Ders özetleri ve deneme sınavları için tıklayın.

 

1. Dönem Ders Özetleri                                   2. Dönem Ders Özetleri
3. Dönem Ders Özetleri                                   4. Dönem Ders Özetleri
5. Dönem Ders Özetleri                                   6. Dönem Ders Özetleri
7. Dönem Ders Özetleri                                   8. Dönem Ders Özetleri

 

Facebook Grubumuza Katılıp Ders Çalışmak İçin Tıklayınız.

                     

Facebook Grubumuza Katılmak İçin Burayı Tıklayın

Hikâye,deneme ve şiir

Ufuk çizgisini dahi göremediğim ama yürümekten de asla sıkılmadığım Edebiyat yolunda,hem yürürken karşıma çıkan güzellikleri hem de yer yer kalemimden dökülen kelimeleri siz değerli edebiyat severlerle paylaşabilmek umuduyla..

  • Home
    Home This is where you can find all the blog posts throughout the site.
  • Categories
    Categories Displays a list of categories from this blog.
  • Bloggers
    Bloggers Search for your favorite blogger from this site.
  • Login
    Login Login form

bir yokmuş bir yokmuş

Posted by on in hikaye
  • Font size: Larger Smaller
  • Hits: 3007
  • Subscribe to this entry
  • Print

Bir zamanlar bir zaman varmış,öyle bir zamanmış ki herkes kendi çıkarları için yaşar,sağ eliyle kazandığını sol eliyle bile paylaşmazmış.Herkes yalnızmış.Aslında dünya çok kalabalıkmış ama kimse kimseyle konuşmaz,sadece önlerindeki işi yapar,kazandıklarını kendilerinden bile sakınır,varsaydıkları hatta geleceği bile meçhul olan bir gelecek için birikim yaparlarmış.
Masalın bir kahramanı yokmuş,çünkü herkes kendine göre yalnızca kendisi kahramanmış,zaten masal anlatan da yokmuş..
.

Hal böyle olunca zamanla insanlar önce konuşmayı unutmuşlar,kimse konuşmaz olunca da duymayı unutmuşlar,değil sağa sola bakmayı kafalarını kaldırmayı unutmuşlar.İnsanlıklarını unutma derecesine geldiklerinde ise hiç tereddüt dahi etmeden hem de kolayca onu da unutuvermişler..Aslında kimse memnun değilmiş bu durumdan,herkes bekliyormuş bir gün birinin çıkagelip onlara kendilerini hatırlatmasını.Yani kendilerini unutmuşlar derken masal gelişi değil,gerçekten unutmuşlar..

Ama masalın bir kahramanı yokmuş ki kim çıkıp gelsin?Masalın bir zamanı,bir kahramanı yokmuş ama bir mekanı varmış.Mekandan kastım;küçük bir köymüş mesela.Hayal gücünüze bağlı olarak,nâhiye,kaza,kasaba daha da geniş bir hayal gücünüz varsa bir metropol olarak da düşünebilirsiniz bu mekanı.Siz düşünedurun..Üzüm üzüme baka baka kararır derler ya atalarımız,oranın hayvanları da tıpkı insanları gibiymiş.İnekler otlaklarda yemyeşil,taptaze otları yerler ama bencilliklerinden bir tas olsun süt vermezlermiş.Eşekler burunlarının büyüklüklerinden bir odun parçası bile taşımaz,tavuklar yumurtlamazlarmış.Horozlar,güneş daha tepelerin arkasından yeryüzüne gülümsemeden çok önce uyansalar da uyuzluklarından ötmezlermiş,düşünün yani;öyle lanet,öyle pis bir zamanmış bu zaman,ne insanı insan,ne hayvanı hayvan..

İşte insanlar ve hayvanlar böylesine kendi çıkarlarına kaptırmış giderlerken,bir güüüün…Yine horozların ötmediği,güneşin bile canı istemeye isteyeme zoraki,sırf mecburiyetten doğduğu,gün döndülerin bile güne dönmeye üşendiği,kasımpatlarının inatlarından açmadığı bir bahar günü,hiç kimsenin beklemediği hatta tahmin bile etmediği öyle bir şey olmamış ki,hiç kimse ne olmadığını fark etmemiş bile.Bekledikleri mucize her neyse artık o bile olmaya ramak kalmışken olmamış işte,üşenmiş,istememiş.
Bir türlü gerçekleşmeyen mucizeyi beklerken insanlar ölmeyi bile unutmuşlar,unutmayan birkaç kişi varmış aslında ama onlarda üşenmişler ölmeye.Hayat nasıl olduysa belki şans eseri böyle gelmiş ve o zaman da olabilecek en büyük hatta tek mucize olarak böyle gitmeye devam etmiş.
İnsanlar hep yalnız yaşamışlar,kalabalıklar içinde yapayalnız.Güneş her gün doğmuş ama onlar görememişler.Herkes varmış ama hiç kimseleri yokmuş.Öyle bir yokmuş ki.....

Mart-2012(cansel)

Rate this blog entry:
4
Türk Dili ve Edebiyatı /İZMİR

Achievements

Author's recent posts
  • berfin
    berfin Cuma, 22 Ağustos 2014

    Hikaye masal karisimi yaziniz guzeldi. Kendinden umudu kesenlerin yasadigi bir sehir. Bence hikayedeki tek eksik kendinize olmayan bir koy yaratirken olmayan bir tipe yer vermemeniz.

    Reply Cancel
  • kitaplik
    kitaplik Cuma, 22 Ağustos 2014

    harika bir yazı olmuş eline sağlık. Yalnızlaşan bir insanlığı müthiş derecede dramatize etmişsin. beton zeminlere gömdüğümüz insani değerlerin, izole olan insanların öyküsü olmuş.

    Reply Cancel

Leave your comment

Guest
Guest Cuma, 07 Ağustos 2020