Muluk(ahlaki-didaktiki eser)

*Gazali Deli Birader:Dafiul Gumum Rafiul Humum(Bahname türünde ilginç bir eserdir,devrinde tartışmalara yol açmıştır)

*Birgili Mehmed Efendi:Vasiyetname(Dini-tasavvufi eser,dili açık ve sadedir)

*Sofyalı Bali:Etvar-ı Seba(Dini-tasavvufi eser,dili açık ve sadedir)

*Karamanlı Abdulatif bin Durmuş:Adab-ı Menazil(Dini-tasavvufi eser,dili açık ve sadedir)

*Abdülkerim bin Şeyh Musa:Menakıb-ı Seyyid Harun(tarikat şeyhinin hayatı anlatılır)

*Enisi:Menakıb-ı Akşemseddin

*Şefik Efendi:Cevahirül Menakıb

*Gelibolulu Mustafa Ali:Menakıb-ı Şeyh Mehmed ed Dagi

*Yahya bin Bahşi:Menakıb-ı Cevahir(Emir Sultan hakkında yazılmıştır)

*Lami Çelebi:Menakıb-ı Veysel Karani

*Şevki Ahmed Efendi:Menakıb-I Emir Sultan

*İlyas ibn Akhisari:Menakıb-ı şeyh Mecduddin

*Lamii Çelebi:Münazara-i Sultanı Ba Şehriyar Şita(kış ve bahar sultanlarının Uludağda kıyasıya mücadeleleri anlatılmıştır,alegorik mahiyettedir)

*Yahya bin Muhammed el Gaffari:Yakut fi Cevheril Cevahirül Meadin(cevahirname türündedir,tensukname-i ilhani ve cevhername-i cedidteki bilgiler aktarılarak hazırlanmıştır,Mahzen başlıklı dört bölümden oluşur)

*Zaifi:Risale-i Cevahirname(Cevahirname türündedir,değerli taşlar konusunda yazılmıştır,mitolojik motifler vardır,Fatma Sabiha Kutlar yayımlamıştır)

ESKİ TÜRK EDEBİYATI 17.YY

*Osmanlı devletinde bu dönemde çok büyük istikrarsızlıklar görülmüştür.Tahta çıkan padişahlar çok az süre tahtta kalmışlardır.

1.ahmed (1603-1617)-1.Mustafa(1617-1618)-2.Osman(1618-1622)-1.Mustafa(1622-1623)-4.Murad(1623-1640)-Sultan İbrahim(1640-1648)-4.Mehmed(1647-1687)-2.Süleyman(1687-1691)-2.Ahmed(1691-1695)-2.Mustafa(1695-1703)

Görüldüğü gibi padişahların tahtta kalma süreleri ortalama 9 yıldır.

Bu dönemde çıkan İstanbul isyanları içerisinde en tehlikelileri 3.Murad,2.Osman,4.Murad ve 4.Mehmed dönemlerinde meydana gelenlerdir.

İsyancılar tarafından öldürülen ilk osmanlı padişahı----------->Sultan Osman

Ülkenin çeşitli yerlerinde çıkan ve sebepleri ;Ekonominin bozulması,askeri başarısızlıklar olan isyanların genel adı-------------->Celali İsyanları

Celali İsyanlarını bastıranlar------------------>Kuyucu Murad Paşa,Tiryaki Hasan Paşa

1.Ahmed'in mahlası-------------->Bahti

1.Ahmed'İn ava,cirite ve seyahat etmeye merakı vardır.

Bursayı geçici olarak taht merkezi yapan,Anadoludan topladığı orduyla yeniçerileri ortadan kaldırmayı düşünen,Hacca gideceğini ifade ederek Üsküdar'a doğru yönelen kişi------------>2.Osman

2.Osmanı fikrinden vazgeçiremeyen--------------->Dilaver Paşa

Bir fetva yayınlayarak ''Padişahlara hac lazım değildir,yerinde oturup adl eylemek evladır,caiz ki bir fitne zuhur eyleye'' diyen kişi---------->Şeyhülislam Esad Efendi

Sultan 2.Osman bu fetvayı yırtmıştır ve boğularak öldürülmüştür.

2.osmanın ölümünden sonra açıklama yaparak onu öven kişi------>Thomas Roe

Dini vaazlarda bulunan,Tasavvufu-tekkeleri ve batıni her türlü anlayışı reddeden tutucu dini anlayış mensupları------->Kadızadeliler

Kadızadelilerin dayanak noktası ve kanunu------>Birgivi Mehmed Efendi-Tarikat-ı Muhammediye

Ayasofya cami vaizi,vaazlarıyla tütün yasağını desteklemiştir,tasavvufi zikir-devran ve sema uygulamalarını ise şiddetle reddetmiştir.-------------->Küçük Kadızade Mehmed Efendi

Kadızadelilere karşı çıkanlar--------->Abdülmecid-i Sivasi Efendi-Kadızade Mehmed Efendi

Bu dönemde başlıca dini tartışma konuları;(Sivasi ile Kadızade Mehmed arasında)

*Ezan,naat ve mevlidin makamla okunması

*Devran ve semanın meşruiyeti

*Sigara ve kahvenin haram olup olmayacağı

*Hz. Peygamberin baba ve annelerinin iman dereceleri

*Firavunun imanla ölüp ölmediği

*Kabir ziyaretleri

Abdülmecid-i Sivasi efendi müspet yaklaşır,Kadızade Mehmed efendi ise olumsuz ve yasaklayıcı bir tutum sergiler.

Bağdat Fatihi------------>4.Murad

4.murad İran ile Kasr-ı Şirin antlaşmasını imzalamıştır.Bugünkü Türk İran sınırı belirlenmiştir.

4.murad döneminde alim ve şairlerin sayısında artış olmuştur.

4.muradın ölümünden sonra tahta geçen Sultan İbrahim devri tam bir israf ve sefahat devridir.Kösem Sultan ve ocak ağalarının gayretleriyle öldürülmüştür.

Sultan İbrahimden sonra tahta geçen 4.mehmed henüz 7 yaşındadır.

Gerileme döneminin başlangıcı--------->Karlofça Antlaşması(ALmanya-Polonya-Venedik)

Karlofça antlaşmasını imzalayan---------->2.Mustafa

  1. YY ÇAĞATAY SAHASI TÜRK EDEBİYATI

Bu dönemde çağatay edebiyatında önemli yazar ve şairleri yetişmemiştir.Bunun nedenleri;

*Rusların ,Türkleri birbirine düşürerek Sibiryayı ele geçirip Orta Asya Türklerini kendi hudutlarına alma düşünceleri

*Doğuda Çinlilerin Türkistanı ele geçirmek için fırsat kollamaları ile Türkler arasında birliğin sağlanamaması

*Diğer yabancı devletlerin taktikleri ve tahrikleri

Şeybani sülalesinden Hive Hanlığı zamanında Ebul Gazi Bahadır Han ,Türk ruhunu yeniden canlandırmak için bir türk tarihi yazdırmak istemiş ancak bunu kaleme alacak tarihçi bulamadığı için kendisi Seçere-i Terakime ve Seçere-i Türki adlı iki önemli eser yazmıştır.

Seçere-i Terakime:12.asır moğol tarihçisi Reşidüddin'in Camiüt Tevarih'inde bulunan Oğuzname'nin diğer 20 Oğuzname ile karşılaştırılıp,Türkmenler arasında anlatılan rivayetlerin toplanarak bir araya getirilmesiyle yazılmış kısa ancak önemli bir eserdir.

Seçere-i Terakime'de Hindistandaki Tuğluklar ve Halaçlar ile Horasan Türklerine ait kıymetli rivayetler yer almaktadır.Eserde kullanılan dil Nevai ve Babür ile tekamül bulmuş olan edebi orta asya türkçesinin Özbek türkçesi ile birleşmesinden meydana gelmiş bir 17.asır Orta Asya türkçesidir.Klasik türkçeden çok halk diline yakındır.

Eserin Nuri İşan nüshası diye bilinen Leningrad nüshasının tıpkıbasımı 1937 tarihinde türk dil kurumu tarafından yapılmıştır.

Eserin Taşkent nüshası esas alınarak ve yedi nüsha karşılaştırmak suretiyle 1958'de Kononov tarafından mükemmel bir neşri yapılmıştır ve eser ilk defa tam olarak ortaya konmuştur.Muharrem Ergin ve Zuhal Kargı Ölmez tarafından yayımlanmıştır.

Seçere-i Türk:Yadigaroğullarının seçeresi ile tarihini ihtiva etmektedir.Eser herkesin okuyup anlayabilmesi için sade Türkçeyle yazılmıştır.

Ahmed Vefik Paşa ve Rıza Nur tarafından Türkiye türkçesine çevrilerek neşredilmiştir.

Eser ingilizce fransızca ve almancaya tercüme edilmiştir.

  1. yy AZERİ SAHASI TÜRK EDEBİYATI

Farsça şiirlerinin yanında türkçe şiirleri de bulunan Mirza Muhammed b.Mirza Abdurrahim asrın en önemli şairidir.

Bu asırda azeri sahası diğer yüzyıllargöre sönük geçmiştir.

Saib-i Tebrizi

*Ailesi,kendisi henüz çok küçükken 1.Şah Abbasın emriyle Tebrizden Isfahan'a göçmüştür.

*Çok erken yaşlarda mekke'ye hac için giderken anadolu'ya gelerek Mevlana'yı ziyaret etti.

*Çeşitli iftiralara maruz kalmış ve hind-türk imparatoru Şah cihan'ın maiyetine girmiştir.

*Safevilerden 2.Abbas zamanında Meliküş şuara olmuştur.

*Şah Süleyman'a yazdığı cülus kasidesindeki ilk beyit beğenilmemiş hükümdarın gözünden düşmüştür.

*Çok verimli bir şairdir.Kaynaklarda 40 bin,80bin,100bin veya 200bin civarında beyit yazmış olduğundan söz edilir.Bu beyitlerin çoğu gazel şeklindedir.

*Muhammed Kahraman'ın neşrettiği Saib Divanında 7015 farsça 19 türkçe olmaz üzere 7034 gaze vardır.Saib bizzat kendisinin oluşturduğu şiirlerden oluşan bölümlere ayrı ayrı adlar vermiştir.Bu divanlarda ;

Miratül Cemal : Sevgilinin uzuvları

Arayiş-i Nigar : Ayna ve tarak ile ilgili bölümler

Meyhane : Şarapla ilgili bölüm

Vacibül Hıfz : Gazellerin matla beyitleriyle ilgili bölüm.

*Saib'in divandan başka Kandaharname ve Mahmud u Ayaz adında iki mesnevisi vardır.Ayrıca Saib,Kendi şiirlerinin matlalarından ve sekiz yüz yıl kadar önce gelen veya muasırı olan şairlerin şiirlerinden seçilmiş 25 bin beyitlik Beyaz adlı eseri vardır.

*Devrinde çığır açmıştır.Onu nazmındaki külfet ve atasözlerini çok kullanmasından dolayı eleştiren Ziya Paşa bile onun için vadi-i cedid açdı saib buldu nice nükte-i munasib.demiştir.

*Anadolda Nabi dahil çoğu şair onun gazellerine tahmis ve tanzir yazmıştır.

*Türkçe şiirleri farsça şiirlerine göre çok az sayıdadır.Çoğunlukla Nevai-Fuzuli-Habibi ve Hatai'ye nazire olarak yazılmıştır.

*Ahlaki ve tasavvufi nükteler-hikmet ve nasihatler beyitlerin ana temasını oluşturur.

*22 türkçe gazeli birde Nedr Muhammed için söylediği türkçe beyti vardır.

*Saib'in şiirlerini İranda Muhammed Kahraman,Azerbaycanda Hamit Araslı,Türkiyede ise Meserret Diriöz ve Ahmet Kartal bey yayınlamıştır.Ahmet Kartal bey türkiyede bilinmeyen 4 türkçe gazeli de yayınlamıştır.

  1. YY OSMANLI SAHASI TÜRK EDEBİYATI

*Asrın başında Sultan 1.Ahmed Bahti , Sultan 2.Osman ise Farisi mahlasıyla şiirler yazmışlardır.Kendileri de şair olan şeyhülislam Yahya Efendi ve Şeyhülislam Bahayi efendi şiirleriyle şairlik mesleğine itibar kazandırmışlardır.

*15.Asırda Anadoluda Şeyhi,Ahmed Paşa ve Necati Bey ile Orta Asya'da Ali Şir Nevai 16.Yy'da Anadoluda Hayali Bey ve Baki Azeri sahasında Fuzuli gibi kendi klasik şairlerini yetiştiren türk şiiri klasikliğini kazanmış bu devirde millilik kazanmıştır.

*Bu yüzyılda kaleme alınan şair tezkirelerinden Tezkire-i Rızada 266,Asım'ın Zübdetül Eşarında ise 123 şair hakkında bilgş verilmektedir.18.yy'ın ilk yirmi yılında yetişen şairleri de eserine alan Safayi tezkiresinde 493 şair tesbit etmiştir.Sadece İstanbul kütüphanelerinde bu yüzyıla ait 150den fazla şairin divanı bulunmaktadır.

Bu dönemde şairler geçen asırlara nazaran sosyal ve ekonomik konulara daha fazla değinmişlerdir.Şiirlerde sosyal tenkit ön plana çıkmıştır.

Nefi-Nevizade Atayi-Nabi ve Sabit gibi şairler sosyal çevre ile çok meşgul olmuşlardır.

Bu asırda özelllikle şiir alanında Nefi-Şeyhülislam Bahayi-Naili-i Kadim-Neşati ve Nabi gibi kendine has üslubu olan birçok şair yetişmiştir.

Yüzyılın en önemli kaside şairleri-------->Nefi ve Sabri

Yüzyılın en önemli gazel şairleri------------>Şeyhülislam Yahya-Şeyhülislam Bahayi-Neşati-Naili-i Kadim-Fehim-i Kadim-Vecdi-İsmeti-Nedim-i Kadim-Nabi-Şehri-Sabit

Yüzyılın mesnevi ve hamse sahipleri--------->Nabi-Nevizade Atayi-Ganizade Nadiri

Bu asırda Nefi ile kaside sahasında hareketlenme görülür.Kasidenin nesib ve medhiye bölümlerini geçen asırlara göre kısaltmış ve özellikle fahriye bölümünü genişletmiştir.Hatta nesib bölümünü tamamen kaldırarak doğrudab fahriye ile başlayarak Sebk-i Hindi kasideciliğinin temellerini atmıştır.

Bu dönemde Sabri , Nefinin tarzını kasidede devam ettiren kişidir.

Bu dönemde gazel , kaside gibi orjinallik göstermez.Baki ile gösterilen anlayışın devamı niteliğinde gazeller kaleme alınmıştır.

Ganizade Nadiri-Haleti-Şeyhülislam Yahya ve Şeyhülislam Bahayi gibi şairler Baki'nin rindane ve dış aleme açık üslubu ile nükteli zarif hayaller içeren gazel anlayışını devam ettirmişlerdir.

Nevizade Atayi-Nabi ve Sabit gibi şairler ise gazellerine içtimai olayları ve felsefeyi katmışlardır.

Bu asırda Tecelli adlı şair noktasız harflerle gazeller yazmıştır ve bir kısım müfredlerden oluşan divançesi bu türün ilk örnekleri arasındadır.

Bu yüzyılda mesnevi alanında ise aşk konusu geri planda kalmıştır daha çok dini-ahlaki mesneviler kaleme alınmıştır.Aynı zamanda bu dönem mesnevileri hem kısa yazılmaları hem de mahalli konuları işlemeleri bakımından önemlidir.

Dönemin mesnevi şairleri------->Nevizade Atayi-Ganizade Nadiri-Faizi-Simkeşzade Feyzi-Azmizade Haleti-Neşati-Sabit-Nabi

Bu yüzyılda rubai alanında ise Türk edebiyatının Hayyam'ı olarak nitelendirilen Azmizade Haleti yetişmiştir.Çok sayıda değerli rubai kaleme almıştır.

Budinli Hisalinin kaleme aldığı nazire mecmuası diğer yazılan nazire mecmualarından farklıdır.Şiirlerin sadece matla beyitlerine yer verilmiştir.Bundan dolayı mecmuaya Mataliun nezair adı verilmiştir.

Bu yüzyılda 4 tane farklı edebi üsluptan bahsedilebilir.Bunlar ;

                           KLASİK ÜSLUP

Baki'nin temsil ettiği şiir anlayışını devam ettiren şairlerin oluşturdukları edebi üsluptur.Klasik Üslubun en önemli özelliği şiirselliğe yani ahenge muhtevadan daha fazla önem verilmesidir.Bu şiir anlayışında duygu ve lirizmden ziyade şiir tekniğindeki sağlamlık,ahenk ve akıcılık önemlidir.Atasözü,deyim ve mahalli ifadelere sıklıkla yer verilen bu üslupta felsefi düşünce ve tasavvufi manalara pek yer verilmemiştir.Sade dille yazılan şiirlerin ana teması aşk ve tabiattır.Daha çok gazel nazım şekli tercih edilmiştir.Canlı ve akıcı bir üslup kullanmışlardır.

                          SEBK-İ HİNDİ

Örf-i Şiraziden Bidil'e kadar geren Hindistanda gerekse Hindistan dışında yaşayan ve Hint felsefesinin,edebi zevkinin ve Hint şiirinin etkisinde kalan çoğunluğu İranlı olan şairlerin oluşturdukları şiir tarzıdır.

Hint mistisizmine sıklıkla yer vermişlerdir.

Din-i ilahi adıyla yeni bir karma inanç sistemi koymaya kalkışan Ekber Şah dönemi şairlerinden Örfi-Naziri-Gazali ve Meşhedi'nin şiirlerinde hint tesiri açıkca görülür.

Hindistanda gelişen ve afganistanda,anadoluda da benimsenen bu akımın temsilcileri ; Örf-i Şirazi-Feyz-i Hindi-Talib-i Amuli-Kelim-i Hemedani-Saib-i Tebrizi-Şevket-i Buhari-Bidil-i Azimabadi.

Sebk-i Hindi'nin iranda çok fazla ilgi görmemesinin nedeni özünde yoğun olarak hissedilen türk nüvesi sebebiyle acem asıllı şairlerin ruh,zevk ve hislerine tam olarak hitap etmemesidir.

Şevket-i b-Buhari-Saib-i Tebrizi VE Bidil hanedanlar tarafından desteklenmişlerdir.

Bu üslup özellikle Türk şiirinde zengin ve ince hayaller ile ıstırap ve elem konularının gelişmesine yol açmıştır.Mübalağa sanatının çok fazla kullandıldığı şiirde soyut kavramlar somut kavramlarla birleştirilmiş ve orjinal manalar süslü ifadelerle yansıtılmıştır.Bu üslup edebiyatımıza konu,hayal ve ifade zenginliği getirmiştir.

Bu üslubun anadoludaki en önemli temsilcileri Naili-i Kadim-Şehri-İsmeti-Neşati-Fehim-i Kadim-Nedim ve Şeyh Galiptir.

                             BİDİL

*Tasavvuf ve Hint felsefesinin etkisi altındadır.

*Çağatay Türklerindendir.Farsça şiirler söylemiştir.

*Şiirlerinde varlığın sırrını çözmeye yönelik bir gayret vardır.Bu gayret ona dinamizm ve evrensellik kazandırmıştır.

*Gazellerinde Emir Hüsrev-i Dihlevi ve Mevlana'nın ,Kasidelerinde ise Hakani Şirvani'nin etkisi görülmektedir.Özellikle tasavvufi gazelleriyle üstad olarak kabul edilen Bidil'in şiirleri anlaşılması zor mazmunlarla doludur.

*Manzum ve mensur birçok eseri olan Bidil'in Divan'ının yanında Muhit-i Azam,Tılsım-ı Hayret,Tur-i Marifet ve İrfan isimlerinde tasavvufi mesnevileri vardır.

*Çağatay türkçesiyle de şiirler söylemiştir.67 beyitlik manzumesi bu dille yazılmıştır.

                                  ŞEVKET-İ BUHARİ

*İlk şiirlerinde Nazük mahlasını kullanmıştır.

*Şiirlerinde Hindistan'a gitme arzusunu dile getiren Şevket bu emeline ulaşamamış sonradan yerleştiği Isfahan'da melankolik mizacı sebebiyle daima keder içinde yaşayarak 1700 yılında ölmüştür.

*Şiirlerinde genel olarak dünya ilgilerinden bağımsızlık ve gönül kırgınlıklarını işler.

*Sözlerindeki teşbih kurgularıyla derin hayallere dayanan istiareler oldukça fazla yer tutar.Öyle ki bu konuda Mirza Celal ve Şevket gibi aynı tarzı taşıyan şairlere ancak Bidil yetişecektir.

*Kullandıgı söz sanatları sebebiyle beyitlerinin anlaşılması güçtür.

*Muhammed Murad Halil,Buhari'nin bazı zor şiirlerini Türkçe şerh etmiştir.

                                      HİKEMİ TARZ

*Diğer adı didaktik üsluptur.Düşünceye dayalı hikmetli söz söyleme.Nabi ile özdeşleşmiştir

*Bu yüzyılda hakimane şir söyleme anlayışının İrandaki temsilcileri Şevket-i Buhari ve Saib-i Tebrizidir.

*Nabi de Saib'in şiirde kullandığı hakimane tarzı benimsemiştir.Nabi böylelikle türk şiirini yeni bir fikir ve hikmet dünyasına yöneltmeye çalışmıştır.Nabi halkı düşünmeye çalıştırmış ve öğütler vermiştir.Nabi'nin Saib'de olduğu gibi görünen arkasındaki hikmeti araştırması hikemi tarzın dini-tasavvufi yönünü gösterir.

*Nabi'den sonraki temsilcileri ;Sabit-Seyyid Vehbi-Raşid-Sami-Asım-Münif-Hami-Haşmet-Fitnat Hanım-Sünbülzade Vehbi-Süruri-Keçecizade İzzet Molla

*Şiir yoluyla öğit verme,şiirde atasözü,deyim ve hikmetli söz söyleme.

                                      MAHALLİ TARZ

Nevizade Atayi ve Sabit başlıca temsilcileridir.

Nevai yazmış olduğu beş mesnevisini klasik mesnevi geleneğinin dışında yeni bir muhteva ve üslupla kaleme almıştır.

Atayi tercüme ve taklitten kaçınarak sosyal hayattan aldığı konuları istanbul türkçesiyle başarılı bir şekilde işlemiştir.Özellikle Nefhatül Ezhar adlı mesnevisinde bulunan nefha ve destan başlıklarında yirmi halk hikayesi ve latifeyle üsluba renk katmış halk arasında yaygın kısalarla esere folklorik bir üslup kazandırmıştır.Atayi'nin bu üslubu kendini Sohbetül Ebkar'ında da gösterir.

Mahalli folklorik üslup dönemin sonunda Sabit tarafından benimsenmiştir.Sabir sokak argosunu da şiire sokmuştur.

Bu üslubun önemli özelliği bilindiği gibi önceki dönemlere ait klasik konuların terk edilerek mahalli konulara ilgi gösterilmesidir.

Bu üslup aynı zamanda bir sonraki dönemde ortaya çıkacak olan mahallileşme cereyanı ve Nedim üslubunun temelini de oluşturacaktır.

Bu yüzyılda matematik alanında da eserler kaleme alınmıştır ama farsça olarak kaleme alınmamıştır.Daha önceki dönemlerde osmanlı medreselerinde okutulan Ali Kuşcu'nun el Muhammediye fil Hisab adlı eserinin yerine Bahauddin el Amuli'nin Risale-i Bahaiye olarak tanınan Hulasatül Hisab'ı okutulmaya başlanmıştır.Bu dönemde bu alanda telif edilen diğer eserlerde Risale-i Bahaiye'ye şerh olarak yazılmıştır.

Bu asırda astronomi sahasında batı astronomisi ile temas haline geçen osmanlı edebiyatı Zic ve Coğrafya kitaplarının tercüme edilmesiyle Avrupada gelişem yeni astronomi kavramları ile tanışılmaya başlanmıştır.

Tezkireci Köse İbrahim Efendi el Zigetvari ,Latinceden türkçeye tercüme hareketinin öncü ismidir.TezkireciiNoel Duret'in Zic'ini Türkçeye Secenneül eflak fi gayetil idrak adı ile latinceden tercüme etmiştir.Copernicus astronomisi ile modern astronomi kavramlarını ilk defa osmanlı bilim literatürüne sokan bu eser astronomik cetveller konusunda türkçeye aktarılan bilinen ilk kitaptır.

Abdurrahman b. Osman,Uluğ Bey'in Zic'ini Türkçeye tercüme ederek Semerkand astronomi okulunun en önemli eserini Türkçeye kazandırmıştır.

Tunusta yaşayan ve sancaktar lakabıyla tanınan Ebu Abdullah muhammed el şerif, Uluğ bey'in Zic'ini Tunus boylamına göre Arapça yeni bir tertibini yapmıştır.

Özellikle coğrafya sahasında önemli eserler verdiği için Coğrafyacı Ebu Bekir Efendi diye tanınan Ebu Bekir b. Behram Abdullah Ed. Dımaşki,Sultan 4.Mehmed'in emriyle Janszoon Blaeu'nun latince yazılmış olan 11 ciltlik Atlas Major'unu Nusretül İslam ve sürur fi Tahriri Atlas Major adıyla türkçeye tercüme etti.Bu eser osmanlıda copernicustan bahseden ikinci eserdir.

Avı-ciriti ve silahları seven silahşör mahlaslı 1.Ahmed(Bahti) , Ayni Ali Efendi'ye devletin gelir giderini belirten kanunname niteliğinde eser olan Kavanin-i Osman der Mezanin-i Defter-i Divan adlı eserini yazdırmıştır.

Mimar Mehmed Ağaya yaptırdıgı yaptırdığı camide kendiside çalışmıştır.

2.osman 5 yabancı dil bilmektedir.(arapça-farsça-latince-yunanca-italyanca).

2.Osman sürekli tebdil-i kıyafet dolaşır meyhaneleri basar oradan bulunan askerleri cezalandırır.

Şeyh Mehmed ,2.Osman adına Bahtiyarname edebi bir eser kaleme alırken Taşkörüzade Kemal Efendi onun için Mevzuatül Ulüm tercümesi ile mensur bir Şerhname yazmıştır.Ayrıca Divan-o Hümayun katiplerinden edirneli Mehmed Efendi Nuhbetüt Tevarih vel Ahbar isimli tarih kitabını 2.Osmana sunmuştur.

Sultan 4.Murad dönemi vaizi Kadızade Mehmed Efendi ile Sultan Ahmet camii vaizi Sivasi Abdülmecit Efendi ve Galata Mevlevihanesi postnişini İsmail Dede arasında vuku bulan münakaşalara ilgi gösteren 4.Murad bunlardan Kadızade'nin fikirlerini benimsemiştir.

Talik yazıya merakı olan sultan dönemin hattatlarından Nefeszade Katip İbrahim Efendi'den hat sanatıyla ilgili bir eser yazmasını istemiş o da Gülzar-ı Savab isimli risalesini kaleme almıştır.

Katip Çelebi ve Koçi Bey bu dönemin önemli simalarındandır.

Emir Çelebi,Zeynelabidin ibn Halil ve Şirvanlı Şemseddin İtaki 4.Murad zamanının önemli hekimlerindendir.

Diyarbakırlı Molla Mehmed Çelebi 4.Murad'ın emriyle tefsir,hadis,beyan,meani,mantık,kelam,geometri ve astronomiden bahseden Es'ile isimli eserini yazmıştır.

Reisülküttap Bosnalı Hüseyin Efendi 4.Murad'ın emriyle Bedreddin Hasan Çelebi'nin arapça peygamberler ve halifeler tarihini Türkçeye tercüme etmiştir.

Ava olarak merakından doalyı Avcı Mehmed olarak da tanınan 4.Mehmed av için sürekli Edirneye gitmesi dolayısıyla onun devrinde edirne çok gelişmiştir.

Halepli Salih ibn Nasrullah ibn. Sellum'a Geyetül Beyan fi Tedbiri Bedenil İnsan'ı,Hayatizade Mustafa Fevziye beş risaleden oluştuğu için Hamse-i Hayati diye de anılan Resailül Müşfiye fil emrazil müşkile'yi yazdırmıştır.

Musikiyi de seven 4.Mehmed dönemin ünlü bestekarlarından Itri ile Hafız Post'u taltif etmiştir.

Abdi Abdurrahman Paşa ise 4.Mehmed'in emriyle Osmanlı vekayinamesini kaleme almıştır.

Bu dönemde osmanlı tıbbı en olgun çağını yaşamıştır.Bazı Türkçe tıp lügatleri de telif edilmiştir.Bu konuda Larendeli Siyahizade Derviş hazırladığı Lügat-i Müşkilat-i Ecza isimli eseriyle başta gelmektedir.Üsküdarlı Mustafa Efendi bu eseri Terceme-i Molla Siyahi Müntehabat-ı İhtiyarat-ı Şifa der Beyan-ı ilm-i Tıb adıyla manzum olarak yeniden tertip etmiştir.Eserde mevsimlerin tıbbi tesiri hastalık ve ilaçların tarifi de verilmiştir.

Şemseddin el İtaki ve Emir Çelebi Osmanlı tıbbına yenilikler getirmişlerdir.

Şemseddin el İtaki Teşrihül Ebdan ve Terceman-ı Kıbale-i Feylesufan adlı bol resimli ve açıklamalı tıp eserinde Türk-islam geleneğini sürdürmekle birlikte Vesailus gibi batı kaynaklarından da istifade etmiştir.

Emri Çelebi'nin türkçe olarak telif ettiği Enmucetüt Tıb bu dönemin en önemli eseridir.Eserde müellif anatominin önemine ve mutlaka cesetlerin incelenmesi gerektiğine vurgu yapmıştır.

Rönesansın Hekim filozofu------->Paracelsus

Paracelsus'un eserlerinin tercüme edilmesiye bizde tıbbı cedid ve tıbbı kimya dönemleri başlamıştır.Bu akımların başlamasına Salih Nasrullah Sellum öncülük etmiştir.

Bu dönemde hat alanında ise önceki dönem devam ettirilmiştir.Şeyh Hamdullah ve Ahmed Şemseddin Karahisari'nin tesirleri bu dönemde yine görülmektedir.

Bu dönemde Şeyh Hamdullah ekolünü Halid-i Erzurum-i,Derviş Ali,Ağakapılı İsmail,Suyolcuzade Mustafa Eyyubi ve Hafız Osman temsil etmektedir.

Şeyh Hamdullah ekolünü en iyi şekilde temsil eden ve üstat sayılan Derviş Ali Şeyh Sani diye adlandırılmıştır.Hafız Osman ise Şeyh Hamdullah üslubundaki aklam-ı sitteyi ikinci bir estetik değerlendirmeye tabi tutmuş ve bundan yeni bir tarz ortaya çıkarmıştır.Neticede Hafız Osman üslubu Şeyh Hamdullah'ınkini kısa sürede unutturmuştur.

Musiki bu asrın en parlak sanatlarındandır.Osmanlı musikisi için 2.Murad'tan sonra okul sayılabilecek ikinci parlak dönem 4.Murad ve 4.Mehmed dönemi olmuştur.Solakzade,Ama Kadri,Benli Hasan Ağa,Neyzen ve çengi Yusuf Dede,Derviş Ömer ve Koca Osman Efendi gibi büyük bestekarları çevresinde toplayan 4.Murad Revan ve Bağdat seferi dönüşünde en tanınmışı bestekar Şeştari Murad Ağa olan azeri musikişinasları da İstanbul'a getirmiştir.Ünlü bestekarlardan Itri,Hafız Post,Taşcızade Recep Çelebi,Ali Şirugani,Seyyid Nuh,Yahya Nazim ile musiki bilgini Ali Ufki Bey de 4.Mehmed'in meclislerinde yer almışlardır.Bunlardan asıl adı Alberto Bobowsky olan leh mühtedisi Santuri Ali Ufki Bey'in eski batı notası ile pek çok saz ve söz eserini notaya alması yüzlerce eserin günümüze ulaşmasını sağlamıştır.

                               GANİZADE NADİRİ

Babası Abdülgani adında alim ve şairdir.

Şeyhülislam Sunullah Efendi'nin damadıdır.

40 akçe ile başlayan müderrislik görevine çeşitli medreselerde devam etti.

1.Ahmed tarafından İstanbul kadılığına getirildi.

Divanında Baki,Nefi ve Şeyhülislam Yahya'ya nazireler bulunan Nadiri şiirlerinde önemli ölçüde bu şairlerin etkisinde kalmıştır.Özellikle Miraciye'si çok beğenilmiş ve şaire asıl şöhretini kazandırmıştır.Daha sonra bu esere Nabi,Nevizade Atayi ve Halimi gibi şairler nazire yazmışlardır.

Hattatlık ta yapan ganizade ,Ahizade Abdulhalim Efendi'den dersler almış sülus,nesih,rika ve talik yazıda devrin hattatları arasında yer almıştır.

Divan'ı mensur bir mukaddime'den sonra bir Miraciye bir naat 37 kaside,1tercii bend,4müseddes,3tahmis,121gazel,9tarih,21kıta ve 32 rubai vardır.

Divan üzerine doktora tezi hazırlayan Numan Külekçi tarafından Divandan seçmeler de yayınlanmıştır.

Sultan 2.Osman'ın emriyle Şehname kaleme almıştır.Sultan 1.Ahmed'in son devirleriyle 2.Osmanın tahta geçişinden başlayarak İran Savaşları ve Hotin seferine yer verir.Bu sefer dönüşü dünyaya gelen oğlu için yapılan şenlikler anlatılır.

Aynı zamanda iyi bir nesir yazarı ve münşi olan Nadiri 20 kadar mektubattan oluşan denemelerini bir münşeat kitabında toplamıştır.

Risaletül Kalemiye adlı arapça bir risalesinden başka bir de kendi el yazması nüshası Süleymaniye Kütüphanesinde bulunan Tefsir-i Beyzavi Haşiyesi vardır.Mahzen-i Bahr adlı mesnevisi henüz ele geçmemiştir.

                                           NEFİ

*İlk mahlası zarara mensup anlamında Darri iken Gelibolulu Ali'nin tavsiyesi ile faydaya mensup olan Nefi mahlasını almıştır.

*Babası , Nefi henüz çok küçükken onu bırakıp Kırım Hanının yaynına gitmiştir buna çok kıza Nefi Siham-ı Kaza adlı meşhur eserine babasını hicveden bir şiirle başlamıştır.

*Sultan 1.Ahmet tahta çıktığı zaman İstanbula gelmiştir.1.Ahmet,2.Mustafa,2.Osman ve 4.Murad gibi hükümdarlara kasideler sunmuştur.

*Üç kere Gürcü Mehmed Paşa tarafından azledilmiştir.

*Riyazi onun Divan-ı Hümayunda Maadin  Mukataacısı olduğunu belirtmiştir.

*Sultan 4.Murad Siham-ı Kazayı okurken çok sinirlenmiş bu yüzden Nefinin idamına karar vermiştir.Nefinin ölümünün nedenlerinden birisi de Bayram Paşa hakkında söylediği bir hicivdir.

*Eski edebiyatımızın en büyük kaside ve fahriyye şairidir.

*Gerçekten beğendiği kişileri över.Mesela Sultan Mustafayı öven bir şiir yazmamıştır.

*Övgülerinde ve yergilerinde ifrat ve tefrit yolunu kullanmıştır.

*Nefiyi Nefi yapan en önemli özellik şiirlerindeki ahenk ve müzikalitedir.

*Şiirlerinde özellikle nesib-teşbib bölümlerinde çizdiği manzarayı kendine has bir ses tonu,muhteşem bir ahenk ve şiirin muhtevasına uygun bir musikiyle okuyucuya sunmuştur.

*Kasideyi fahriye ile başlatarak bir yenilik meydana getirmiştir.

*Tasavvufi imajlarla yüklü gazelleri kasidelerine göre daha sade yazılmıştır.

*Türkçe Divanı bizzat Nefi tarafından tertip edilmiştir.Divanda Fuzuliye tesdis te vardır.Eski harfli olarak üç kere basılmıştır,En sağlam metni Metin Akkuş tarafından 8 ayrı nüsha karşılaştırılarak yayımlanmıştır.

*Farsça Divanı içerisinde en çok rubailer vardır(171 tane),Nefinin farsçaya olan hakimiyetini gösteren bir eserdir,mecazi aşkın hiç görülmediği tamamen tasavvufi aşkın görüldüğü bir eserdir,Divanda yer alan farsça Sakinamesi Türkçesi gibi türünün en güzel örneklerindendir,Nefinin özellikle farsça şiirlerinde Örfi ve Enveri etkisi görülür Bu iki şairde hicivleriyle ünlüdür,Farsça Divanı A.N. Tarlan türkçeye tercüme etmiş Mehmet Atalay doktora çalışması yapmıştır.Farsça Divanda naatler arasında yer alan ve şair tarafından Tuhfetül Uşşak adı verilen 97 beyitlik kasidenin müstakil bir eser olduğu anlaşılmıştır.Fuzuli'nin Enisül Kalb adlı eserine nazire olan Tuhfetül Uşşak Ali Nihad Tarlan tarafından tercüme edilerek British Museum yazmasının fotokopisi ile birlikte neşredilmiştir.Siham-ı Kaza Nefinin hicivlerinin yer aldığı ve kendisinin Heccav olarak tanınmasına vesile olan mecmuadır.Siham-ı Kaza'yı Saffet Sıtkı Bilmen ve Metin Akkuş yayımlamıştır.

                    NEVİZADE ATAİ

*Nevi'nin oğludur.

*Hezliyatı bir divançe oluşturacak hacimdedir.Tasavvufa da meyilli olan Atai Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdai'nin müridi idi.

*Türkiye kütüphanelerinde oldukça fazla nüshası bulunan Atai Divanında 1 miraciyye,Sultan 2.Osman'a,4.Murad'a,Şeyhülislam Sunullah ve Yahya Efendilere ve devlet ileri gelenlerine sunulmuş 31 kasidesi vardır.299 gazelin yer aldığı eser Şeyhülislam Yahya'ya sunulmuştur.Divan üzerine Saadet Karaköse doktora çalışması yapmıştır.

*Türk edebiyatı tarihinde Nefi'nin en belirgin özelliği hamse sahibi olmasıdır.Hamsesinde ki mesneviler :Sakiname,Nefhatül Ezhar,Sohbetül Ebkar,Heft han ve Hilyetül Efkardır.

*Atai'nin mensur eserleri içerisinde en önemlisi Hadaikul Hakaik fi Tekmiletiş Şakaık adıyla Taşköprülüzade'nin Şakaikun Numaniyyesine yazdığı zeyl'dir.

*Fıkha dair arapçadan kaleme aldığı El Kavlül Hasen fi Cevabil Kavli Limen yazarın ilmi kudretine delil gösterilmiştir.

*Sekiz mektuptan oluşan Münşeat'ından başka bitirmeye ömrünün yetmediği Zeyl-i So Siyer-i Veysi'si vardır.

                                     ŞEYHÜLİSLAM YAHYA

*İlk defa şeyhülislamlığa atanmasından 1 yıl sonra sadrazam Kemankeş Ali Paşa'ya rüşvetçilikte ileri gittiğini ima etmesi üzerine paşa ile arası açılmış,paşanın Sultan 4.Murad'a aleyhte tezyinatta bulunması üzerine azledilmiştir.

*Şeyhülislamlığın son yılında Cinci Hoca'nın zuhuru ve padişah üzerinde yoğun nüfus kurması,devlet işlerinde sık sık görüşlerine müracaat edilen Yahya Efendi'yi kenarda bırakmıştır.

*Sultan 4.Murad'ın Revan ve Bağdat seferlerine katılmıştır.

*Kaynaklar onu herkesçe sevilen,zarif,hoşsohbetli,güleç yüzlü,yüksek ahlaklı ve mütevazi bir kişiliğe sahip olduğunu tarif ederler.

*Bir gün Hurşid Çavuş kürsüde vaaz sırasında Şeyhülislam Yahya'nın o günlerde nazmettiği ''Mescitte riyakarlar bırak riya edegörsünler,sen meyhaneye gel.Çünkü meyhanede ne riya vardır ne de riyacı''anlamındaki beytini kastederek ''Ey cemaat her kim bu beyti okursa kafir olur.Çünkü bu beyit apaçık bir küfürdür''demiştir.

*Yahya Efendi daha önce Necati Bey ve Baki ile temsil edilen şehir türkçesini başarıyla devam ettirmiştir.Eski devirle yeni devir arasında köprü görevi üstlenen şair,Gibb'inde zikrettiği gibi Baki ve Nedim ile birlikte Osmanlı şiirinde tekamül zincirini muhafaza etmiştir.

*Özellikle gazellerindeki duru ve sade türkçe,türlü söz ve mana sıkıntılarına düşmeden dile hakim,rahat ve rindce söyleyiş ona haklı olarak çağdaşı şairler arasında en seçkin mevkiyi kazandırmıştır.

*Şeyhülislam Yahya'nın gazellerindeki en belirgin özellik ilahi aşkı,yoğun ve taşkın bir beşeri aşk kisvesi altında başarıyla işlemiş olmasıdır.Şarap,meyhane gibi kavramları çok güzel bir şekilde sembolleştirerek şiirlerinde kullanmıştır.

*Şiirlerinde mahalli unsurlara da yer veren şair sanatlara fazla düşkün değildir.Bakide dikkati çekecek kadar yoğun olan sanat gösterme titizliği onda yoktur.Şeyhülislam Yahyadaki şuh ve serbest üslup adeta Nedim'i müjdeler.

*Toplumdaki aksaklıkları iğneliyici ifadelerle dile getirmiştir.

*Şeyhülislam Yahya'nın en önemli eseri ; Divan'ıdır.Divanda 452 gazel,Sultan 4.Murad'ın gazeline tahmis bulunmaktadır.İbnul emin Mahmut Kemal İnal'ın başkanlığında Süleyman Nazif,Cenap Şehabettin,İsmail Hakkı ve Osman Kemal tarafından eski harflerle basılan Divanın tenkitli yayımı Rekin Ertem ve Hasan Kavruk tarafından gerçekleştirilmiştir.Lütfi Bayraktutan ise Divandan seçmeleri neşretmiştir.

*Şeyhülislam Yahya,Kemalpaşazade'nin Nigaristanını tercüme ve Muhsin Kayseri'nin Manzume-i Feraiz'ini şerh etmiştir.

*Sakiname adlı eserinde tasavvufi anlatım yoğunluktadır.

            ŞEYHÜLİSLAM  BAHAYİ

*Kadılık yapmıştır fakat keyif verici maddelere düşkünlüğünden dolayı görevinden azledilmiştir.

*Kendisine has şiir anlayışı ve üslubuyla Baki'nin şiir tarzını devam ettirmiştir.Güzel söyleyişe önem verip kelime seçiminde titiz davranmıştır.Zarif bir üsluba ve sağlam bir dile sahip olan Bahayi şiirlerinde mana ve hayal dolgunluğuna önem vermiş,mısralarını titizlikle işlemiştir.Şiirleri şekil bakımından kusursuzdur.Özellikle serazat kişiliğinden dolayı şiirlerinde rahat ve serbest bir ifadeyi yakalayan Bahayi Efendi,devrinin şiir anlayışına hakim olan sosyal temalara fazla itibar etmemiştir.

*Şiirdeki kudretini saha çok gazelleriyle sergileyen Bahayi bunların çoğunda aşk,sevgili,hasret gibi konuları işlemiştir.

*Tevhid,münacaat ve naatin bulunmadığı küçük Divan'ında yer yer tasavvufi remizlerden istifade etmiş,sufice bir edaya yer vermiştir.

*Rubailerinin tamamında tasavvufi düşünce belirgin bir şekilde yer almaktadır.

*Klasik şiir geleneği içerisinde Bahayi çok az yazan şairlerdendir.Bundaki neden üsluba çok önem vermesi ve titiz davranmasıdır.

*Yaklaşık 900 beyitten oluşan küçük bir Divan'ı vardır.Divan'ı önce Sadettin Nüzhet Ergun yayımlamış daha sonra Harun Tolasa bu nesirle birlikte İstanbul Kütüphanelerinde yer alan yedi yazmaya dayanarak divanını,şiirlerinin ekseriyetini içine alan bir seçme halinde neşretmiştir.Erdoğan Uludağ ise Divan üzerine yüksek lisans tezi hazırlamıştır.

*Kaynaklara göre keskin bir zekaya ve kuvvetli bir hafızaya sahip olan Bahayi Efendi iyi bir tahsil görmemesine ve ilmi konularda derinleşmemesine rağmen anlayış ve kavrayış gücü sayesinde hemen her meselenin üstesinden kolaylıkla gelmiştir.

             NAİLİ-İ  KADİM

*Kaynaklarda Pirizade diye de bahsedilir.

*19.yy şairlerinden Manastırlı Naili'den ayırmak için Naili-i Kadim diye bahsedilir

*Divan-ı Hümayunda ve Maadin Kaleminde katiplik ederek baş halifeliğe kadar yükselmiştir.

*4.Murad ve 4.Mehmed'e kasideler sunmuş ama beklediğini bulamamıştır.

*Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa'nın gazabına uğrayarak İstanbuldan sürülmüştür.

*Türk şairleri bu yüzyılda Örf-i Şirazi,Kelim-i Hemedani ve Saib-i Tebrizi gibi Sebk-i Hindi şairlerinin etkisi altındadır.Naili de bu tesirin altındadır.Naili bu devir şairleri arasında bu üslubun en güçlü ve en belirgin temsilcisi olarak ortaya çıkmıştır.

*Neşati,Naili'yi hazırlayan ve etkisi altında bırakan simalardandır.

*Hayallerindeki yükseklik ve mübalağalı edasıyla fahriye kasidelerinden Nefi'yi rehber edindiği anlaşılmakla birlikte Naili'nin üslubu Nefi gibi yüksek perdeden ve pervasızca değil ince ve zariftir.Şiirlerinde zaman zaman devlet işlerinin bozukluğundan,uygunsuzluklarından dem vurduğu ve düşmanlarından şikayet ettiği görülür.

*Gazellerini fazla uzatmayak 5 beyitle bitirir.Bundaki amaç lafzı aza indirerek manayı güçlendirmektir.

*Alışılmıl birtakım mazmunları terk ederek yeni mazmunlar kullanmıştır.Şiirlerinin anlaşılması zordur bunda Sebk-i Hindi akımına bağlı olmasının tesiri büyüktür.

*Gazellerinin önemli bir kısmı tasavvufla örtülüdür.Tasavvuf,ayetler,hadisler,islam tarihine göndermeler onun şiirinde anahtar kelimenin ardına gizlenen birer bilmece gibidir.

*Dönemin diğer şairleri gibi dilde sadeleşmeye ve mahallileşmeye önem vermiştir.

*Türk edebiyatında ilk şarkı yazan şairdir.İki tane de ilahi söylemiştir.

*Kasidelerinin çoğunda nesib kısmı bulunmaz.

*Naili'nin tek eseri Divan'ıdır.Divanda 11 şarkı,Hz. Ali,Hasan ve Hüseyin için mersiye,4.Murad,4.Mehmed ve Merzifonlu Kara Mustafa Paşaya kasideler vardır.Divan Haluk İpekten tarafından yayımlanmıştır.Ayşe Mine Yeşiloğlu divan üzerine tahlili bir çalışma yapmıştır.Haluk İpekten ve İskender Pala divandan seçtikleri şiirler üzerine bir inceleme hazırlamışlardır.

                         NEŞATİ

*Asıl adı Ahmed olup Sakıp Dede'nin Sefine'sinde bu isim Süleyman olarak zikredilir.

*İlk şiirlerini at cambazı anlamına gelen Semendi mahlasıyla yazmıştır.Neşati mahlasını ise devrin şeyhülislamının verdiği yada Ağazade tarafından verildiği düşünülmektedir.

*Meşhur mesnevi şarihi ve reisülküttap Sarı Abdullah Efendi'nin kesedarlığı hizmetinde bulunmuştur.Mevlevi tarikatine intisap ederek Gelibolu ve Beşiktaş mevlevihaneleri postnişini Ağazade Mehmed Dede'ye Gelibolu'da intisap etti.

*Neşati'nin ölümü üzerine başta Nabi olmak üzere İbrahim Vehbi Çelebi,Saraybosnalı Rüşdi,Reşid,Faik,Tahir,Kadri,Nazim,Müstakimzade gibi şairler tarih düşürmüşlerdir.

*Neşati,Sarı Abdullah Efendi'ye yakınlığından doalyı Bayrami-Melami tarikatine mensup olarak görünse de buna bir ipucu bulunamamıştır.

*Divanında 4.Murad,4.Mehmed,Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa,Merzifonlu Kara Mustafa Paşa,Kemankeş Mustafa Paşa ve Şeyhülislam Bahayi gibi devletin önde gelen şahsiyetlerine kasideler vardır fakat bunlardan himaye görmemiştir.Sadece Etmekçizade için yazdığı bir mersiyeden onun himayesini gördüğü anlaşılmaktadır.

*Arkadaşı Edirneli Güfti Teşrifatüş Şuarasında ondan kendisinin dert ortağı ve eski arkadaşı olarak bahseder.

*Neşati'nin en önemli özelliği kendisinden sonra gelen birçok şaire hocalık etmesidir.Gerek Esrar Dede tezkiresinde gerek se Fik Reşad'ın Eshaf'ında bu özelliği ısrarla vurgulanır.

*Sadettin Nüzhet onun bir farsça hocası olduğunu bildirir.Bir mevlevi olması sebebiyle şairin bu dersleri Mesnevi eğitimi için verdiği düşünülebilir.

*Neşati,Naili-i Kadim üzerinde derin izler bırakmıştır.

*Neşati Sebk-i Hindi'nin önemli temsilcilerindendir.Nitekim özellikle gazellerindeki engin hayal gücü,mübalağalı ifadeler,orjinal bebzetmeler,mecazlar ve yeni manalar onun hint üslubu ile olan alakasını göstermektedir.

*Neşati söylediği şiirleriyle Nefi takipçici olarak kabul edilmektedir.Neşati'nin kasidelerinde sadece vezin ve kafiye yönünden değil duygu,hayal yönünden de Nefi'ye yakın olduğu görülmektedir.

*Neşati kasidede Nefi'den gazelde ise Sebk-i Hindi'den ve şiirlerini bu tarzda yazan Türk şairlerinden etkilenmiştir.

*Neşati divanında Mevlana övgüsü de yer almaktadır.Divan Sadettin Nüzhet ve Mahmut Kaplan tarafından yayımlanmıştır.Ömer Savran ise divan üzerine tahlili bir çalışma yapmıştır.

*Mesnevi şeklinde nazmettiği 187 beyitlik Hilye-i Enbiya ,Hakani'nin meşhur Hilye'si ve Cevri'nin Hilye-i Çar-yar-ı Güzin'i tarzında bir eser verme düşüncesiyle nazmedilmiştir.

*Neşati'nin 144 beyitlik diğer mesnevisi de Edirne Şehrengizidir.

*Meşhur İran şairi ve Sebk-i Hindi akımının önde gelenlerinden Örfi Şirazi'nin bazı güç beyitlerini açıklama amacıyla kaleme aldığı Şerh-i Müşkilat-ı Urfi küçük bir eser olup Neşati'nin bu üstada duyduğu hayranlığını ve farsça metinlere vukufunu göstermektedir.

*Kavaid-i Deriyye yahut Kavaid-i Fürs adıyla zikredilen kitabı farsça dil bilgisi kitabıdır.Farsça verdiği derslerde bu kitapta yer almaktadır.

*Mahmut Kaplan yaptığı araştırmalar neticesinde şairin Sultan Veled'in 70 beytinin beşer beyitle mesnevi formunda farsça şerhinden oluşan Tufetül Uşşak isimli yeni eserini tesbit etmiştir.

                       FEHİM-İ  KADİM

*İstanbulda Gevrek ve kurabiye satan bir adamın oğludur,Arap asıllıdır.Kaynaklarda Uncuzade diye anılmaktadır.

*Genç yaşlarda Örf-i Şirazi'nin divanını istinsah etmiştir.

*Mısıra gitmeden önce Anadolu şairlerin rezilliğinden,mevki sahipleri kişilerin değer bilmezliğinden ve buradan kurtulma arzusundan bahsetmiştir fakat Mısırda da sıkılan Fehim İstanbula duyduğu hasreti dile getirmeye başlamıştır.Kendisini içkiye veren Fehim bir süre sonra Vatan-ı Asli dediği İstanbul'a gitmek üzere yola çıkar fakat yolda geçirdiği hastalık sebebiyle İstanbula gidemeden  Konya'da vefat eder.

*Fehim'in en önemli özelliği kendine has bir üslubunun olmasıdır.Gazellerinde Pitoresk tasvirler ile günlük olayların gayet tabi bir şekilde yer aldığı görülür.Bunda Sebk-i Hindi'nin yeni anlatım tarzlarını ararken halkın yaşayış ve söyleyişini şiire sokan ifade şeklinin etkisi kendisini göstermektedir.

*Şiirlerinde kendi iç dünyasını anlatan şair,düşünce yerine muhayyileyi,dış dünyadan çok insanın heyecan ve üzüntülerini esas temalar tarzında benimseyen Sebk-i Hindi'nin ilk büyük temsilcilerinden sayılmaktadır.

*Söz sanatları yerine mana sanatlarını kullanma yolunu seçmiştir ve şiirlerinde fazla sözden kaçıp kısa ve öz söyleyişi seçmiştir.Kafiye ve redif kullanımında da bazı yenilikler ortaya koymuştur.

*Örf-i Şirazi tesirinde kalarak yetişen ve erken ölümü dolayısıyla kabiliyetini tam olarak geliştirme fırsatı bulamayan Fehim'in Naili,Neşati,Vecdi,Süruri,Nabi,Cevri,Şeyh Galib,Enderunlu Vasıf,Namık Kemal ve bütün Encümen-i Şuara şairlerini içine alan oldukça geniş bir etki alanı vardır.

*Fazla hacimli olmayan Divan'ını Sadettin Nüzhet ve Tahir Üzgör yayımlamıştır.

*Şehrengiz'i içine yer yer rubai ve gazellerin serpiştirildiği oldukça müstehcen bir üslupla kaleme alınmış bir mesnevidir.

*Bahri Tavil,doksan yedi ''feilatün'' tefilesinden oluşan ilk bölümden sonra sırasıyla Arap,Arnavut,Ermeni,Rum,Yahudi,Tatar,Acem,Kürt,Türk ve kendi ağzından olmak üzere ellişer tefile civarında 10 bölümden meydana gelmiştir.

*Tercüme-i Letaif-i Kümmelin,büyüklerin söylediği saçma gibi görünen ancak ibret verici mahiyette olan seksenden fazla latifeden oluşmaktadır.

*Atasözlerini alfabetik sırayla verdiği ve yer yer müstehcenliğe kaçan Durub-ı Emsal-i Türki isimli bir eseri vardır.

                                   SABRİ

*Sultan 4.Murad'ın nedimlerindendir ve bu hükümdar zamanında şöhret kazanmıştır.

*Edirneli Abdurrahman Hıbri,Enisül Müsamirin adlı eserinde şairin kadılık için gittiği bir Rumeli kasabasında öldüğünü bildirmektedir.

*Kaside alanında Nefi'den sonra en kuvvetli şair kabul edilmektedir.

*Üslup itibariyle Nefi'ye yakındır fakat mübalağada Nefi'den ileri gitmiştir.Nefi'deki heyecan ve mana derinliği Sabri'de yoktur.Onun için şiirlerinde kuruluk sezilir.Bunlara rağmen Nefi tarafından şiirdeki kudreti övülmüştür.

* Sabri'nin küçük bir Divan'ı vardır.Fakat bu Divan bir yanlış anlaşılma sonucu İstanbul'da Sabri Şakir Divanı adıyla basılmıştır.Buna sebep Nefinin, Sabrinin bir mısrasını tazmin ederken kullandığı Sabri Şakir ifadesinin Namık Kemal tarafından Şakir kelimesinin şairin asıl ismi zannedilmesidir.

*Divan'ından başka Hüsnü Dil adında kayıp bir manzum eseri daha vardır.

                                     CEVRİ

*Derviş Abdi Mevlevi'den hat dersleri almış olup günümüze ulaşan yazılarından özellikle ''talik kırması''nı çok güzel yazdığı anlaşılmaktadır.

*Şehname,Tarih-i Vassaf,Künhül Ahbar gibi büyük hacimli eserlerin yanı sıra Mesnevi'yi de yirmi iki defa istinsah ettiği belirtilmektedir.

*Cevri'nin edebi şahsiyetini ortaya koyan en önemli eseri Divan'ıdır.Kasidelerinde Nefi'nin etkisi görülmektedir.Ancak Cevri'nin kaside ve gazelleri gösterişsiz ve ahenksizdir.Ayrıca Cevri'nin şiirlerinde hiciv ve mizaha da rastlanmaz.Gazellerinde yer yer Baki edası hakimdir.

*Özellikle yazmış olduğu terkib-i bend ve tercii bendleriyle dikkati çeken Cevri,Bağdatlı Ruhi ile en güzel şeklini bulan eğilimin bu asırdaki en belirgin temsilcilerindendir.Terkib-i Bendinde Bğdatlı Ruhi'nin etkisi görülmektedir.

*Divan'ı Hüseyin Ayan tarafından yayımlanmıştır.

*Halil-i Tahkikat,Mevlana'nın mesnevisinden seçilen 40 beyte,beşer beyit ilave edilerek oluşturulmuş bir terkib-i bend'dir.Sofu Mehmed Paşa'ya ithaf edilmiştir.Tamamı 415 beyit olan eser Aynul Füyuz ile birlikte basılmıştır.

*Cevri'nin Hilye Çihar Yar-ı Güzin,Aynül Füyuz,Selimname,Melhame ve Nazm-ı Niyaz isimli mesnevileri vardır.Bunlar dışında Muamma Risalesi,Müfredat-ı Tıp Manzumesi,Cevri Tarihi,Terceme-i Ahval-i Hace Hafız-ı Şirazi, Terceme-i Pend-i Attar ve Terceme-i Şehname-i Firdevsi Tusi Cevri'ye atfedilen manzum eserlerdendir.

                                               İSMETİ

*İsmeti iyi huylu,nazik,zeki ve hoşsohbet biri olup bu meziyetleriyle zamanında daima takdir edilmiş,bütün ulema ve şuara meclislerinde neşesi,zekası ve nükteleriyle daima aranmıştır.Ayrıca güzel,inandırıcı ve ikna edici konuşmalarıyla da meşhur olan İsmeti oldukça cimri birisidir.Nitekim Güfti,tezkiresinde onun bu hususiyetini abartarak pek fazla hisset sahibi ve sözünde durmaz bir adam olarak tasvir etmiştir.

*İsmeti,Naili kadar derin ve kudretli olmamasına rağmen üslubunun açıklığı,zevkinin ve hassasiyetinin kuvvetiyle ulema arasında edindiği müstesna yer gibi,devrin belli başlı şairleri arasında da girmeyi başarmıştır.

*Onun asıl değerini gösteren gazelleri olmuştur.Şeyhülislam Yahya ve Bahayi vadisinde söylediği gazelleri sizde ve üsluptaki temizlik,açıklık ve akıcılık;hayaldeki incelik ve derinlik dikkat çekmektedir.Istırap şiirinin hakim teması olarak görülmektedir.Şiirlerinde yer yer hakimane söyleyişlere de rastlanılmaktadır.

*İsmeti'nin küçük divanı Haluk İpekten tarafından yayımlanmıştır.Tülay Söğüt divanı tahlil etmiştir.

*İsmeti ayrıca Birgivi Mehmed Efendi'nin arapça olarak kaleme aldığı Tarikat-ı Muhammediye adlı eserini Türkçeye tercüme etmiştir.

                                      VECDİ

*Divan-ı Hümayunda başarılı bir katip olduğu için Vecdi mahlasını almıştır.Başarısından dolayı Reisülküttap Samipaşazade Mehmed Efendi'nin aracılığıyla beylikçilik makamına getirilmiştir.O da minnet duygusuyla Samipaşazade'yi öven müzeyyel bir gazel yazmıştır.

*Akıcı ve sade gazelleriyle edebiyatımızda ikinci derecede bir şair olarak nitelendirilen Vecdi,bazı beyitlerinde Baki ve Nefi'yi eski,kendisini değişik ve yeni olarak görmektedir.

*Dostu Mezaki'yi üstad olarak saymış ve ona müzeyyel bir gazel yazmıştır.

*Ziya Paşa Harabat'ında her ne kadar Vecdi'yi Nabi ekolüne mensup bir şair olarak görse de,o esasında Sebk-i Hindi özelliği taşıyan bazı beyit ve şiirleri olmasına rağmen daha çok klasik üslupla şiir yazan şairlerin etkisinde kalmıştır.Baki ve Nedim çizgisinde önemli bir şahsiyet olan Vecdi'nin şiir anlayışı üstadı Mezaki gibi sadedir.Bu sadelik sadece dil ve üslıp bakımından değil hayal,mana ve mazmun bakımından da durum böyledir.

*Naili ve onun etkisinde kalan Cevri'nin aksine Vecdi'de daha çok vuzuh vardır.O daha çok Fehim-i Kadim'in yolundan gitmiştir.

*Vecdi aynı zamanda iyi bir hattattır.

*Vecdi'nin yegane eseri küçük Divan'ıdır.Ahmet Mermer yayımlamıştır,Eşref Yanmaz yüksek lisans tezi hazırlamıştır.

                        NEDİM-İ  KADİM

*18.yy meşhur şairi Ahmed Nedim'den ayırmak için Kadim ünvanıyla anılır.

*Nedim-i Kadim,Baki ve Şeyhülislam Yahya ile gelişerek 18.yy'da Nedim'i yetiştiren bir çizgi üzerinde yer almış ve bu tarzda yapıcı olmaktan çok izleyici olmuş bir şahsiyettir.

*Kadim,velut olmayan şahsiyetiyle Nefi,Şeyhülislam Yahya ve Naili gibi şairlerin seviyesine çıkamamasına rağmen yazmış olduğu güzel gazelleriyle döneminde iyi bir şöhrete kavuşmuştur.

*Üslubunun en belirgin özelliği duygu ve hayal derinliğinden çok bunları sade ve külfetsizce dile getirmesidir.

*Bazı şiirlerinde özellikle kasidelerinde anlamın bir beyitte tamamlanmayarak diğer beyitlere geçtiği ''merhun'' beyitlerin fazlalığı dikkati çekmektedir.

*Kadim,şiirlerinde herşeyden evvel mana'yı öne alarak mana'nın zarif bir dille ifadesini esas almıştır.

*Onun tek eseri yaklaşık 500 beyitten oluşan Divan'ıdır.Divan'da mektup yer almaktadır.Osman Horata yayımlamıştır.

                                   NABİ

*Bir mutasarrıfın dikkatini çekerek  24 yaşlarındayken 4.Mehmed'in saltanatı yıllarında İstanbul'a gönderilen Nabi,Musahib Mustafa Paşa'ya intisap ederek kısa zamanda ona divan katibi olmuştur.Padişahın av gezintilerine Paşa'nın maiyetinde katılan şair Lehistan seferine katılarak Kamaniçe'nin fethi üzerine Fetihname-i Kamaniçe'yi kaleme almıştır.

*Edirne'de tertiplenen muhteşem sünnet düğününde bulunarak Surname'yi yazdı.

*Hacca gitmeye niyetlenen şaire yolda rahat etmesi için padişah tarafından ferman verildi.Hac dönüşü Mustafa Paşa'ya kethüda olan şair Tuhfetül Harameyn adlı eserini bu devrede kaleme almıştır.

*Oğlu Ebulhayr için Hayriyye eserini kaleme almıştır.

*Nabi;kaside,tarih düşürme,mesnevi,lügaz,muamma,seyahat,tarih,mektup gibi çeşitli şekil ve türlerde dini,içtimai,siyasi vb. değişik konularda birçok eser vermiştir.Gayet rahat,kolay ve tekellufsuz yazan velut bir şairdir.

*Sebk-i Hindi'nin etkisiyle bazen zincirleme farsça terkipler kullanmış ve yeni mazmunlar bulmuştur.

*Farsça terkipler yanında sağlam ve temiz türkçeyi,halk deyimlerini,atasözlerini de kullanmayı ihmal etmeyerek dengeyi çok iyi sağlamıştır.Edebi sanatlarla mazmunlara da önem veren şair manayı esas almakla birlikte lafzı da ihmal etmemiştir.

*Şairler tarafından çokca kullanılan;gül,bülbül,dudak,boy,servi,çimen gibi kavramların basit tekrarını uygun görmemiş,şairin yenilikler yapması,kimsenin gidemediği güç yollara gitmesi gerektiğini söylemiş,tekrarlanan sözleri bırakıp,yeni ve yüksek manaları avlamayı tavsiye etmiştir.

*Divan'ında orijinal tasvirleriyle Medine,Şam,Halep,Erzurum ve Manisa gibi şehirler üzerine yazdığı şiirler ve özellikle mesnevilerinde daima ilhamını hayattan almıştır.

*Şiirleri şekil yönüyle muhkem olan Nabi,vezne ve kafiyeye hakimdir.

*Nabi edebiyat tarihinde Hikemi Tarz'da kaleme alnımış şiirlerin temsilcisidir.Şiirlerinde sürekli okuyucusuna öğüt verip yol gösterici bir tavır takınmıştır.

*Şevket-i Buhari,Örf-i Şirazi ve Saib-i Tebrizi gibi şairlerin de etkisinde kaldığı anlaşılan Nabi özellikle Saib'in hikmet üzerine kurulu şiir anlayışının türk edebiyatında temsilcisi olarak bilinir.Şiirlerinde çok nadir rastlanan lirizm yerine,onda eşyaya ibretle bakarak bundan bir hikmet çıkarma temayülü hakimdir.

*Nabi'nin Türkçe Divan'ı Halep valisi Silahtar İbrahim Paşa'nın ısrarlarıyla vücuda getirilmiş olup eski edebiyatın en hacimli divanları arasında yer alır.888 tane gazel yer almaktadır.Divan'ı Ali Fuat Bilkan yayımlamıştır.Meserret Diriöz ise tahlili bir çalışma yapmıştır.Ali Fuat Bilkan Nabi'nin hayatını,Halep'te geçirdiği günleri,eserlerindeki soyo-kültürel temaları da yayımlamıştır.

*Farsça yazdığı şiirlerini derlediği eseri Divançe-i Farisi'dir.

*Molla Cami'nin manzum kırk hadisinin Türkçeye tercümesinden oluşan Hadis-i Erbain'i vardır.

*Nabi'nin en meşhur eseri oğlu için yazmış olduğu Hayriyye adlı mesnevidir.Oğluna nasihat olarak yazdığı bu eseri aslında bütün gençlere yol göstermesi için kaleme almıştır.

*Hayrabad mesnevisi ise kısmen Feridüddin-i Attar'dan tercümedir.Sonu hicran ve hüsranla biten mesnevilerin aksine vuslatla biten bir eserdir.

*587 Beyit tutarındaki Surname'si Sultan Mehmed'in şehzadelerinin on beş gün süren sünnet düğünü eğlence ve etkinliklerini anlatan bir mesnevidir.

*Hac ziyaretinden yaklaşık 5 yıl kadar sonra kaleme aldığı Tuhfetül Harameyn ve Veysi'nin Hz. Muhammed'in doğumundan Bedir Gazvesine kadar yazdığı siyerine ek olmak üzere kaleme aldığı Zeyl-i Siyer-i Veysi onun nesir eserlerindendir.

                                    BOSNALI  SABİT

*Paşmakcızade Seyyid Ali'ye yazdığı kaside'de belittiğine göre bir keresinde eşkiya yağmasına uğramış,kızı eşkiyalara esir düşmüştür,İsmail adlı oğlu Tunca nehrinde boğulmuştur.

*Tekfurdağı müftülüğünde bulunduğu sırada Edhem ü Hüma mesnevisini kaleme almıştır.

*Konya mevleviyetine getirilince Mevlana için medhiye yazmıştır.

*Ramazan ayı münasebetiyle yazdığı Ramazaniyye son eserlerindendir.

*Nabi ile aynı ay içinde vefat etmiştir.

*Uzun boylu,uzun sakallı,fazla konuşmayı sevmeyen biri olduğu rivayet edilir.Sohbetlerde konuşup latife söylemekten çekinen Sabit nazmıyla herkesi şaşırtmıştır.

''Ben söz söyleyemiyorum.Bereket versin kalemim biraz söylüyor.O da söylemese çatlardım.''

*Atasözleri,deyimler ve Türkçenin kıvrak ifadelerinden çokca yararlanan Sabit,sürekli olarak taklitçilikten kaçınmıştır ve kendine has bir üslubun temsilcisi olmuştur.

*Zaman zaman çok nadir görülen ifadeler kullanmış,bazen de çok basit sözler ve garip ifadeler kullanmıştır.Bazılarına göre Sabit,eski şiirde yeni bir dil kullanarak milli üslubu oluşturan ilk şairlerden sayarlar.

*Çorlulu Ali Paşa Camii ve Hamamı için yazdığı kasidedeki tasvirlerinde ince sanatkar ruhunu ortaya koymayı başaran şair hikemi tarzda yazdığı şiirlerinde içine düştüğü sonuk üsluptan kendisini kurtaramamıştır.

*Divan'ında bazen müstehcen ifadeler yer vermiştir.(balgam,uyuz,tükürmek,gübre,piyaz).Divan Turgut Karacan tarafından yayımlanmıştır.

*Yerli ve tamamen orijinal olan Derename ve Berbername gibi biraz da alışılmadık ve müstehcen konularda kendine has üslubuyla kaleme aldığı mesnevileriyle kendisinden sonra gelen Enderunlu Fazıl ve Enderunlu Vasıf gibi şairlere öncülük etmiştir.

*Kırım Hanı Selim Giray'ın Rus ordusuna karşı kazandığı Prekop zaferini anlatan 426 beyitlik bir Zafername'si,bir de Sultan 3.Ahmed'e sunduğu manzum ve mensur bir Hadis-i Erbain Tercüme ve Tefsir'i vardır.

                                            HALETİ

*Sultan 3.Murad'ın hocası alim ve şair Azmi Efendi'nin oğludur.

*Sultan 2.Osman'ın taht'a geçmesi üzerine sunduğu Arz-ı Hal mesnevisiyle Mısır kadılığına getirilmiştir.

*Katip Çelebi,Osmanlı tarihinde Kınalızade Ali Efendi ve Azmizade Haleti kadar çok okuyan ve araştıran bir alim daha olmadığını belirtmektedir.Nitekim öldüğünde her birinin kenarında 4bin kitap bulunmuştur.

*Şiirlerinde yaşadığı hayattan,değerinin bilinmediğinden ve haksızlıklılara uğradığından sık sık şikayet etmiştir.

*Bağdatlı Ruhi bir kıtasında Haleti'nin güzel şiirleriyle gönüllerde yer tuttuğunu söylemiştir.

*Haleti edebiyatımızda şiirlerinden çok rubaileriyle tanınmıştır.O rubailerinin hem değeri hem de sayısı bakımından aşılamamış bir şairdir.Yaklaşık 1000 tane rubai'si vardır.

*Haleti,Divan'ını Sultan 3.Mehmed adına tertip etmiştir.Oldukça hacimli bir Divan'dır.

*Haleti'nin hayatı,eserleri ve edebi kişiliği üzerine Bayram Ali Kaya tarafından doktora tezi hazırlanmıştır.

*Divanda yer alan rubai'ler ayrıca Rubaiyyat-ı Haleti adıyla bir araya getirilmiştir.

*Cevat Yerdelen Haleti'nin rubaileri üzerine doktora tezi yapmıştır.

*Sakiname'si Bayram Ali Kaya tarafından yayımlanmış olup eksik olan Mihr ü Mah mesnevisinden başka pek çok şerh,haşiye ve talikatı da vardır.Devrindeki bazı kişilere yazdığı mektupların toplandığı Münşeat'ı,onun inşa sanatındaki ustalığını göstermesi bakımından önemlidir.

                     ŞAİR      PADİŞAHLAR

BAHTİ-------------------->1.AHMED

FARİSİ-------------------->2.OSMAN

VEFAİ--------------------->4.MEHMED

AHMED------------------->2.AHMED

 

 

NEFİ

*İlk mahlası zarara mensup anlamında Darri iken Gelibolulu Ali'nin tavsiyesi ile faydaya mensup olan Nefi mahlasını almıştır.

*Babası , Nefi henüz çok küçükken onu bırakıp Kırım Hanının yaynına gitmiştir buna çok kıza Nefi Siham-ı Kaza adlı meşhur eserine babasını hicveden bir şiirle başlamıştır.

*Sultan 1.Ahmet tahta çıktığı zaman İstanbula gelmiştir.1.Ahmet,2.Mustafa,2.Osman ve 4.Murad gibi hükümdarlara kasideler sunmuştur.

*Üç kere Gürcü Mehmed Paşa tarafından azledilmiştir.

*Riyazi onun Divan-ı Hümayunda Maadin  Mukataacısı olduğunu belirtmiştir.

*Sultan 4.Murad Siham-ı Kazayı okurken çok sinirlenmiş bu yüzden Nefinin idamına karar vermiştir.Nefinin ölümünün nedenlerinden birisi de Bayram Paşa hakkında söylediği bir hicivdir.

*Eski edebiyatımızın en büyük kaside ve fahriyye şairidir.

*Gerçekten beğendiği kişileri över.Mesela Sultan Mustafayı öven bir şiir yazmamıştır.

*Övgülerinde ve yergilerinde ifrat ve tefrit yolunu kullanmıştır.

*Nefiyi Nefi yapan en önemli özellik şiirlerindeki ahenk ve müzikalitedir.

*Şiirlerinde özellikle nesib-teşbib bölümlerinde çizdiği manzarayı kendine has bir ses tonu,muhteşem bir ahenk ve şiirin muhtevasına uygun bir musikiyle okuyucuya sunmuştur.

*Kasideyi fahriye ile başlatarak bir yenilik meydana getirmiştir.

*Tasavvufi imajlarla yüklü gazelleri kasidelerine göre daha sade yazılmıştır.

*Türkçe Divanı bizzat Nefi tarafından tertip edilmiştir.Divanda Fuzuliye tesdis te vardır.Eski harfli olarak üç kere basılmıştır,En sağlam metni Metin Akkuş tarafından 8 ayrı nüsha karşılaştırılarak yayımlanmıştır.

*Farsça Divanı içerisinde en çok rubailer vardır(171 tane),Nefinin farsçaya olan hakimiyetini gösteren bir eserdir,mecazi aşkın hiç görülmediği tamamen tasavvufi aşkın görüldüğü bir eserdir,Divanda yer alan farsça Sakinamesi Türkçesi gibi türünün en güzel örneklerindendir,Nefinin özellikle farsça şiirlerinde Örfi ve Enveri etkisi görülür Bu iki şairde hicivleriyle ünlüdür,Farsça Divanı A.N. Tarlan türkçeye tercüme etmiş Mehmet Atalay doktora çalışması yapmıştır.Farsça Divanda naatler arasında yer alan ve şair tarafından Tuhfetül Uşşak adı verilen 97 beyitlik kasidenin müstakil bir eser olduğu anlaşılmıştır.Fuzuli'nin Enisül Kalb adlı eserine nazire olan Tuhfetül Uşşak Ali Nihad Tarlan tarafından tercüme edilerek British Museum yazmasının fotokopisi ile birlikte neşredilmiştir.Siham-ı Kaza Nefinin hicivlerinin yer aldığı ve kendisinin Heccav olarak tanınmasına vesile olan mecmuadır.Siham-ı Kaza'yı Saffet Sıtkı Bilmen ve Metin Akkuş yayımlamıştır.

                    NEVİZADE ATAİ

*Nevi'nin oğludur.

*Hezliyatı bir divançe oluşturacak hacimdedir.Tasavvufa da meyilli olan Atai Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdai'nin müridi idi.

*Türkiye kütüphanelerinde oldukça fazla nüshası bulunan Atai Divanında 1 miraciyye,Sultan 2.Osman'a,4.Murad'a,Şeyhülislam Sunullah ve Yahya Efendilere ve devlet ileri gelenlerine sunulmuş 31 kasidesi vardır.299 gazelin yer aldığı eser Şeyhülislam Yahya'ya sunulmuştur.Divan üzerine Saadet Karaköse doktora çalışması yapmıştır.

*Türk edebiyatı tarihinde Nefi'nin en belirgin özelliği hamse sahibi olmasıdır.Hamsesinde ki mesneviler :Sakiname,Nefhatül Ezhar,Sohbetül Ebkar,Heft han ve Hilyetül Efkardır.

*Atai'nin mensur eserleri içerisinde en önemlisi Hadaikul Hakaik fi Tekmiletiş Şakaık adıyla Taşköprülüzade'nin Şakaikun Numaniyyesine yazdığı zeyl'dir.

*Fıkha dair arapçadan kaleme aldığı El Kavlül Hasen fi Cevabil Kavli Limen yazarın ilmi kudretine delil gösterilmiştir.

*Sekiz mektuptan oluşan Münşeat'ından başka bitirmeye ömrünün yetmediği Zeyl-i So Siyer-i Veysi'si vardır.

                                     ŞEYHÜLİSLAM YAHYA

*İlk defa şeyhülislamlığa atanmasından 1 yıl sonra sadrazam Kemankeş Ali Paşa'ya rüşvetçilikte ileri gittiğini ima etmesi üzerine paşa ile arası açılmış,paşanın Sultan 4.Murad'a aleyhte tezyinatta bulunması üzerine azledilmiştir.

*Şeyhülislamlığın son yılında Cinci Hoca'nın zuhuru ve padişah üzerinde yoğun nüfus kurması,devlet işlerinde sık sık görüşlerine müracaat edilen Yahya Efendi'yi kenarda bırakmıştır.

*Sultan 4.Murad'ın Revan ve Bağdat seferlerine katılmıştır.

*Kaynaklar onu herkesçe sevilen,zarif,hoşsohbetli,güleç yüzlü,yüksek ahlaklı ve mütevazi bir kişiliğe sahip olduğunu tarif ederler.

*Bir gün Hurşid Çavuş kürsüde vaaz sırasında Şeyhülislam Yahya'nın o günlerde nazmettiği ''Mescitte riyakarlar bırak riya edegörsünler,sen meyhaneye gel.Çünkü meyhanede ne riya vardır ne de riyacı''anlamındaki beytini kastederek ''Ey cemaat her kim bu beyti okursa kafir olur.Çünkü bu beyit apaçık bir küfürdür''demiştir.

*Yahya Efendi daha önce Necati Bey ve Baki ile temsil edilen şehir türkçesini başarıyla devam ettirmiştir.Eski devirle yeni devir arasında köprü görevi üstlenen şair,Gibb'inde zikrettiği gibi Baki ve Nedim ile birlikte Osmanlı şiirinde tekamül zincirini muhafaza etmiştir.

*Özellikle gazellerindeki duru ve sade türkçe,türlü söz ve mana sıkıntılarına düşmeden dile hakim,rahat ve rindce söyleyiş ona haklı olarak çağdaşı şairler arasında en seçkin mevkiyi kazandırmıştır.

*Şeyhülislam Yahya'nın gazellerindeki en belirgin özellik ilahi aşkı,yoğun ve taşkın bir beşeri aşk kisvesi altında başarıyla işlemiş olmasıdır.Şarap,meyhane gibi kavramları çok güzel bir şekilde sembolleştirerek şiirlerinde kullanmıştır.

*Şiirlerinde mahalli unsurlara da yer veren şair sanatlara fazla düşkün değildir.Bakide dikkati çekecek kadar yoğun olan sanat gösterme titizliği onda yoktur.Şeyhülislam Yahyadaki şuh ve serbest üslup adeta Nedim'i müjdeler.

*Toplumdaki aksaklıkları iğneliyici ifadelerle dile getirmiştir.

*Şeyhülislam Yahya'nın en önemli eseri ; Divan'ıdır.Divanda 452 gazel,Sultan 4.Murad'ın gazeline tahmis bulunmaktadır.İbnul emin Mahmut Kemal İnal'ın başkanlığında Süleyman Nazif,Cenap Şehabettin,İsmail Hakkı ve Osman Kemal tarafından eski harflerle basılan Divanın tenkitli yayımı Rekin Ertem ve Hasan Kavruk tarafından gerçekleştirilmiştir.Lütfi Bayraktutan ise Divandan seçmeleri neşretmiştir.

*Şeyhülislam Yahya,Kemalpaşazade'nin Nigaristanını tercüme ve Muhsin Kayseri'nin Manzume-i Feraiz'ini şerh etmiştir.

*Sakiname adlı eserinde tasavvufi anlatım yoğunluktadır.

            ŞEYHÜLİSLAM  BAHAYİ

*Kadılık yapmıştır fakat keyif verici maddelere düşkünlüğünden dolayı görevinden azledilmiştir.

*Kendisine has şiir anlayışı ve üslubuyla Baki'nin şiir tarzını devam ettirmiştir.Güzel söyleyişe önem verip kelime seçiminde titiz davranmıştır.Zarif bir üsluba ve sağlam bir dile sahip olan Bahayi şiirlerinde mana ve hayal dolgunluğuna önem vermiş,mısralarını titizlikle işlemiştir.Şiirleri şekil bakımından kusursuzdur.Özellikle serazat kişiliğinden dolayı şiirlerinde rahat ve serbest bir ifadeyi yakalayan Bahayi Efendi,devrinin şiir anlayışına hakim olan sosyal temalara fazla itibar etmemiştir.

*Şiirdeki kudretini saha çok gazelleriyle sergileyen Bahayi bunların çoğunda aşk,sevgili,hasret gibi konuları işlemiştir.

*Tevhid,münacaat ve naatin bulunmadığı küçük Divan'ında yer yer tasavvufi remizlerden istifade etmiş,sufice bir edaya yer vermiştir.

*Rubailerinin tamamında tasavvufi düşünce belirgin bir şekilde yer almaktadır.

*Klasik şiir geleneği içerisinde Bahayi çok az yazan şairlerdendir.Bundaki neden üsluba çok önem vermesi ve titiz davranmasıdır.

*Yaklaşık 900 beyitten oluşan küçük bir Divan'ı vardır.Divan'ı önce Sadettin Nüzhet Ergun yayımlamış daha sonra Harun Tolasa bu nesirle birlikte İstanbul Kütüphanelerinde yer alan yedi yazmaya dayanarak divanını,şiirlerinin ekseriyetini içine alan bir seçme halinde neşretmiştir.Erdoğan Uludağ ise Divan üzerine yüksek lisans tezi hazırlamıştır.

*Kaynaklara göre keskin bir zekaya ve kuvvetli bir hafızaya sahip olan Bahayi Efendi iyi bir tahsil görmemesine ve ilmi konularda derinleşmemesine rağmen anlayış ve kavrayış gücü sayesinde hemen her meselenin üstesinden kolaylıkla gelmiştir.

             NAİLİ-İ  KADİM

*Kaynaklarda Pirizade diye de bahsedilir.

*19.yy şairlerinden Manastırlı Naili'den ayırmak için Naili-i Kadim diye bahsedilir

*Divan-ı Hümayunda ve Maadin Kaleminde katiplik ederek baş halifeliğe kadar yükselmiştir.

*4.Murad ve 4.Mehmed'e kasideler sunmuş ama beklediğini bulamamıştır.

*Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa'nın gazabına uğrayarak İstanbuldan sürülmüştür.

*Türk şairleri bu yüzyılda Örf-i Şirazi,Kelim-i Hemedani ve Saib-i Tebrizi gibi Sebk-i Hindi şairlerinin etkisi altındadır.Naili de bu tesirin altındadır.Naili bu devir şairleri arasında bu üslubun en güçlü ve en belirgin temsilcisi olarak ortaya çıkmıştır.

*Neşati,Naili'yi hazırlayan ve etkisi altında bırakan simalardandır.

*Hayallerindeki yükseklik ve mübalağalı edasıyla fahriye kasidelerinden Nefi'yi rehber edindiği anlaşılmakla birlikte Naili'nin üslubu Nefi gibi yüksek perdeden ve pervasızca değil ince ve zariftir.Şiirlerinde zaman zaman devlet işlerinin bozukluğundan,uygunsuzluklarından dem vurduğu ve düşmanlarından şikayet ettiği görülür.

*Gazellerini fazla uzatmayak 5 beyitle bitirir.Bundaki amaç lafzı aza indirerek manayı güçlendirmektir.

*Alışılmıl birtakım mazmunları terk ederek yeni mazmunlar kullanmıştır.Şiirlerinin anlaşılması zordur bunda Sebk-i Hindi akımına bağlı olmasının tesiri büyüktür.

*Gazellerinin önemli bir kısmı tasavvufla örtülüdür.Tasavvuf,ayetler,hadisler,islam tarihine göndermeler onun şiirinde anahtar kelimenin ardına gizlenen birer bilmece gibidir.

*Dönemin diğer şairleri gibi dilde sadeleşmeye ve mahallileşmeye önem vermiştir.

*Türk edebiyatında ilk şarkı yazan şairdir.İki tane de ilahi söylemiştir.

*Kasidelerinin çoğunda nesib kısmı bulunmaz.

*Naili'nin tek eseri Divan'ıdır.Divanda 11 şarkı,Hz. Ali,Hasan ve Hüseyin için mersiye,4.Murad,4.Mehmed ve Merzifonlu Kara Mustafa Paşaya kasideler vardır.Divan Haluk İpekten tarafından yayımlanmıştır.Ayşe Mine Yeşiloğlu divan üzerine tahlili bir çalışma yapmıştır.Haluk İpekten ve İskender Pala divandan seçtikleri şiirler üzerine bir inceleme hazırlamışlardır.

                         NEŞATİ

*Asıl adı Ahmed olup Sakıp Dede'nin Sefine'sinde bu isim Süleyman olarak zikredilir.

*İlk şiirlerini at cambazı anlamına gelen Semendi mahlasıyla yazmıştır.Neşati mahlasını ise devrin şeyhülislamının verdiği yada Ağazade tarafından verildiği düşünülmektedir.

*Meşhur mesnevi şarihi ve reisülküttap Sarı Abdullah Efendi'nin kesedarlığı hizmetinde bulunmuştur.Mevlevi tarikatine intisap ederek Gelibolu ve Beşiktaş mevlevihaneleri postnişini Ağazade Mehmed Dede'ye Gelibolu'da intisap etti.

*Neşati'nin ölümü üzerine başta Nabi olmak üzere İbrahim Vehbi Çelebi,Saraybosnalı Rüşdi,Reşid,Faik,Tahir,Kadri,Nazim,Müstakimzade gibi şairler tarih düşürmüşlerdir.

*Neşati,Sarı Abdullah Efendi'ye yakınlığından doalyı Bayrami-Melami tarikatine mensup olarak görünse de buna bir ipucu bulunamamıştır.

*Divanında 4.Murad,4.Mehmed,Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa,Merzifonlu Kara Mustafa Paşa,Kemankeş Mustafa Paşa ve Şeyhülislam Bahayi gibi devletin önde gelen şahsiyetlerine kasideler vardır fakat bunlardan himaye görmemiştir.Sadece Etmekçizade için yazdığı bir mersiyeden onun himayesini gördüğü anlaşılmaktadır.

*Arkadaşı Edirneli Güfti Teşrifatüş Şuarasında ondan kendisinin dert ortağı ve eski arkadaşı olarak bahseder.

*Neşati'nin en önemli özelliği kendisinden sonra gelen birçok şaire hocalık etmesidir.Gerek Esrar Dede tezkiresinde gerek se Fik Reşad'ın Eshaf'ında bu özelliği ısrarla vurgulanır.

*Sadettin Nüzhet onun bir farsça hocası olduğunu bildirir.Bir mevlevi olması sebebiyle şairin bu dersleri Mesnevi eğitimi için verdiği düşünülebilir.

*Neşati,Naili-i Kadim üzerinde derin izler bırakmıştır.

*Neşati Sebk-i Hindi'nin önemli temsilcilerindendir.Nitekim özellikle gazellerindeki engin hayal gücü,mübalağalı ifadeler,orjinal bebzetmeler,mecazlar ve yeni manalar onun hint üslubu ile olan alakasını göstermektedir.

*Neşati söylediği şiirleriyle Nefi takipçici olarak kabul edilmektedir.Neşati'nin kasidelerinde sadece vezin ve kafiye yönünden değil duygu,hayal yönünden de Nefi'ye yakın olduğu görülmektedir.

*Neşati kasidede Nefi'den gazelde ise Sebk-i Hindi'den ve şiirlerini bu tarzda yazan Türk şairlerinden etkilenmiştir.

*Neşati divanında Mevlana övgüsü de yer almaktadır.Divan Sadettin Nüzhet ve Mahmut Kaplan tarafından yayımlanmıştır.Ömer Savran ise divan üzerine tahlili bir çalışma yapmıştır.

*Mesnevi şeklinde nazmettiği 187 beyitlik Hilye-i Enbiya ,Hakani'nin meşhur Hilye'si ve Cevri'nin Hilye-i Çar-yar-ı Güzin'i tarzında bir eser verme düşüncesiyle nazmedilmiştir.

*Neşati'nin 144 beyitlik diğer mesnevisi de Edirne Şehrengizidir.

*Meşhur İran şairi ve Sebk-i Hindi akımının önde gelenlerinden Örfi Şirazi'nin bazı güç beyitlerini açıklama amacıyla kaleme aldığı Şerh-i Müşkilat-ı Urfi küçük bir eser olup Neşati'nin bu üstada duyduğu hayranlığını ve farsça metinlere vukufunu göstermektedir.

*Kavaid-i Deriyye yahut Kavaid-i Fürs adıyla zikredilen kitabı farsça dil bilgisi kitabıdır.Farsça verdiği derslerde bu kitapta yer almaktadır.

*Mahmut Kaplan yaptığı araştırmalar neticesinde şairin Sultan Veled'in 70 beytinin beşer beyitle mesnevi formunda farsça şerhinden oluşan Tufetül Uşşak isimli yeni eserini tesbit etmiştir.

                       FEHİM-İ  KADİM

*İstanbulda Gevrek ve kurabiye satan bir adamın oğludur,Arap asıllıdır.Kaynaklarda Uncuzade diye anılmaktadır.

*Genç yaşlarda Örf-i Şirazi'nin divanını istinsah etmiştir.

*Mısıra gitmeden önce Anadolu şairlerin rezilliğinden,mevki sahipleri kişilerin değer bilmezliğinden ve buradan kurtulma arzusundan bahsetmiştir fakat Mısırda da sıkılan Fehim İstanbula duyduğu hasreti dile getirmeye başlamıştır.Kendisini içkiye veren Fehim bir süre sonra Vatan-ı Asli dediği İstanbul'a gitmek üzere yola çıkar fakat yolda geçirdiği hastalık sebebiyle İstanbula gidemeden  Konya'da vefat eder.

*Fehim'in en önemli özelliği kendine has bir üslubunun olmasıdır.Gazellerinde Pitoresk tasvirler ile günlük olayların gayet tabi bir şekilde yer aldığı görülür.Bunda Sebk-i Hindi'nin yeni anlatım tarzlarını ararken halkın yaşayış ve söyleyişini şiire sokan ifade şeklinin etkisi kendisini göstermektedir.

*Şiirlerinde kendi iç dünyasını anlatan şair,düşünce yerine muhayyileyi,dış dünyadan çok insanın heyecan ve üzüntülerini esas temalar tarzında benimseyen Sebk-i Hindi'nin ilk büyük temsilcilerinden sayılmaktadır.

*Söz sanatları yerine mana sanatlarını kullanma yolunu seçmiştir ve şiirlerinde fazla sözden kaçıp kısa ve öz söyleyişi seçmiştir.Kafiye ve redif kullanımında da bazı yenilikler ortaya koymuştur.

*Örf-i Şirazi tesirinde kalarak yetişen ve erken ölümü dolayısıyla kabiliyetini tam olarak geliştirme fırsatı bulamayan Fehim'in Naili,Neşati,Vecdi,Süruri,Nabi,Cevri,Şeyh Galib,Enderunlu Vasıf,Namık Kemal ve bütün Encümen-i Şuara şairlerini içine alan oldukça geniş bir etki alanı vardır.

*Fazla hacimli olmayan Divan'ını Sadettin Nüzhet ve Tahir Üzgör yayımlamıştır.

*Şehrengiz'i içine yer yer rubai ve gazellerin serpiştirildiği oldukça müstehcen bir üslupla kaleme alınmış bir mesnevidir.

*Bahri Tavil,doksan yedi ''feilatün'' tefilesinden oluşan ilk bölümden sonra sırasıyla Arap,Arnavut,Ermeni,Rum,Yahudi,Tatar,Acem,Kürt,Türk ve kendi ağzından olmak üzere ellişer tefile civarında 10 bölümden meydana gelmiştir.

*Tercüme-i Letaif-i Kümmelin,büyüklerin söylediği saçma gibi görünen ancak ibret verici mahiyette olan seksenden fazla latifeden oluşmaktadır.

*Atasözlerini alfabetik sırayla verdiği ve yer yer müstehcenliğe kaçan Durub-ı Emsal-i Türki isimli bir eseri vardır.

                                   SABRİ

*Sultan 4.Murad'ın nedimlerindendir ve bu hükümdar zamanında şöhret kazanmıştır.

*Edirneli Abdurrahman Hıbri,Enisül Müsamirin adlı eserinde şairin kadılık için gittiği bir Rumeli kasabasında öldüğünü bildirmektedir.

*Kaside alanında Nefi'den sonra en kuvvetli şair kabul edilmektedir.

*Üslup itibariyle Nefi'ye yakındır fakat mübalağada Nefi'den ileri gitmiştir.Nefi'deki heyecan ve mana derinliği Sabri'de yoktur.Onun için şiirlerinde kuruluk sezilir.Bunlara rağmen Nefi tarafından şiirdeki kudreti övülmüştür.

* Sabri'nin küçük bir Divan'ı vardır.Fakat bu Divan bir yanlış anlaşılma sonucu İstanbul'da Sabri Şakir Divanı adıyla basılmıştır.Buna sebep Nefinin, Sabrinin bir mısrasını tazmin ederken kullandığı Sabri Şakir ifadesinin Namık Kemal tarafından Şakir kelimesinin şairin asıl ismi zannedilmesidir.

*Divan'ından başka Hüsnü Dil adında kayıp bir manzum eseri daha vardır.

                                     CEVRİ

*Derviş Abdi Mevlevi'den hat dersleri almış olup günümüze ulaşan yazılarından özellikle ''talik kırması''nı çok güzel yazdığı anlaşılmaktadır.

*Şehname,Tarih-i Vassaf,Künhül Ahbar gibi büyük hacimli eserlerin yanı sıra Mesnevi'yi de yirmi iki defa istinsah ettiği belirtilmektedir.

*Cevri'nin edebi şahsiyetini ortaya koyan en önemli eseri Divan'ıdır.Kasidelerinde Nefi'nin etkisi görülmektedir.Ancak Cevri'nin kaside ve gazelleri gösterişsiz ve ahenksizdir.Ayrıca Cevri'nin şiirlerinde hiciv ve mizaha da rastlanmaz.Gazellerinde yer yer Baki edası hakimdir.

*Özellikle yazmış olduğu terkib-i bend ve tercii bendleriyle dikkati çeken Cevri,Bağdatlı Ruhi ile en güzel şeklini bulan eğilimin bu asırdaki en belirgin temsilcilerindendir.Terkib-i Bendinde Bğdatlı Ruhi'nin etkisi görülmektedir.

*Divan'ı Hüseyin Ayan tarafından yayımlanmıştır.

*Halil-i Tahkikat,Mevlana'nın mesnevisinden seçilen 40 beyte,beşer beyit ilave edilerek oluşturulmuş bir terkib-i bend'dir.Sofu Mehmed Paşa'ya ithaf edilmiştir.Tamamı 415 beyit olan eser Aynul Füyuz ile birlikte basılmıştır.

*Cevri'nin Hilye Çihar Yar-ı Güzin,Aynül Füyuz,Selimname,Melhame ve Nazm-ı Niyaz isimli mesnevileri vardır.Bunlar dışında Muamma Risalesi,Müfredat-ı Tıp Manzumesi,Cevri Tarihi,Terceme-i Ahval-i Hace Hafız-ı Şirazi, Terceme-i Pend-i Attar ve Terceme-i Şehname-i Firdevsi Tusi Cevri'ye atfedilen manzum eserlerdendir.

                                               İSMETİ

*İsmeti iyi huylu,nazik,zeki ve hoşsohbet biri olup bu meziyetleriyle zamanında daima takdir edilmiş,bütün ulema ve şuara meclislerinde neşesi,zekası ve nükteleriyle daima aranmıştır.Ayrıca güzel,inandırıcı ve ikna edici konuşmalarıyla da meşhur olan İsmeti oldukça cimri birisidir.Nitekim Güfti,tezkiresinde onun bu hususiyetini abartarak pek fazla hisset sahibi ve sözünde durmaz bir adam olarak tasvir etmiştir.

*İsmeti,Naili kadar derin ve kudretli olmamasına rağmen üslubunun açıklığı,zevkinin ve hassasiyetinin kuvvetiyle ulema arasında edindiği müstesna yer gibi,devrin belli başlı şairleri arasında da girmeyi başarmıştır.

*Onun asıl değerini gösteren gazelleri olmuştur.Şeyhülislam Yahya ve Bahayi vadisinde söylediği gazelleri sizde ve üsluptaki temizlik,açıklık ve akıcılık;hayaldeki incelik ve derinlik dikkat çekmektedir.Istırap şiirinin hakim teması olarak görülmektedir.Şiirlerinde yer yer hakimane söyleyişlere de rastlanılmaktadır.

*İsmeti'nin küçük divanı Haluk İpekten tarafından yayımlanmıştır.Tülay Söğüt divanı tahlil etmiştir.

*İsmeti ayrıca Birgivi Mehmed Efendi'nin arapça olarak kaleme aldığı Tarikat-ı Muhammediye adlı eserini Türkçeye tercüme etmiştir.

                                      VECDİ

*Divan-ı Hümayunda başarılı bir katip olduğu için Vecdi mahlasını almıştır.Başarısından dolayı Reisülküttap Samipaşazade Mehmed Efendi'nin aracılığıyla beylikçilik makamına getirilmiştir.O da minnet duygusuyla Samipaşazade'yi öven müzeyyel bir gazel yazmıştır.

*Akıcı ve sade gazelleriyle edebiyatımızda ikinci derecede bir şair olarak nitelendirilen Vecdi,bazı beyitlerinde Baki ve Nefi'yi eski,kendisini değişik ve yeni olarak görmektedir.

*Dostu Mezaki'yi üstad olarak saymış ve ona müzeyyel bir gazel yazmıştır.

*Ziya Paşa Harabat'ında her ne kadar Vecdi'yi Nabi ekolüne mensup bir şair olarak görse de,o esasında Sebk-i Hindi özelliği taşıyan bazı beyit ve şiirleri olmasına rağmen daha çok klasik üslupla şiir yazan şairlerin etkisinde kalmıştır.Baki ve Nedim çizgisinde önemli bir şahsiyet olan Vecdi'nin şiir anlayışı üstadı Mezaki gibi sadedir.Bu sadelik sadece dil ve üslıp bakımından değil hayal,mana ve mazmun bakımından da durum böyledir.

*Naili ve onun etkisinde kalan Cevri'nin aksine Vecdi'de daha çok vuzuh vardır.O daha çok Fehim-i Kadim'in yolundan gitmiştir.

*Vecdi aynı zamanda iyi bir hattattır.

*Vecdi'nin yegane eseri küçük Divan'ıdır.Ahmet Mermer yayımlamıştır,Eşref Yanmaz yüksek lisans tezi hazırlamıştır.

                        NEDİM-İ  KADİM

*18.yy meşhur şairi Ahmed Nedim'den ayırmak için Kadim ünvanıyla anılır.

*Nedim-i Kadim,Baki ve Şeyhülislam Yahya ile gelişerek 18.yy'da Nedim'i yetiştiren bir çizgi üzerinde yer almış ve bu tarzda yapıcı olmaktan çok izleyici olmuş bir şahsiyettir.

*Kadim,velut olmayan şahsiyetiyle Nefi,Şeyhülislam Yahya ve Naili gibi şairlerin seviyesine çıkamamasına rağmen yazmış olduğu güzel gazelleriyle döneminde iyi bir şöhrete kavuşmuştur.

*Üslubunun en belirgin özelliği duygu ve hayal derinliğinden çok bunları sade ve külfetsizce dile getirmesidir.

*Bazı şiirlerinde özellikle kasidelerinde anlamın bir beyitte tamamlanmayarak diğer beyitlere geçtiği ''merhun'' beyitlerin fazlalığı dikkati çekmektedir.

*Kadim,şiirlerinde herşeyden evvel mana'yı öne alarak mana'nın zarif bir dille ifadesini esas almıştır.

*Onun tek eseri yaklaşık 500 beyitten oluşan Divan'ıdır.Divan'da mektup yer almaktadır.Osman Horata yayımlamıştır.

                                   NABİ

*Bir mutasarrıfın dikkatini çekerek  24 yaşlarındayken 4.Mehmed'in saltanatı yıllarında İstanbul'a gönderilen Nabi,Musahib Mustafa Paşa'ya intisap ederek kısa zamanda ona divan katibi olmuştur.Padişahın av gezintilerine Paşa'nın maiyetinde katılan şair Lehistan seferine katılarak Kamaniçe'nin fethi üzerine Fetihname-i Kamaniçe'yi kaleme almıştır.

*Edirne'de tertiplenen muhteşem sünnet düğününde bulunarak Surname'yi yazdı.

*Hacca gitmeye niyetlenen şaire yolda rahat etmesi için padişah tarafından ferman verildi.Hac dönüşü Mustafa Paşa'ya kethüda olan şair Tuhfetül Harameyn adlı eserini bu devrede kaleme almıştır.

*Oğlu Ebulhayr için Hayriyye eserini kaleme almıştır.

*Nabi;kaside,tarih düşürme,mesnevi,lügaz,muamma,seyahat,tarih,mektup gibi çeşitli şekil ve türlerde dini,içtimai,siyasi vb. değişik konularda birçok eser vermiştir.Gayet rahat,kolay ve tekellufsuz yazan velut bir şairdir.

*Sebk-i Hindi'nin etkisiyle bazen zincirleme farsça terkipler kullanmış ve yeni mazmunlar bulmuştur.

*Farsça terkipler yanında sağlam ve temiz türkçeyi,halk deyimlerini,atasözlerini de kullanmayı ihmal etmeyerek dengeyi çok iyi sağlamıştır.Edebi sanatlarla mazmunlara da önem veren şair manayı esas almakla birlikte lafzı da ihmal etmemiştir.

*Şairler tarafından çokca kullanılan;gül,bülbül,dudak,boy,servi,çimen gibi kavramların basit tekrarını uygun görmemiş,şairin yenilikler yapması,kimsenin gidemediği güç yollara gitmesi gerektiğini söylemiş,tekrarlanan sözleri bırakıp,yeni ve yüksek manaları avlamayı tavsiye etmiştir.

*Divan'ında orijinal tasvirleriyle Medine,Şam,Halep,Erzurum ve Manisa gibi şehirler üzerine yazdığı şiirler ve özellikle mesnevilerinde daima ilhamını hayattan almıştır.

*Şiirleri şekil yönüyle muhkem olan Nabi,vezne ve kafiyeye hakimdir.

*Nabi edebiyat tarihinde Hikemi Tarz'da kaleme alnımış şiirlerin temsilcisidir.Şiirlerinde sürekli okuyucusuna öğüt verip yol gösterici bir tavır takınmıştır.

*Şevket-i Buhari,Örf-i Şirazi ve Saib-i Tebrizi gibi şairlerin de etkisinde kaldığı anlaşılan Nabi özellikle Saib'in hikmet üzerine kurulu şiir anlayışının türk edebiyatında temsilcisi olarak bilinir.Şiirlerinde çok nadir rastlanan lirizm yerine,onda eşyaya ibretle bakarak bundan bir hikmet çıkarma temayülü hakimdir.

*Nabi'nin Türkçe Divan'ı Halep valisi Silahtar İbrahim Paşa'nın ısrarlarıyla vücuda getirilmiş olup eski edebiyatın en hacimli divanları arasında yer alır.888 tane gazel yer almaktadır.Divan'ı Ali Fuat Bilkan yayımlamıştır.Meserret Diriöz ise tahlili bir çalışma yapmıştır.Ali Fuat Bilkan Nabi'nin hayatını,Halep'te geçirdiği günleri,eserlerindeki soyo-kültürel temaları da yayımlamıştır.

*Farsça yazdığı şiirlerini derlediği eseri Divançe-i Farisi'dir.

*Molla Cami'nin manzum kırk hadisinin Türkçeye tercümesinden oluşan Hadis-i Erbain'i vardır.

*Nabi'nin en meşhur eseri oğlu için yazmış olduğu Hayriyye adlı mesnevidir.Oğluna nasihat olarak yazdığı bu eseri aslında bütün gençlere yol göstermesi için kaleme almıştır.

*Hayrabad mesnevisi ise kısmen Feridüddin-i Attar'dan tercümedir.Sonu hicran ve hüsranla biten mesnevilerin aksine vuslatla biten bir eserdir.

*587 Beyit tutarındaki Surname'si Sultan Mehmed'in şehzadelerinin on beş gün süren sünnet düğünü eğlence ve etkinliklerini anlatan bir mesnevidir.

*Hac ziyaretinden yaklaşık 5 yıl kadar sonra kaleme aldığı Tuhfetül Harameyn ve Veysi'nin Hz. Muhammed'in doğumundan Bedir Gazvesine kadar yazdığı siyerine ek olmak üzere kaleme aldığı Zeyl-i Siyer-i Veysi onun nesir eserlerindendir.

                                    BOSNALI  SABİT

*Paşmakcızade Seyyid Ali'ye yazdığı kaside'de belittiğine göre bir keresinde eşkiya yağmasına uğramış,kızı eşkiyalara esir düşmüştür,İsmail adlı oğlu Tunca nehrinde boğulmuştur.

*Tekfurdağı müftülüğünde bulunduğu sırada Edhem ü Hüma mesnevisini kaleme almıştır.

*Konya mevleviyetine getirilince Mevlana için medhiye yazmıştır.

*Ramazan ayı münasebetiyle yazdığı Ramazaniyye son eserlerindendir.

*Nabi ile aynı ay içinde vefat etmiştir.

*Uzun boylu,uzun sakallı,fazla konuşmayı sevmeyen biri olduğu rivayet edilir.Sohbetlerde konuşup latife söylemekten çekinen Sabit nazmıyla herkesi şaşırtmıştır.

''Ben söz söyleyemiyorum.Bereket versin kalemim biraz söylüyor.O da söylemese çatlardım.''

*Atasözleri,deyimler ve Türkçenin kıvrak ifadelerinden çokca yararlanan Sabit,sürekli olarak taklitçilikten kaçınmıştır ve kendine has bir üslubun temsilcisi olmuştur.

*Zaman zaman çok nadir görülen ifadeler kullanmış,bazen de çok basit sözler ve garip ifadeler kullanmıştır.Bazılarına göre Sabit,eski şiirde yeni bir dil kullanarak milli üslubu oluşturan ilk şairlerden sayarlar.

*Çorlulu Ali Paşa Camii ve Hamamı için yazdığı kasidedeki tasvirlerinde ince sanatkar ruhunu ortaya koymayı başaran şair hikemi tarzda yazdığı şiirlerinde içine düştüğü sonuk üsluptan kendisini kurtaramamıştır.

*Divan'ında bazen müstehcen ifadeler yer vermiştir.(balgam,uyuz,tükürmek,gübre,piyaz).Divan Turgut Karacan tarafından yayımlanmıştır.

*Yerli ve tamamen orijinal olan Derename ve Berbername gibi biraz da alışılmadık ve müstehcen konularda kendine has üslubuyla kaleme aldığı mesnevileriyle kendisinden sonra gelen Enderunlu Fazıl ve Enderunlu Vasıf gibi şairlere öncülük etmiştir.

*Kırım Hanı Selim Giray'ın Rus ordusuna karşı kazandığı Prekop zaferini anlatan 426 beyitlik bir Zafername'si,bir de Sultan 3.Ahmed'e sunduğu manzum ve mensur bir Hadis-i Erbain Tercüme ve Tefsir'i vardır.

                                            HALETİ

*Sultan 3.Murad'ın hocası alim ve şair Azmi Efendi'nin oğludur.

*Sultan 2.Osman'ın taht'a geçmesi üzerine sunduğu Arz-ı Hal mesnevisiyle Mısır kadılığına getirilmiştir.

*Katip Çelebi,Osmanlı tarihinde Kınalızade Ali Efendi ve Azmizade Haleti kadar çok okuyan ve araştıran bir alim daha olmadığını belirtmektedir.Nitekim öldüğünde her birinin kenarında 4bin kitap bulunmuştur.

*Şiirlerinde yaşadığı hayattan,değerinin bilinmediğinden ve haksızlıklılara uğradığından sık sık şikayet etmiştir.

*Bağdatlı Ruhi bir kıtasında Haleti'nin güzel şiirleriyle gönüllerde yer tuttuğunu söylemiştir.

*Haleti edebiyatımızda şiirlerinden çok rubaileriyle tanınmıştır.O rubailerinin hem değeri hem de sayısı bakımından aşılamamış bir şairdir.Yaklaşık 1000 tane rubai'si vardır.

*Haleti,Divan'ını Sultan 3.Mehmed adına tertip etmiştir.Oldukça hacimli bir Divan'dır.

*Haleti'nin hayatı,eserleri ve edebi kişiliği üzerine Bayram Ali Kaya tarafından doktora tezi hazırlanmıştır.

*Divanda yer alan rubai'ler ayrıca Rubaiyyat-ı Haleti adıyla bir araya getirilmiştir.

*Cevat Yerdelen Haleti'nin rubaileri üzerine doktora tezi yapmıştır.

*Sakiname'si Bayram Ali Kaya tarafından yayımlanmış olup eksik olan Mihr ü Mah mesnevisinden başka pek çok şerh,haşiye ve talikatı da vardır.Devrindeki bazı kişilere yazdığı mektupların toplandığı Münşeat'ı,onun inşa sanatındaki ustalığını göstermesi bakımından önemlidir.

                     ŞAİR      PADİŞAHLAR

BAHTİ-------------------->1.AHMED

FARİSİ-------------------->2.OSMAN

VEFAİ--------------------->4.MEHMED

AHMED------------------->2.AHMED

 

 

18.Yüzyıla Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı

*Siyasi otoritenin zayıfladığı Şeybanilerin yerini Astarhanlar almıştır.

*Bu yüzyılda Orta Asyadaki medeni faaliyetlerde gözle görülür bir düşüş yaşanmıştır. Ortaya konulan eserler basit taklit ve tercümelerdir.

*Buhara ve çevresinde Çağatay Edebiyatı gittikçe gerilediği halde, Hive ve Hokand çevrelerindeki siyasi gelişmelere paralel olarak canlı bir edebi faaliyet göze çarpmaktadır. Ancak bunlar Ali Şir Nevai ve Fuzuli’yi taklitten ileri gidemeyen çalışmalardır.

*Bu dönemin temsilcileri ;

*Baba Rahim-i Nemengani ( Bu asrın başında Belh’de idam edilmiştir. Divan sahibidir. )

*Nevbeti ( Divan sahibidir. )

*Abdülmecid Harabati ( Divan sahibi. )

*Hüveyda ( Divan sahibidir ve Rahat-ı Dil adlı eseri vardır. )

*Gazi ( Divan sahibidir. )

*Mevlana Yahya ( Hive Şairidir )

*Seyyid Muhammed (Hive Şairi, Şir Gazi sülalesindendir, Gülşen-i İkbal adlı eseri vardır. )

*2.Ebulgazi ( Hive şairi, Beyza mahlasını kullanmıştır. )

*Bu asırda yetişerek Yesevi tarzında şiirler yazan, bazen şiirlerinde aruz veznini kullanan şairler ;

Mahdum Kulı, Şems-i Özkendi, Ubeydi, Fakiri, Bihbudi, Şühudi, Gazali, Tufeyli ve Raci .

  1. yy Azeri Sahası Türk Edebiyatı

*Astarabadlı Mirza Muhammed Mehdi Han ( Nadir Şah’ın katibi ve vakanüvistir, Senglah adlı büyük Türkçe-Farsça sözlüğü hazırlamıştır. Bu eserin mebanil luga adlı ilk bölümü Çağatay, Azeri ve Osmanlı Türkçeleri hakkında bilgi veren bir gramerdir.)

*Mehmed Münşi ( Nesir alanında tanınmıştır, Dini ve edebi ilimlerin yanında matematik, astronomi gibi ilimlerle de ilgilenmiştir. )

*Nizamüddin Muhammed-i Dehharkani ( Ehli Beyt ile ilgili yazdığı Muhammesiyle tanınır. )

*Seyyid Fettah-i Meragi ( Mahlası İşrak, Farsça şiirleri, Riyazul Futuh adlı mesnevisi, Türkçe şiirleri, mesnevileri ve mersiyeleri vardır. )

*Hoylu Hacı Hudaverdi ( Mahlası Taib, Türkçe mersiyeleriyle tanınmıştır. )

*Mirza Abdurrezzak ( Mahlası Neşe, Divan sahibidir. )

*Murtaza Kulu Han ( Mahlası Nami, Bu asrın en kudretli şairi, Osmanlı Türkçesine yakın tarzda yazdığı şiirlerini tanzir edenler arasında Nedim de vardır. )

*Vakıf ( Diğer adı Molla Penah, Asrın diğer önemli ve kudretli şairi, Kafkas Türküdür, Klasik şiirde üstaddır, klasik şiir estetiğiyle halk söyleyişini kaynaştırmıştır. )

  1. yy Osmanlı Sahası Türk Edebiyatı

*Asrın başında Nedim, sonunda ise Şeyh Galip bu yüzyılın en kudretli şairleridir.Bunda asrın başında 3.Ahmed ve sonunda 3.Selim’in sanat ve sanatkara ilgi gösterip desteklemeleri etkili olmuştur. )

*Bu dönem şairleri önceleri hikmet ve hünerle elde edilen edebi seviyeyi, bu dönemde mahalli unsurları, gündelik hayatı ve konuşma dilini şiirin malzemesi yaparak yakalamaya çalışmışlardır.

*Kaynaklarda ‘’Şiir’’ ve ‘’Şair Asrı’’ olarak kabul edilen 18.yy şair kadrosu bakımından klasik edebiyatın en geniş ve zengin dönemidir. Bu asırda 1322 şair yetişmiştir, bunlardan 168 tanesinin divanı vardır. Üstad sayılabilecek şairlerin sayısı çok azdır. Kaynaklar ‘’Sabit’ten itibaren her taşın altından bir şair çıkıyor ‘’ diye bunu belirtmiştir.

*Bu dönemde bazı şairler ‘’şair’’ ile müteşair’’i ayırt etmeleri için ‘’ reis-i şairan’’lık görevine getirilmişlerdir. Sünbülzade Vehbi şiirin ayaklar altına alındığı bu dönemde kendisine şair denmesinden utandığını ifade etmesi de bu durumu yansıtmaktadır.

*Edebiyat ve sanatın merkezleri ; İstanbul,   Edirne, Bursa, Diyarbakır ve Balkanlar.

*Bu devir bir nazire edebiyatı görünümündedir. Bunda Damad İbrahim Paşa’nın etkisi büyüktür.

*Yüzyılın başında gazelde Nabi, Kasidede ise Nefi en fazla tanzir edilen şairlerdir.Baki, Fuzuli, Şeyhülislam Yahya ve Sabit şiirlerine belli oranda nazireler yazılan diğer şairlerdir.

*Asrın başında Nedim, sonunda Şeyh Galip’in yetişerek farklı bir ses ve tarzda ortaya çıkmalarıyla dönem şairleri yeni bir ivme yakalamışlardır. Nedim kendisine en çok nazire yazılan şairdir. Salim gibi şiirinden ziyade tezkiresiyle tanınan bir şairin gazeline 150 nazire yazılması, nazire geleneğinin bu asırda ulaştığı durumu yansıtmaktadır.

*Beliğ ve Neyli, her şiirin tanzir edilemeyeceğini, nazirenin ‘’taklit’’ ve ‘’tekit’’ seviyesinde kalamayacağını ifade ederek nazire yazmanın kendilerine yakışmayacağını belirtmişler ve şiirde ‘’kudemanın köhne tarzı’’ örnekleri hem divan hem de ezberlerde fazlasıyla bulunduğu için bunları terk edip yeni olanı bulmak gerektiğini söylemişlerdir.

*’’Yeni’’ bazı şairlere göre Nedim’in, bazılarına göre Şevket-i Buhari, Saib-i Tebrizi ve Kelim’in şiiridir. Şeyh Galip’ göre ise Nabi ile Nedim tarzı ‘’köhne vadilerdir’’. Aslında ‘’Yeni’’ mecazi anlatımıyla Şevket-i Buhari’nin şiiri olup, bu tarzı ilk defa kendisi icat ederek şiir zeminini tazelemiştir.

Bu yüzyılda müşterek gazel sayısında artış yaşanmıştır. Bunlar edebi kaygı gözetmeksizin daha çok hoşça vakit geçirmek için yazılmış şiirlerdir.

Geçen asırda Rami, Nabi, Vecdi gibi şairlerde örnekleri görülen bu yöneliş, bu dönemde özellikle İstanbul’da bir muhit veya mekan etrafında toplanan şairler arasında oldukça rağbet görmüştür. Hatta Beylikçi İzzet gibi bazı şairlerin şiirlerinde 7’ye kadar çıkmıştır.

Nabi’nin Hikemi tarzını benimseyenler ; Sabit, Dürri, Kami, Sami, Selim, Raşid, İzzet Ali Paşa, Seyyid Vehbi, Çelebizade Asım, Koca Ragıp Paşa, Hazık, Fıtnat Hanım, Haşmet.

Bunların içerisinden sadece Koca Ragıp Paşa Nabi’nin akıcılığını yakalayabilmiştir.

Nabi tarzında şiir söyleyip sonradan Nedim’e yönelenler ; Sünbülzade Vehbi, Kami, Raşid, Neyli, İzzet Ali Paşa, Seyyid Vehbi, Fıtnat Hanım.

Nabi ve Nedim etkisinden uzak kalan şairler ; Osmanzade Taib, Nazım, Nahifi, Hatem, Esrar Dede

Şeyh Galib’in de içinde bulunduğu genç şairlere Hoca Neşet’in Saib-i Tebrizi ve Şevket-i Buhari’nin şiirlerini okutmasıyla Sebk-i Hindi akımı kendini göstermiştir. Şeyh Galip ve Sami dışında önemli bir temsilci yetişmemiştir. Sebk-i Hindi akımının etkisiyle tarih , muamma ve lügaz türünde eserlerde artış yaşanmıştır. Dürri özellikle de Süruri manzum tarih düşürmede asrın en önemli temsilcileridir. Faiz ve Şakir padişahlar için yazılan tarihleri Mecmua-i Tevarih’te toplamışlardır.

*Mahalli tarz ; Necati Bey, Tacizade Cafer Çelebi, Nevizade Atayi ve Sabit’te görülür. Biçimden öze doğru giden bir gelişim gösterir. Sabit’in önemli bir merhala oluşturduğu bu tarz Nedim ile güçlü ve zarif bir senteze ulaşmıştır.

Nedim’in asıl takipçisi olarak görülen İzzet Ali Paşa’nın dışında Vahid, Neyli İsmail Beliğ, Çelebizade Asım, Seyyid Vehbi Nedim tarzında şiirler söylemişlerdir.

Enderunlu Fazıl, mahalli unsurları ve dış alemi oldukça amiyane ve kaba bir üslupla aksettirmiştir.

Hece Vezniyle şiir yazan şairler ; Vahid Mahtumi, Nedim, Necib (3.Ahmed), Şeyh Galip, İlhami (3.Selim), Nahifi.

Bunların arasında en çok dikkat çeken hece vezniyle yazdığı 32 şiiriyle Vahid Mahtumi’dir.

Klasik Üslup ; Baki ve Şeyhülislam Yahya’nın önderlik ettiği, manadan çok ahenge önem verilen, tasannudan uzak, zarif, açık ve nükteli söyleyişin temsil ettiği üsluptur.

Bu yy’da temsilcileri ; Nazım Yahya, Esrar Dede, Enis Nahifi, Beylikçi İzzet, Nevres-i Kadim, Pertev, Kırımlı Rahmi.

Şeyh Galib’in özellikle divanında yer alan şiirlerde bu üslubun özellikleri görülür.

*En çok rağbet gören nazım şekli gazeldir.

*Nedim dönem şairleri üzerine Nabi etkisini kırarak kendisini kabul ettirmiştir.

*Dönemin başlıca gazel şairleri ; Vahid Mahtumi, Esrar Dede, Nahifi, Fıtnat, Seyyid Vehbi, Sünbülzade Vehbi, Kami, Sami

*Şeyh Galip 371 gazel yazmıştır.

*Geçen asırlara göre kaside sayısında azalma meydana gelmiştir. Bunda şüphesiz 3Ahmed ve 3.Selim dışındaki sultanların ve devlet adamlarının şairlere olan ilgisinin azalması ve tarih nazmetme geleneğinin önem kazanması etkili olmuştur.

*Mevlevi şairleri kaside söylemeyi el etek öpmeye benzettikleri için divanlarında kasideye yer vermemişlerdir.

*Dönemin başlıca kaside şairleri ; Nedim, Şeyh Galip, Sünbülzade Vehbi, Seyyih Vehbi, Nevresi-i Kadim, Kami, Sami, Neyli

*Bu asırda şarkı türünde belirgin bir artış görülür.Koşma ve Türkünün etkisiyle murabbada ortaya çıkan bazı değişikliklerle oluşmuştur.

*Şarkı türünün ilk örnekleri 16.yy şairlerinden Ubeydi ve 17.yy şairlerinden Ubeydi’de görülür.Nazım, Nedim, Şeyh Galip, Vahid, Enderunlu Fazıl bu dönemde şarkılarıyla ön plana çıkmışlardır.

*Nedim her konuda yazdığı şarkılarıyla bu türün alanını genişletmiştir.

*Vahid yazdığı 101 şarkıyla dikkat çeken bir isimdir.

*3.Ahmed şair, hattat vw müzisyen bir hükümdardır. Ahmedi ve Necibi mahlaslarını kullanmıştır. Kuran nüshası istinsah etmiştir, Sultan Ahmet çeşmesinin kitabesini yazmıştır, Topkapı sarayındaki Besmeleyi yazmıştır, iki kütüphane kurdurmuştur, şairleri,sanatkarları himayesi altına almıştır.

*Hanende ve bestekar Reşid Çelebi, Ney ve Tambur üstadı Eyüplü Şeyh Mehmed Rıza Efendi, şair ve bestekar Yahya Nazım, İki yüzden fazla eseri bulunan Başhanende Hasan Ağa dönemli önemli sanatkarlarıdır.

 

  1. Yüzyıl Mesnevileri

*Mesnevide gerileme ve zayıflama kendisini yavaş yavaş hissettirmeye başlamıştır. Ancak dönemin birçok mesnevisinde gerçek konuların ve sosyal çevrelerin esas alınması, sanatçının dönemin sosyal, siyasi ve kültürel konular hakkında değerlendirmede bulunması, bir önceki asrın alegorik mesnevilerinden farklı bir anlayışın gelişmesine zemin hazırlamıştır. Bu da geçmiş asırlardan farklı olarak yerli malzemeye temayülü göstermektedir.

*Çift kahramanlı aşk ve macera konulu mesneviler itibardan düşmüş, yerine orijinal ve topluma mesaj da veren realist aşk hikayeleri yazılmıştır.

*Dini-ahlaki-tasavvufi mesnevilerde fark edilir bir azalma olmuş ancak diğer türlere göre yine belli oranda rağbet bulmuştur.

*Mahalli unsurlarla örülü realist eserlerde gözle görülür bir artış kaydedilmiştir. Bunların çoğunun orijinal eserler oluşu dikkat çekmektedir.

*Mesnevilerin beyit sayıları geçmişe oranla daha azalmıştır. Beyit sayılarında görülen azalma hem de kısa olmaları nedeniyle bu asır mesnevilerinin belli bir oranda müstakil bir eser olarak kaleme alınmadığı, bizatihi şairlerin oluşturdukları Divanlarda kendilerine yer bulduğu görülmektedir.

*Yaklaşık 190 mesnevi kaleme alınmıştır.3 tanesinin nüshaları mevcut değildir.78 tane dini-ahlaki-tasavvufi , 20 tanesi aşk konulu (2 tanesi temsili-alegorik) , 9 tanesi tarihi-destani-menkabevi , 13 tanesi Şehrengiz , 5 tanesi Sakiname , 14 tanesi Sergüzeştname hasbihal arz-ı hal , 2 tanesi kutsal yerleri anlatan mesneviler , 13 tanesi menzum sözlük , 22 tanesi diğer konularda yazılan mesnevilerdir.

Dini-Ahlaki-Tasavvufi Mesneviler

*17.Asırda olduğu gibi bu yüzyılda da dini-ahlaki-tasavvufi mesnevilerin hem sayısında hem de türünde önemli azalma olmuştur. Özellikle tasavvufi konulu mesnevilerde bir iki önemsiz örnek dışında rastlanmaz. Dini-ahlaki mesneviler biraz daha rağbet görmüştür. Özellikle öğüt vermek için yazılan mesnevilerin sayısı diğerlerine nazaran daha fazladır.

*Sünbülzade Vehbi-Lütfiyye (Hayriyye’nin orijinalitesine sahip olmamasına rağmen o eserden hareketle kaleme alınmıştır, muhtevası beğenilmiştir. )

*Nahifi-Mevlana’nın mesnevisini aynı vezin ve formda üslubunu da koruyarak mükemmel bir şekilde Türkçeye tercüme etmiştir, asrın en önemli eserlerindendir.

*Vasık mahlasını kullanan İlahizade Mehmed Emin-Allah’ın varlığından, birliğinden, kudretinden ve gücünden bahseden bir mesnevi kaleme almıştır.Divanında yer alan bu şiir 28 beyittir ve mefailün mefailün feulün kalıbıyla yazılmıştır.

*Hacı Mehmed-Manzum Şerhi Esmaül Hüsna ( mefailün mefailün feulün , 1764 yılında , Allah’ın her bir ismini çeşitli sayıdaki beyitlerle şerh etmiştir. )

*Hakim mahlasını kullanan Mehmed Efendi-Manzum Şerhi Esmaül Hüsna ( feilatün mefailün feulün , 300 beyit , Allah’ın her bir ismi üçer beyitle açıklanmıştır ve bu isimlerin havassını da ihtiva eden mensur açıklama yapmıştır )

*İsmail Beliğ-Gül-i Sad Berg ( İbadetlerle ilgili seçilmiş yüz hadisten her birinin birer beyitle açıklandığı manzum yüz hadis tercümesidir, Her hadis bir gül yaprağına benzetilerek tamamı için 100 yapraklı gül çağrışımı yapılmıştır, dili sade , üslubu güzel , 183 beyit, feilatün feilatün feilün)

                 MEVLİD

*Nahifi-Mevlid ( müfteilün müfteilün failün , 1111 beyit, Hz. Peygamberin doğumu detaylı şekilde anlatılmış hayatının diğer safhaları kısaca özetlenmiştir, didaktik mahiyettedir, üslubu ağırdır, dili kurudur, belirli kültür seviyesine ulaşmış kişilere hitap eden bir eserdir. )

*Lalizade Edib-Mevlid ( 213 beyit, failatün failatün failün, Mevlid merasimlerinde okunmak için değil de sanat eseri ortaya koymak amacıyla yazılmıştır, muğlak-sanatlı ve kapalı bir anlatım, tasvirlerle doludur, olaylara çok az yer verilmiştir. )

*Abdullah Salahi Uşşaki-Mevlid ( Sadece mevlid ve miraz fasılları yer almaktadır, Hz. Paygamberin doğumu ve mirac’da Cenab-ı Hak ile konuşması geniş olarak anlatılmıştır. )

*Vasık-(Hz. Peygamberin doğumundan önceki olayları, doğumunu, mucizelerini, miraç hadisesini ihtiva eden bir mesnevi kaleme almıştır, mefailün mefailün feulün, 103 beyit, eserde Hz. Ömer’in Medayin fethine de yer verilmiştir. )

*Vasık’ın ( feilatün feilatün feilün kalıbıyla yazılan 19 beyitten oluşan na’t konulu bir mesnevisi daha vardır. )

*İbrahim Hanif Mehmed Kazım-Manzum Siyer-i Nebi ( Eserin diğer adı Şerafetname, failatün failatün failün, 3.Selim’e takdim edilmiştir, 3 cilttir ama 2 cildi eksiktir. )

*Uşşakizade Seyyid İbrahim Hasib Efendi-Manzum Siyer-i Nebi

*Vahid Mahtumi-(Hz. Peygamber, Hz. Ebu Bekir, Hz. Osman, Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hakkında mesnevi kaleme almıştır. )

*Asrın diğer mevlid yazarları ; Ahmed- Mürşidi, Darendeli Bekai, Beyzade Mustafa, Necibi, Mehmed Hamdi Hüseyni, Selami Şeyh Mustafa, Akif.

Esma-i Nebi ( Hz. Peygamberin Kuran-ı Kerim ve diğer mukaddes kitaplar ile hadislerde geçen isimlerinin yanında dini ve edebi eserlerde onu vasfetmek için kullanılan isim, sıfat, künye ve lakapları ihtiva eden eserlerdir. )

*Hasib-i Üsküdari-Dürretül Esma ( Şeyh Muhammed Süleyman Cuzuli’nin Delailul hayrat ve Şevarıkul Envar fi Zikris Salat Alennebiyyil adlı mensur salavat mecmuasından seçtiği 201 ismin manzım olarak şerh edildiği eserdir , hacimli bir eserdir, mefailün mefailün feulün )

*Nazim Yahya Efendi ( Hz. Peygamber’in 99 isminin yer aldığı 20 beyitlik mesnevi yamzıştır. )

HİCRET

*Nahifi-Hicretün Nebi ( müfteilün müfteilün failün, 788 beyit, sebeb-i telif ve hatime bölümleri yok, eser besmele, hamdele, tevhid ve naat bölümleriyle başlamıştır, Hz. Peygamberin çocukluğundan başlayarak hicret hadisesi detaylı olarak anlatılmıştır, edebi sanatlar bakımından başarılıdır, naat mahiyetindedir, )

*Şeyhülislam İshak Efendi-Bisetname ( Hz. Muhammed’in peygamberliğini konu edinir, feilatün mefailün feulün, beyit sayısı Hz. Muhammed’ peygamberlik verilişinden vefatına kadar geçen yirmi üç senenin aylarının toplamı kadardır 278 beyiti yer yer mucizelere de yer verilmiştir, eserin dili sadedir çünkü eser halk’a hitap ediyor. )

*Abdulbaki Arif Efendi-Miraciyye ( 6 değişik aruz kalıplarını kullanmıştır, 321 beyit, Hz. Peygamber’in hayatı etrafında kaleme alınan mesnevilerdendir, 12 beyitlik tevhid ve 11 beyitlik münacaat ile başlanarak Hz. Peygamberin Mirac hadisesinden itibaren en yüksek feleğe ulaşması konu edinilmiştir. )

*Süleyman Nahifi-Miracün Nebi ( 1159 beyit, müfteilün müfteilün failün, sahih hadislere dayanılarak Hz. Peygamber’in göğe çıkışı ele alınmıştır, doğru rivayetler tercih edilmiştir. )

*Şeyh İsmail Hakkı Bursevi-Miraciyye ( 475 beyit, failatün failatün failün, 1709 tarihinde, sanatlı üslup, müellifi meşayihten olduğundan dini-tasavvufi miraciyye örneğidir, muhteva zenginliğiyle türünün en güzel örneklerindendir, 10 bölümdür. )

*Nayi Osman Dede-Miracün Nebi Aleyhis Selam ( Mehmed Nasuhi Efendi’nin isteği üzerine yazılmıştır, failatün failatün failün, 107 beyit, bu miraciyye’nin yazıldığı tarihten itibaren her yıl Recep ayının 27.gecesi yani mirac kandilinde tekkelerde okunması gelenek halini almıştır. )

*Mecidi-Haza Miraciyye-i Risalet penah Aleyhisselam ( 289 beyit, mefailün mefailün feulün, lirik üslup )

*Hafız Ömer Yenişehir-i Fenari-Miraciyye ( 1790 tarihinde, failatün failatün failün, 318 beyit, klasik mesnevi tertibine uygun değildir, Hz Peygamber’in biri cismani, diğerleri ruhani olmak üzere 34 miracı belirtilmiştir, en çok Hz. Peygamber ile Cenab-ı Hak arasında geçen konuşmalara yer verilmiştir. Züh, takva, namaz gibi konular işlenerek nasihatname gibi eser oluşturmuştur. )

*Nayi Osman Dede-Ravzatil-icaz fi Mucizatil Mümtaz ( müfteilün müfteilün failün, 2351 beyit, Kuran-I Kerim’de zikredilen tüm peygamberlerin mucizelerini ihtiva etmesi bakımından orijinal olan eser baştan sona mesnevi nazım şekli ve aynı aruz kalıbıyla yazılmıştır.Hz. Peygamberin mucizelerinin diğer peygamberlerden üstün olduğunu savunarak bir bakıma Vesiletün Necat adlı eserde olduğu gibi Hz. Peygamber’in üstünlüğü ele alınmıştır, Nuh ile Hz. Peygamberin mucizeleri de detaylı oalrak karşılaştırılmıştır. )

*Nahifi-Gazavatname-i Nebevi ( nüshası kayıp, feulün feulün feulün feul , Hz. Peygamberin savaşlarını konu alır, farsça, 1000 beyit, )

*Nevres Kadim ( Bedir gazvesini anlatan bir eseri vardır, telif hüviyete sahiptir, arkaşının isteği üzerine kaleme alınmıştır, dili ve üslubu sadedir, mefulü mefailün feulün, 371 beyit. )

*Mazlumzade Mustafa Hüseyin el halebi-Risale-i Bedriyye ( Eserin diğer adı Manzume-i Esami-i Ashab-i Bedr, 401 beyit, iki bölümdür, gazvenin ele alındığı 1.bölüm 313 beyittir ki bu sayı savaşa katılan sahabe sayısıdır, 2.bölümde ise Ashab-ı Bedr’in faziletlerine dair rivayetler Buhari ve Feth-i Bari’de yer alan hadis metinleri arapça olarak kaydedilmiştir,1.bölüm feilatün mefailün feulün, ikinci bölüm failatün failatün failün, son hatime bölümü ise müstefilün müstefilün failün )

*Hakani’nin Cıgalazade Yusuf Sinan Paşa’ya sunduğu Hz. Peygamber’in güzelliklerini, vücut yapısını anlatan Hilye-i Saadet’in etkisiyle bu yüzyılda eserler kaleme alınmıştır. )

*Arif Süleyman-Hilye-i Nebevi ( Hakani’nin hilyesine nazire, 463 beyit, feilatün feilatün feilün, eserin sonunda şair itiraf ve istigase başlığı altında eseri yazma sebebini açıklamıştır. )

*Seyyid Mehmed Efendi-Nazire-i Hilye-i Hakani ( feilatün feilatün feilün, 422 beyit, Mustafa Özkat’a göre Hakani’nin serine nazire değildir. )

*Abdullah Salah-ı Uşşaki-Hilye-i Hasaneynil-ahseneyn ( Hakani’ye nazire, feilatün feilatün feilün, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hilyelerinden oluşur, 413 beyit, konusu itibariyle orijinal, konusu arap alfabesine göre tertiplenmiş naat tarzının yeniliği dikkat çekmektedir )

*Nahifi-Hilyetül Envar ( Müfteilün müfteilün failün, 2870 beyit, Naatlerden oluşan divan şeklindedir ama esasında hilye türünden bir mesnevidir, eser Hilye-I Hakani’ye nazire olarak yazılan Cevri’nin Hilye Çihar Yar-ı Güzin ve Neşati’nin Hilye-I Enbiyasından sonra türünün edebiyatımızdaki en başarılı örneklerindendir, Hakani’den farklı olarak Hz. Peygamber’in portresini daha geniş şekilde tasvir etmiştir. )

*Selami ( Hz. Peygamber’in dış vasıflarını tasvir eden bir hilyesi vardır, sıradandır, matbu divanının başında yer almaktadır. )

*İstanbullu Nati Mustafa Bey-Hilyei Aşere-i Mübeşşere ( cennetle müjdelenmiş on sahabe hakkında, 200 beyit, Hanbel’in naklettiği hadis’e göre Hz. Peygamber’in sağlığında cennet gidecekleri müjdelenen on büyük sahabeden 4 halife dışında altı sahabenin hilyesine yer verilmiştir )

*Nuri Osman-ı Hanyevi-Hz. Hasan ve Hüseyin için hilye kaleme almıştır, Türkçe divanındadır. )

*Bu dönemde Hz. Peygamberin fiziki yapısı, beşeri yönü ve hayat tarsi ile ilgili Şemail Şerif’ler kaleme alınmıştır.

*Mazlumi Hüseyin el Halebi-Tercüme-i Şemail Şerif ( 3000 beyit, Tirmizi’nin Şemail’inin aruzun 16 farklı kalıbının kullanılarak Türkçey nazmen tercümesidir, 52 başlık vardır )

*Eskişehirli Aynı Ekber Şeyh Muhammed-Manzum Şemail Şerif ( Tirmizi’nin Şemail’inden hareketle oluşturulmuştur, 1639 beyit, feilatün feilatün feilün, 15 bölüm başlığı arapça olarak aynen kullanılmıştır,eserde Hz. Paygember’in sevdiği yemekler, yatağı, ağlayışı, yürüyüşü vs konulardan bahsedilmiştir. )

Hazret-i Mevlana ile ilgili

*Lutfi Mehmed Dede-Hilye-i Mevlana ( Bu konuda yazılan ilk eser, Mevlana’nın fiziki ve manevi portresi, feilatün feilatün feilün, 126 beyit )

*Bursalı Ali Rıza-Hilye-i Hazret-i Mevlana ( Lutfi Mehmed Dede’den sonra yazılan ikinci mevlana hilyesidir, feilatün mefailün feulün, konusu itibariyle orijinaldir. )

*Neccarzade Şeyh Rıza-Hilye-i Hace Bahaeddin Şeyh Nakşibendi ( failatün failatün falatün failün, 75 beyit, şah’ı nakşibendi hakkında kaleme alınmıştır, suretten ziyade siret ön plandadır eser bu yönüyle diğer hilyelerden ayrılmaktadır, elsine-i selase yani Türkçe,Farsça ve Arapça olarak oluşturulmuştur.)

*Konusu itibariyle dikkati çeken eserlerden olup Matlaul Fecr olarak da anılan Risale-i Regaibiyye Salahi’nin edebiyatımıza kazandırdığı bir türdür, üç ayrı dille yazılan eserin Türkçesi Regaibiyye, Arapçası Rakımetül acaib fi leyletir regaib, Farsçası Destançe Acaib der Leyle Regaib, arapça ve farsça olanlar Türkçe olanın tercümeleri hüviyetindedir, Hz. Muhammed’in regaib gecesi ana rahmine düştüğü rivayetine dayanılarak mucizeleri anlatılır )

*Arif Süleyman Efendi-Regaibiyye ( Salahi’nin serine muhtemelen farsça naziredir, 129 beyit, mirac konusu ayrıntılı şekilde ele alındığından mirac- nebi türünden bir eserdir, Süleymaniye kütüphanesinde 3 nüshası vardır. )

*Şakir Ahmed Paşa-Tertib-i Nefis ( Surelerin adı ve kaçar ayetten oluştukları, secde ayetleri, ihtilaf edilen ayetlerin neler olduğu ve bazı ayetlerin faziletleri üçer beyitle açıklanmıştır,Ayrıca Kuran cüzlerinin hangi surede ve hangi ayette başladığı belirtilmiştir,Şair özellikle müttefik ve muhtelif ayetler konusundaki eserlerin arapça olarak kaleme alınmasından dolayı, bu ayetler üzerinde durmayı tercih etmiştir, 489 beyit )

*Şakir Ahmed Paşa-Ravd-ı Verd ( İki ayrı mesneviden oluşur, ilk mesnevi esmaül hüsna şerhi, ikincisi ise gazve-i  Bedr Azamül Gazavat adlı mesnevilerdir. )

*Bu asırda toplumu özellikle de çocukları eğitmek, terbiye etmek ve yetiştirmek amacıyla çeşitli Nasihatname’lerin kaleme alındığı görülmektedir.

*Sünbülzade Vehbi-Lutfiyye-i Vehbi ( Oğlu Lütfullah’ın güzel huylara sahip olarak büyümesi ve yüce rütbelere erişmesi’ne yardımcı olması düşüncesiyle nabi’nin Hayriyye’si örnek alınarak yazılmıştır, iki beyitlik tarih kıtasıyla birlikte 1181 beyittir, bir haftada yazılmıştır, eğiticilik yönü ağır basar, ahenk ve titizlikten yoksun bir eserdir, Nabi’nin eserinde orijinaliteye sahip olmamasına ragmen özellikle muhtevasından dolayı beğenilmiştir. )

*Sünbülzade Vehbi-Nasihatname-i Vehbi ( 140 beyit, failatün failatün failün )

*Zarifi-Pendname ( Bu dönemde yazılan nasihatnameler arasında en çok dikkat çekenidir, 135 fasıl, sade dil, failatün failatün failün,eserin sonunda yer alan risale-i tasavvufname ile birlikte 1174 beyitten oluşmaktadır. )

*Seyyid Mehmed Emrullah Emiri Çelebi-Nasihatname-i Emiri ( failatün failatün failün, 196 beyit, oğluna hitaben yazdığı sosyal konular içeren kısa mesnevidir. )

*Müellifi belli olmayan Öğütname adlı eser mefailün mefailün feulün kalıbıyla yazılmıştır, eserde dünyanın fani olduğu, ölüm ve insanın belli yaş dönemleriyle ilgili öğütleri işlenir, 99 beyittir.

*Diyarbakırlı Seyyih Ahmed Mürşid Efendi-Pend-i Mürşidi ( Eserin diğer adı Nasihatneme-i Mürşidi, Aydınlı Müridi’nin Pend-i Rical adlı serine nazire olarak yazılmıştır, 13.yy’dan beri gelen dini-didadktik eserlerin genel üslubuna uygundur, halkın anlayabileceği seviyededir, hiçbir yenilik orijinallik göstermez, bu tipte yazılmış eserlerin özeti,temsilcisi veya mistik bir örneği mahiyetindedir, mevlid ve muhammediye ile birlikte en çok okunan eserlerdendir, eski geleneksel islam dini kültürünü yeniden benimsetmiştir. )

*Edirneli Örfi-Nasihatname ( Kamil kimsede bulunması gereken özellikler ele alınmıştır, 47 beyit, mefailün mefailün feulün )

*Necib ( Sultan 3.Ahmed )-Nasihatname ( 1.Mahmud için kaleme alınmıştır. )

*Kaygulu Halil-Hadiül Uşşak ( Eserin diğer adı Muhammediyye Sani, Konu ve tertip bakımından Muhammediye’ye çok benzer, Yazıcıoğlunun Muhammediyesi, Mürşidi’nin Ahmediye’si ve benzeri eserlerde olduğu gibi dinden, ilahi aşktan , ibadetten, peygamberlerden bahseder, 16lı hece ölçüsü kaside nazım şekliyle yazılmış manzumelerle 8’li 11’li mesneviler birbirini takip eder, dili sadedir, edebiyatımızda önemli bir hüviyete sahiptir. )

*Naimüddin Temeşvari-Pendname-i Naimüddin ( mefailün mefailün feulün, 399 beyit, Eserin diğer adı Silk-i Cevahir, Eserin büyük bölümü Güvahi’nin Pendnamesinden aynen alınmış beyitlerden oluşur, sadece Sultan 3.Mustafa ve Sadrazam Mehmed Paşa övgüsünde kaleme alınan şiirler şaire aittir. )

*Ahmed Raşid-Pendname-i Lokman Hekim Terceme Manzumesi (farsça yazılmış Pendname-i Lokman Hekim Cihet-i Ferzend adlı eserden tercümedir, Kuranda geçen Lokman Hekimin öğütlerini içerir, Nasihatname türünde çocukları eğitmek amacıyla, Öğütlerin kesinlikle uyulması gerektiği vutgulanmıştır, 34 başlık 158 beyittir. )

*Şeyh İbrahim Nazira-Pendname ( eser kayıptır )

*Ahmed Rasim Efendi-Pend-i Attar Tercümesi ( Mehmet Tahir’e göre )

*Nazım ve Lebib bu asırda Nasihatname kaleme alan diğer şahsiyetlerdir.

*Vahid Mahtumi-Sergüzeşt-i garib-i Bağdadi ( didaktik, müfteilün müfteilün failün, 120 beyit, Garib bağdadi’nin başından geçen olaylar masalsı üslupla anlatılmıştır )

*Lebib-i Amidi-Tarif-i Erkan-ı Salatiyye Haricen ve Dahilen başlıklı 13 beyitten oluşan, namazın şartlarını ihtiva eden bir eserdir.

*İslam aleminin mukaddes şehirlerinin fazilerine, tarihine ve çeşitli hususiyetlerine dair ya da mabed, şahıs, halife ve milletlerin faziletlerine dair yazılan eserlere Faziletname denir.

*Nahifi-Fazilet-i Savm-i Şehri Ramazan ( Oruç tutmanın faziletinden, fıtır sadakasından bahsedilmiştir, 253 beyit, failatün failatün failün )

*Esrar Dede-Mübarekname-i Esrar ( Mevlevi tarikatında yapılan sema’nın mahiyetini belirtmek amacıyla kaleme alınmıştır, 145 beyittir, tasavvufi-didaktik, hüküm cümlelerinden oluşan açıklayıcı monoton bir üslup vardır, ahenk oluşturmak için mısra başı kafiyeler kullanmıştır, Remel bahrinin uzun kalıbı kullanılmıştr, Esrar Dede’nin matbu divanının sonundadır. )

*Esrar Dede-Fütüvvetname ( Ahiliğin ahlakı yönünü anlatır, Mevlevilere hediye edilmiştir, sıradan bir mesnevidir. )

*İbrahim Hakkı-Vasl-name ( feulün feulün feulün feul, 116 beyit. )

*Zati Süleyman Efendi-Sevanihun Nevadir fi Marifetil Anasır ( anasır-ı erbaa’dan, alem-i ekber ve alem-i asgar’dan,aklı kül,aklı müsebbih,aklı maad ve aklı maaş’ın ne olduğundan bahsedilir, 14.yy tekke şiirini 18.yy osm. Toplumuna sunmuştur, tekke edebiyatının çöküşünü gösteren orijinallikten uzak bir eserdir.)

*Erzurumlu İbrahim Hakkı-Aşk-name ( Mevlana’ya izafe edilen Aşkname’nin beyit beyit manzum tercümesidir, Bazı nüshalara göre Mevlana’nın Işknamesinin beyti beytine tercümesidir,ilahi aşk anlatılmıştır. )

*Nahifi-Türk illerinde en çok saygı gören, en çok okunan Mesnevi-i Manevi’yi kelimesi kelimesine aynı vezinde ve formda Türkçe’ye tercüme etmiştir.Ahenk’e dikkat edilmiştir,Mesnevi tercümesinin aslı ve tercümesi 4 cilt halinde Amil Çelebioğlu tarafından yayımlanmıştır. )

*Nahifi-Enfüsül Ahak ( dini-tasavvufi, ibret alma düşüncesinden hareketle dünya hayatındaki nefislerin insan-ı kamil olma yolunda ki akt etmesi gerekn aşamalar ele alınmıştır, Şeriat,tarikat,marifet, hikmet merhaleleri akıcı şekilde yer almıştır. )

*Hoca Neşet-Tufan-ı Marifet ( Mirza Bidil’e naziredir, kainat hakkındaki felsefi düşünceler, farsça mesnevi,, )

*Neyli-feilatün mefailün feulün kalıbıyla bir rahibin müslüman oluşuyla ilgili 73 beyitlik hikaye kaleme almıştır.

*Mustafa Kail-Name-i Işk ( Tasavvufi dört hikayeden oluşur. )

*Seyyid İbrahim Muhammed Agah-Şurutus Salat ( namaz, abdest ve gusül konularındadır, şiirsellik yönünden zayıftır, 55 beyit, failatün failatün failatün failün )

                  AŞK MESNEVİLERİ

Bu dönemde çift kahramanlı aşk hikayelerinden Leyla vü Mecnun, Yusuf u Züleyha, Hüsrev ü Şirin ve Vamık u Azra kaleme alınmıştır.Diğerleri ise görülmemektedir.

*Bu asırda Defter-i Aşk ve Füruzname gibi orijinal ve okuyucuya mesaj da veren aşk hikayelerinin de kaleme alındığı görülmektedir.Aşk konusunda dahi mesaj verme kaygısı Türk milletinin yaptığı her işin sonunda fayda gözetmesinin bir sonucudur.

*Örfi-Leyla vü Mecnun ( Leyla vü Mecnun hikayesini oluşturan vakaların ekseriyetinin çıkraıldığı eser hakiki aşkın Mecnun’da tecellisi tasvir edildikten sonra bitirilmiştir.Böylece esere tasavvufi bir hüviyet verilmek istenmiştir, Anadoluda yazılan türünün son örneğidir. )

*Edirneli Örfi-Mahabbetname ( Kendi aşkıyla Leyla vü Mecnun arasında ilgi kurarak kaleme almıştır,eserde hulasa aşk-ı hakikat başlığında bir murabba, mersive ve terkib-i bend yer almaktadır. ) Rıfat Bütün’e göre bu iki eser bir arada bütünlük göstermektedir.

*Andelib-Leyla vü Mecnun ( Manzum-mensur karışıktır, aruz ve hece vezi vardır. )

*Nakam-Leyla vü Mecnun ( Türkçe yazılan Leyla vü Mecnunların sonuncusudur )

*Vehbi-Leyla vü Mecnun ( Faizi tarafından yazılmaya başlanan eseri tamamlamıştır.bugün kayıp olan eserden alınan 9 beyit salim tezkiresinde kayıtlıdır. )

*Safayi’ye göre Azun adlı şair Leyla vü Mecnun kaleme almıştır.

*Şeyh Galip Mefailün mefailün feulün kalıbıyla yazdığı 18 beyitlik mesnevide ilahi aşk yönüyle Leyla vü Mecnun’a değinmiştir.

*Ahmed-i Mürşidi-Yusuf-u Züleyha ( failatün failatün failün, 2590 beyit, konuları bakımından yusuf kıssası ve daha önce yazılan yusuf u züleyhalarla benzerlik gösterir, halkı bilgilendirmek amacıyla sade dil, mahalli unsurlar, atasözleri, bölüm sonunda salat u selam )

*Oflu Bilal Efendi-Yusuf u Züleyha ( Diğer yazılanların aksine 5 değişik aruz kalıbı kullanılmıştır, bir manzume iki değişik kalıpla yazılmıştır,yusuf ile züleyha’nın aşkından ziyade Yusuf peygamberin hayatını da ihtiva eder, Kuran’ı esas olarak almıştır, Vehb ibni mürebbih ve Mücahid’in rivayetlerinden yararlanmıştır. )

*Köprülüzade Esad Paşa-Yusuf-u Züleyha ( Eksik bir nüshası günümüze ulaşmıştıri kurgu bakımından Hamdullah Hamdi’nin mesnevisine benzer )

*Kerküklü Nevruzi-Yusuf-u Züleyha ( 7844 beyit, iki bölüm, Kuran’dan, çeşitli tefsirlerden ve Cami’nin yusuf u züleyha kıssasından etkilenilerek yazılmıştır)

*Hevai-Yusuf u Züleyha ( Eser kayıptır )

*Salim bin Mustafa bin Ahmed-Hüsrev-ü Şirin ( Sultan 3.ahmed’e sunmuştur. )

*Kuburizade Abdurrahman Rahimi-Vamık u Azra ( Eser bugün için kayıptır )

*Enderunlu Fazıl-Defter-i Aşk ( Yaşayıp sonradan pişman olduğu 22 aşk macerasından dördünden bahseder, ilahi aşkın tarifiyle başlanarak platonik bir boyut kazandırılmak istenmiştir, İsmail karakteri aracılığıyla tensel zevki adet edinenlerin sonunu gözlemleriyle okurlarına göstermiştir, verilmek ,istenen mesaj tağyir yani başkalaşmadır,ona göre mecazi aşk sadece bir araçtır bir galattır, Allah aşkının önemini vurgulamıştır,mahalli unsurlar ve çingene düğünü bölümü çok başarılıdır. )

*Kami-Firuzname ( klasik mesnevi tertibine uygun değildir, bir hükümdarın azat ettiği kölesinin eşine karşı duyduğu aşkı konu edinir. )

*Sünbülzade Vehbi-Şevk-Engiz (Sabit’in etkisiyle yazmıştır, 785 beyit, bir zenperest ile mahbubperest arasında geçen kadın ve erkek güzelliği ile ten hazları konusundaki tartışmayı münazara şeklinde vermiştir, eserde geçen eşya vb. Isimlerde cinsel telmihlerle verilmiştir, müstehcen beyitler vardır,eserin sonunda ilahi aşka ulaşan kahramanlar vardır,Bu eser Enderunlu Fazıl’ın Defter-i Aşk ve Zenanname isimli eserleriyle birlikte basılmıştır. )

*Raşid-Sıhhab-Abad ( Sultan 3. Ahmed’in hastalığından derinden etkilenilerek onun duçar olduğu hastalıktan kurtulması için kaleme alınmıştır. )

*Vahid Mahtumi-Name-i Aşıkane-i Manzum ( Klasik şiirin aşk anlayışı vardır, manzum mektup örneklerindendir, sevenin ağzından sevgiliye yazılmıştır. )

TEMSİLİ / ALEGORİK MESNEVİLER

*Şeyh Galib-Hüsnü Aşk ( sultan sühan menem diğer nist sözünü perçinleyen eserdir, Nabi’nin Hayrabad adlı eserine benzer mesnevi yazılmayacağı iddaa edilmiş bunun üzerine bu eser kaleme alınmıştır, mefulü mefailün feulün, 6 ayda yazılmıştır, 2042 beyitten ve 6’şar bentlik 4 adet terdiyye’den oluşur, Hüsn ile Aşk arasında geçen aşk tamamen tasavvufi remizlerle ve sembollerle anlatılmıştır, şair eserin başında eseri diğerlerinden farklı bir şekilde kaleme aldığını belirtmiştir, mecazi aşktan hakiki aşk’a, kesretten vahdete geçiş anlatılır.,Hüsn:İlahi güzellik, Aşk:ilahi güzelliğe ulaşmak isteyen derviş, Mekteb-i Edeb:tekke, ben-i mahabbet:tarikat mensupları, ismet:dürüstlük, hoşruba:aklı çelen nefis, mollayı cünun ve sühan:mürşid/şeyh, )

*Refi-i Amidi-Can-u Canan ( Şeyh Galip’in serine nazire, Nabi’yi Şeyh Galip’in kınamasından kurtarma ve onun eserinin beş beytine bile nazire yazamayacağı iddiasına cevap verme düşüncesiyle kaleme alınmıştır,bir müridin seyri sülük’ü anlatılmıştır. )

TARİHİ-DESTANİ-MENKABEVİ MESNEVİLER

*En başarılı dönem 15. Ve 16.yy

*Seyyid Vehbi-Sulhiyye ( Savunmaya geçişin ya da zihniyet dünyasındaki değişimin tipik bir göstergesidir. )

*Kami-Behcetül Feyha ( Bağdat valise Hasan Paşa’nın aşiret isyanlarını bastırması ve imar çalışmalarını konu edinmektedir. )

*Antakyalı Münif-Zafername ( Belgrad kalesinin fethedilmesi üzerine yazılmıştır. )

*Bekai-Gazavat-ı Seyyid Battal Gazi ( Sadrazam silahtar Mehmed Paşa’ya takdim etmiştir, 6664 beyit, 11-14.yy’da anadoluda teşekkül eden dini-destani halk hikayesinin manzum halidir. )

*Hasib-Silkül Leal Ali Osman ( 18bin beyit, kaside nazım şekli,Osm. Dev. Kuruluşundan başlayarak Fatih dönemi sonuna kadar vuku bulan olayları sultanlara göre bölümlere ayırarak anlatmıştır, Gelibolulu Ali’nin Künhül Ahbar adlı eserini kendine rehber edinmiştir, Latifi,Aşık Çelebi gibi tezkire yazarlarının eserlerinden de faydalanmıştır. Edebiyatımızda yayınlanan 2.manzum tezkiredir,Menderes Coşkum yayımlamıştır.)

*Vasık-Medhiyye (Köprülüzade Ahmed Paşa’nın sadrazam olması üzerine kaleme almıştır. )

*Nati Mustafa Bey-Edhem-Name (İbrahim Edhem’in menkıbelerini konu alır.)

*Arpaeminizade Mustafa Sami ( Yemen Melihi Tubba’yı konu alan bir mesnevi kaleme almıştır. )

*Balıkesirli Raşih-Vasf-ı Ashaf- Kehf ü Naat-ı Rakim ( ashaf-ı kehf yani mağara yaranı hakkındadır, aruzun çeşitli kalıpları kullanılmıştır, 4422 beyit,tir. )

ŞEHRENGİZLER

*15.yy’da Mesihi’nin Bursa Şehrengizi bu türün ilk örneğidir.

*Bu yy’da yazılanların en önemli özelliği yerli ve realist olmalarıdır.

*Beliğ-Ayine-i Huban ( Bursa’nın erkek güzellerini anlatır. )

*Enderunlu Fazıl-Huban-name ( Reisülküttab Ebu Bekir Ratib Efendi’ye atfolunmuştur, sevgilinin hangi memlekette güzel çoktur sorusuna sevap vermek amacıyla kaleme alınmıştır, çeşitli coğrafi bilgiler vermilmiştir. )

*Enderunlu Fazıl-Zenanname ( Hindistan’dan Yeni Dünya’ya kadar erkek güzelleri, edebiyatımızda avrupa kültürünü yansıtır, çeşitli milletlerin özellikleri verilmiştir,bedii zevkten yoksun mahalli unsurlar vardır,çeşitli milletlerin kadın güzellerinden de bahseder, Eser bir erkeğin cinsi latifin yani güzel kızın beğenisini nasıl kazanacağını anlatır, ideal güzel 15 yaşında siyah saçlı, siyah gözlü, fidan boylu, nazik, ikide bir abu demeyen kız olmalıdır. Anadolu kadınlarının yürek yakacak kadar güzel olmadıklarını belirtir, zarafer ve güzellik sembolü Istanbul kadınları, iran,rum,çerkez ve gürcü güzellerini beğenen şair,yahudi,ermeni ve ruslardan öfkeyle bahseder mısırlıları küçümser, matbu nüshasının müstehcenliği dolayısıyla Mustafa reşid paşa tarafından toplattırılması ilginçtir. )

*Vahid Mahtumi-Lalezar ( Yenişehir şehrengizidir, şehrin ileri gelen dört güzelinin isteği üzerine kaleme alınmıştır, 11 erkek güzel ele alınmıştır, üslup ve muhteva yönünden şehrengiz türünün başarılı örneklerindendir, Yenişehirin sosyal ve kültürel hayatını da yansıtır, lalenin çeşitli isimleri de eserde yer alır. )

*Subhizade Aziz-İstanbulda yaşayan Salih isimde bir güzelin övgüsünde şehrengiz yazmıştır.

*Rasih-Şehrengiz

*Mustafa Fenni-Sahilname ( Türünün ilk örneğidir, uzun aruz kalıbıyla yazılmıştır. Konusu itibariyle original ve ilginçtir, Galata’dan başlanarak Rumeli sahilleri ile Anadolu Hisarından Fenerbahçeye doğru yer alan anadolu kıyılarında bulunan beyitler birer beyitle anlatılmıştır, 63 semte değinilmiştir, deyim-mecazlar bol, zeka ve hayal gücüne dayanan mizahi söyleyiş )

*İzzet Efendi-Fenni’nin Sahilnamesine nazire yazmıştır, 65 semtin özellikleri, )

*Ruhi-İstanbulname ( 350 beyit )

*Kami-Tuhfetüz Zevra ( 581 beyit, Bağdatta medfun velileri müstakil başlıklar altında tanıtmıştır,Basra,Küfe ve Kerbela’da zikredilmiştir. )

*Sarıcazade Ramiz-Edirnede bulunan tekkelere dair bir mesnevi kaleme almıştır.

*Hasib-Dergehname (İstanbulda bulunan 97 tekkeyle ilgilidir. )

*Muzika Hümayum hocalarından Emin Efendi-Kethidazade Arif Efendi’nin menakıbı sonuna Dergahname adıyla yeni kurulan on tekkenin ismini eklemiştir.

*Neyli-Mekke-i Mükerreme mevlevihanesinin medhi hakkında 13beyitlik mesnevi yazmıştır)

SAKİNAMELER

İçki,kadeh,sürahi ve musikiden bahseden manzum eserlerdir.

*Subhizade Feyzi-Nevizade Atayi’yi takip etmeye çalışmıştır, 4 mesnevisini divanıyla birlikte hamse olarak nitelendirmiştir, Heft Seyyare dışındaki Miratı Alem Nüma olarak da anılan Miratı Suret numa ve Aşk Name’nin her ne kadar isimleri farklı ise de bu 3 eserin Atayi’nin Sakiname’si tarzında kaleme aldındığı görülmektedir, Miratı Alem Numa’nın Atayi’nin Sakinamesinden ayrılan en belirgin yanı Boğaz ve Hisar tasvirlerinin yer almayışı, içki sofrası mezelerinin ‘’ sıfat nukl letafet aver başlığında işlenmesi, meyin tasavvufi boyutuyla ele alınması, Safaneme’de anadoluhisarı ve rumelihisarı semtlerini biraz daha genişleterek anlatmıştır, Atayi’de ki anlatım gücüne ulaşamamıştır, Heft Seyyare ise 1 tevhid, ve 1 naatten sonra birer günde yazıldığı belirtilen 100 ile 310 beyit arasında değişen orijinal 7 hikaye ve hatimeden oluşmaktadır.

*Şeyhi Mehmed Efendi-Sakiname ( 111 beyit )

*Benlizade İzzet-Sakiname ( 300 beyit, manzum hikaye )

*Beliğ-Terkib-i Bend

*Şeyh Galip ve Tayyar Mahmud Paşa ve Hoşa Neşed Tercii bend şeklinde sakiname yazmışlardır.

*SERGÜZEŞTNAME-HASBİ HAL-ARZI HAL

*Beliğ-Sergüzeştname Fakir Azimeti Tokad ( Bursadan Tokat’a giderken çektiği sıkıntıları anlatmıştır )

*Katib Osman-Sergüzeştname Katib Osman ( şairin çocukluk yıllarından başlayarak yaşlılığına kadar olan dönemdeki başından geçen olayları kapsar.eser edebi değerden ziyade18.yy osm. Toplumu hakkında bilgiler vermesi bakımından önemlidir. )

*Kani-Hasbi Hal (Sosyal eleştiri )

*Hasan Yaver-Gül-i Sad Berg ( çok yemenin zararları az yemenin faydaları )

*Vahid Mahtumi-Arzı Hal Mahtumi Beray Sultan Mahmud Han

*Vahid Mahtumi-Medhi Kapudan Paşa ve Arzı Hali Vahid isimli arzı hali vardır.(Lalezar isimli şehrengizin sonunda yer alır.)

*Reşid,Fıtnat Hanım ve Nazım arzı hal kaleme alan diğer şairlerdir.

KUTSAL YERLERİ ANLATAN MESNEVİLER

*Bosnalı Muhlis-Delilül menahil ve Mürşidül Merahil ( manzum hac seyahatnamesidir,menziller arası saat mesafesi belirtilmiştir, İstanbuldan Mısıra kadar deniz yolculuğunda gördüğü yerleri eserinde anlatmıştır, rapor niteliği taşır. )

*Natık-Tuhfetül Harameyn ( Hacca gidişini ve bu yolculuk esnasında ziyaret ettiği yerleri anlatmıştır,2789 beyit, 21 gazel 18 rubai )

BUNLARIN DIŞINDAKİ MESNEVİLER

*Nazir İbrahim-Beyan Huruf Tehecci ( harflerin lügat anlamları, kullanılışları, Kuran-ı Kerimde ki sayısı, farsçada ki manalarından bahseder. )

*İsmail Hakki Bursevi-Maani Huruful Tehecci ( Nazir İbrahim’in eseri tarzındadır,mesnevi nazım şekliyle ve uzun aruz kalıbıyla yazılmıştır. )

*Enderunlu Hasan Yaver-Fenniyye Eşar ( Şiir,şair ve edebi kurallardan bahseder )

*Arpaeminizade Mustafa Sami-Vahid Mahtumi’nin şiir ve inşasını öven mesnevisi ve musiki makamlarından bahseden mesnevisi vardır.

*Sünbülzade Vehbi-Sultan 3.Selim’e divanını nasıl oluşturduğuna dair bir dibace mukaddime kaleme almıştır.

*Salim-Kendini övmek için fahriyye tarzında mesnevi kaleme almıştır.

*Kami-Çocukların dili ile ilgili mesnevi kaleme almıştır.

*Cemali Uşşaki-Uşşaki Silsilenamesi

*Haşim Baba-Mesnevi tarzında mesnevi kaleme almıştır.

*Lebib-Hüsnü Hat ile ilgili mesnevi kaleme almıştır.

*Erzurumlu İbrahim Hakkı-Kıyafetname ( Bu yy’da kıyafet ilmiyle ilgili yazılmış tek eserdir,Hamdi’nin eseri gibi meşhurdur, müfteilün failün kalıbı,141 beyit. )

*Kami-Mektup hakkında mesnevi kaleme almıştır.

*Safayi Rasih:Manzum mektub kaleme almıştır.

*Neyli:Edirne güzellerini tanıttığı bir mektubu vardır.

*Lebib-i Amidi:Abdullah Efendi’ye yazılmış 60 beyitlik mektubu vardır

*Mehmed Esad, Vahid Mahtumi ve Salim bu asırda mektup yazan diğer şairlerdir.

*Kıssa-i Erve’ler mefailün mefailün feulün kalıbıyla yazılır.

MANZUM SÖZLÜKLER

*Abdurrahman Zaidi Konevi-Tevfiye ( Arapça-farsça-türkçe manzum sözlük )

*Antakyalı Şeyh Ahmed-Se Zeban ( arapça-farsça-türkçe manzum sözlük ve gramer kitabı, bu dilleri bilmeyen çocuklara yardımcı olmak için yazılmıştır, farsça ve arapça kelimeler Tuhfe-i Şahidi ve Lügat İbni Ferişte’den derlenmiştir. )

*Eşref Feyzi-Lügat Feyzi ( eserin diğer adı Hoş Eda, arapça-farsça-türkçe manzum sözlük, tuhfe-i şahidi’ye naziredir )

*Ahmed Resmi İbrahim Giridi-Nazmı Giridi ( arapça-farsça-türkçe manzum sözlük )

*Mustafa Keskin b. Osman-Manzumei Keskin ( Tuhfe-i Şahidi’ye nazire, manzum arapça-farsça-türkçe sözlük ,kıtaların sonunda bir mısra türkçe diğer mısrada bunun yanında farsça tercümesi olarak birere beyit yazılmış,kıtanın sonu tuhfe-i şahidi’nin hümayun beyitlerinden seçilmiştir.)

*Hafız Abdullah Halil-Tuhfetül Hafız ( arapça-farsça-türkçe manzum sözlük, mesleklerden de bahsedilmiştir. )

*Mustafa ilmi b. İbrahim-Tuhvetül İhvan ve Hediyyetüs Sıbyan ( Sıbyan mektebinde arapça öğrenen öğrencilere farsçayı da öğretmek amacıyla kaleme alınmıştır.lügat Feriştehoğlu’nun türkçe ve farsçaya tercümesidir. )

*Sünbülzade Vehbi-Tuhfe-i Vehbi ( Tuhfe-i Şahidi’den sonra en çok okunan farsça-türkçe sözlüktür )

*Şemsi-Tuhfe ( farsça-türkçe manzum sözlük, eserde yer alan farsça kelimeler mevlana’nın mesnevisi, Sadi’nin Bostan-ı Gülistan’ı ve Tuhfe-i Şahidi’den derlenmiştir. )

*Osman Şakir Mustafayi Bozoki-Müsellesname Şakir ( arapça-farsça-türkçe manzum sözlük, müellifin hafızasında kalan kelimelerin nazmedilemesiyle oluşturulmuştur,)

*Sünbülzade Vehbi-Nuhbe-i Vehbi ( Tuhfei Vehbi’nin çok ilgi görmesi üzerine 3.selime ithafen yazılan manzum arapça-türkçe lügattir,120 eserin özeti,Tuhfe’nin gördüğü ilgiyi görmemiştir,Yayaköylü Reşid Efendi şerh yazmıştır. )

*Yusufyan Han-Tuhfe-i Rumi(rumca-türkçe manzum sözlük )

*Hanyalı Nuri-Lügat Manzume Nuriye ( rumca-türkçe manzum sözlük )

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Rate this blog entry:
0
Acikogretim edebiyat bitirdi, ogretmen, bilgisayar bagimlisi, siirsever insan. Tek dersi 100 ulke gezmeden olmemek.

Achievements

  • No comments made yet. Be the first to submit a comment

Leave your comment

Guest
Guest Pazartesi, 20 Ocak 2020