Ders özetleri ve deneme sınavları için tıklayın.

 

1. Dönem Ders Özetleri                                   2. Dönem Ders Özetleri
3. Dönem Ders Özetleri                                   4. Dönem Ders Özetleri
5. Dönem Ders Özetleri                                   6. Dönem Ders Özetleri
7. Dönem Ders Özetleri                                   8. Dönem Ders Özetleri

 

Facebook Grubumuza Katılıp Ders Çalışmak İçin Tıklayınız.

                     

Facebook Grubumuza Katılmak İçin Burayı Tıklayın

Yazıların Cumhuriyeti

Kelimeler, kelimeler, kelimeler...

  • Home
    Home This is where you can find all the blog posts throughout the site.
  • Categories
    Categories Displays a list of categories from this blog.
  • Bloggers
    Bloggers Search for your favorite blogger from this site.
  • Login
    Login Login form

Kahve Bahane...

Posted by on in Fevri
  • Font size: Larger Smaller
  • Hits: 2363
  • Subscribe to this entry
  • Print

Kahve...Sabahları komşuların sebeb-i ziyareti, güne uyanamayanların yegane içeceği. Kırk yıl hatırlı, günün ilk öğününün isim babası, sohbetin bahanesi...Kız isteme törenlerinin gediklisi, damat adaylarının korkulu rüyası...Odun ateşinde kavrulup dibeklerde dövüleni, bakır cezvede pişeni makbul; her daim "orta"sı bulunabilen efsane. Bir de falı...Köpüğünde göz göz olan nazarları, üç vakte kadar kısmeti, kabaran yürekleriyle meşhur...

Zihni açtığı, düşünceyi berraklaştırdığı için şairlerin, yazarların, edebiyatçıların biricik dostu. Hatta en yakın rakibi çayla tatlı bir çekişme içinde bu konuda. Ünü ülke sınırlarını aşmış, dünya restoranlarının da menüsüne dahil olmuş milli gururumuz...

Kahve kelimesi, Arapça “kahva” kelimesinden dilimize geçmiştir. Türk kahvesi ise, Türkler tarafından bulunan kahve hazırlama ve pişirme yönteminin adıdır. Arap yarımadasında kahve meyvesinin kaynatılmasıyla elde edilen içecek, bu pişirme yöntemi sayesinde asıl tadına ulaşmıştır. Yanında ikram edilen su genellikle kahveden sonra içilse de bazı kaynaklar bize suyun kahveden önce içilmesi gerektiğini, böylece ağzın kahve lezzetine hazırlandığını ifade etmektedir.

Kahvehane kültürünün de mimarı olan kahve, İstanbul’da ilk kez 1550’lerde açılan ve giderek yaygınlaşan kahvehanelerde dost meclislerine eşlik etti. Erkek egemen olan bu kahvehaneler önceleri kahve içmek, kitap okumak, sohbet etmek için uğranılan mekanlar olsa da daha sonra iktidar tarafından  “miskinlerin buluşma mekanı ve fitne yuvası” olarak görülmüş ve kapatılma yoluna gidilmiştir. Buna rağmen zaman içinde sayıları gittikçe artan kahvehaneler, Osmanlı sosyal hayatının önemli bir parçasını oluşturmuştur.

Kahvenin bu denli öneme sahip olması, ekonomik değişiminin topluma yansımasına da neden olmuştur. Geçtiğimiz yüzyılda, kahve fiyatlarının arttırılması üzerine, Sadullah İzzet Bey tarafından şu beyit söylenmiştir:

  Kahve narhın arttıran kahve gibi çeksin azâb                                                             Hem yanıp hem rû-siyâh hem hurd ola hem gark-ı âb (*)

(Kahvenin fiyatını yükselten, inşallah kahve gibi azap çekerek hem yanar, hem yüzü kapkara olur, hem un-ufak parçalanıp döğülür ve hatta hem de suya batar!…)

Günümüzde, değişik rakipleri olsa da, kahvenin hayatımızdaki önemi ve önceliği hiç azalmadan devam etmekte…Bunun en güzel örneği olarak 2013 yılında “Türk Kahvesi Kültürü ve Geleneği”nin, UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne kabul edilmesini gösterebiliriz.

 

(*) Kahve Molası, İskender Pala, Kapı Yayınları s.60

Rate this blog entry:
2
Bitmek bilmeyen okuma ve yazma aşkıyla, hayallerimin peşindeyim...

Achievements

Author's recent posts
  • Kurucu
    Kurucu Pazar, 21 Eylül 2014

    gerçekten müthiş özetlemişsiniz gönlünüze sağlık

  • esra
    esra Cuma, 19 Eylül 2014

    Gözdecim kahve bahane yazdiklarin şahane canim :)

    Reply Cancel

Leave your comment

Guest
Guest Cumartesi, 07 Aralık 2019