Hatice Aydoğdu

Kâtib-i kelâm&Tiyatrocu&Radyocu&Mimar&Türkolog.
İnatta bir murâd ki şu anı nâmurâd, amma sonu elbet bermurâd. Bir de kitap okumayana aşık olunmaz. Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden çok sevdi.

  • Home
    Home This is where you can find all the blog posts throughout the site.
  • Categories
    Categories Displays a list of categories from this blog.
  • Bloggers
    Bloggers Search for your favorite blogger from this site.
  • Login
    Login Login form
Çalıkuşu

Çalıkuşu

Kâtib-i kelâm& Tiyatrocu& Radyocu& Mimar& Türkolog. İnatta bir murâd ki şu anı nâmurâd, amma sonu elbet bermurâd. Bir de kitap okumayana aşık olunmaz.
Katib-i Kelam; Çalıkuşu. 26 Nisan, Gümüşhane. İlk 1,5 yıl hariç hep Şehr-i İstanbulda yaşadı.
Bulut. Deniz. Yağmur.
Mimarlık eğitimini Selçuk Üniversitesi’nde alıyor.
Kar. Rüzgâr. Ova.
Aynı zamanda açık öğretimde Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisi.
Kalem, kağıt, kitap.
Kısaca Edebiyat Öğretmeni olmaya çalışan bi mimar adayı.
Yazar, çizer, okur.
Adı Yok Dergisiyle yazar, Ortaya Karışık Tiyatro Topluluğuyla oyuncu, Radyo Üniversiteyle yayıncı, Toplum Gönüllüleri Vakfıyla eğitim birimi sorumlusu.
Şimdilerde Konya’da öğrenci. Sudan olabildiğince uzak.
İki erkek bir kız çocuğuna abla. Görünürdeki hayatı bundan ibaret.

Posted by on in Kitap
  Artık hiçbir şeyin değişmesine imkân yok. Lüzum da yok. Bazı mevsimler bir günde gelir... Her ömrün bir eylülü vardır. Elbet aşksız da döner dünya, sadece daha yavaş geçer zaman. Sen yine oralardan beni özle, ben buralardan hissederim. Bıraksan da elimi, sevgin bana yeter. Sen, denizsin; farkında değilsin. Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla. Ne güzel üşümek eylül sabahlarında ve sevmek...
Last modified on
Hits: 2380
Rate this blog entry:
2

Posted by on in Kitap
  Biz neden çayı şekersiz içeriz bilir misin? Neden süslü, porselen fincanlarda değil de ince belli cam bardakta? Çay kaşığın sesini neden bizden duyamazsın? Yanına neden pasta-kek değil de limon isteriz? Neden lüks, pahalı cafelerde değil de sahil kenarında, salaş çay bahçelerinde otururuz? Biz çayı şekersiz içeriz. Dostun muhabbeti, gülümsemesi tatlandırır yüreğimizi. İnce belli bardakta içeriz. Sıkıca kavrayıp hissederiz o çayın...
Last modified on
Hits: 3595
Rate this blog entry:
7

Posted by on in Kitap
   Kelimelerimin kanatları kırık, ne kadar uğraşsam da yüksekten uçamazlar. Asfalyalarım atmış durumda, tepemde cinler halay çekiyor ve bu halayın başını da siz çekiyorsunuz, saygılarımı sunmama ramak kaldı. Bugün gökyüzü bir tuhaf; giymiş yine gri hırkasını tepeden bakıyor insanlara. Dolu dolu gözleri, rimelleri ha aktı ha akacak. Neyi var neyi yoksa sığdırmış gözlerine; dolmuş dolmuş taşmayı bekliyor. Ansızın bi sızı gibi yüreğe düşmeyi...
Last modified on
Hits: 1914
Rate this blog entry:
1