Hatice Aydoğdu

Kâtib-i kelâm&Tiyatrocu&Radyocu&Mimar&Türkolog.
İnatta bir murâd ki şu anı nâmurâd, amma sonu elbet bermurâd. Bir de kitap okumayana aşık olunmaz. Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden çok sevdi.

  • Home
    Home This is where you can find all the blog posts throughout the site.
  • Categories
    Categories Displays a list of categories from this blog.
  • Bloggers
    Bloggers Search for your favorite blogger from this site.
  • Login
    Login Login form
Çalıkuşu

Çalıkuşu

Kâtib-i kelâm& Tiyatrocu& Radyocu& Mimar& Türkolog. İnatta bir murâd ki şu anı nâmurâd, amma sonu elbet bermurâd. Bir de kitap okumayana aşık olunmaz.
Katib-i Kelam; Çalıkuşu. 26 Nisan, Gümüşhane. İlk 1,5 yıl hariç hep Şehr-i İstanbulda yaşadı.
Bulut. Deniz. Yağmur.
Mimarlık eğitimini Selçuk Üniversitesi’nde alıyor.
Kar. Rüzgâr. Ova.
Aynı zamanda açık öğretimde Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisi.
Kalem, kağıt, kitap.
Kısaca Edebiyat Öğretmeni olmaya çalışan bi mimar adayı.
Yazar, çizer, okur.
Adı Yok Dergisiyle yazar, Ortaya Karışık Tiyatro Topluluğuyla oyuncu, Radyo Üniversiteyle yayıncı, Toplum Gönüllüleri Vakfıyla eğitim birimi sorumlusu.
Şimdilerde Konya’da öğrenci. Sudan olabildiğince uzak.
İki erkek bir kız çocuğuna abla. Görünürdeki hayatı bundan ibaret.

Posted by on in şiir
  Ah şu Kız Kulesi'nin aklı olsa da Galata'ya varsa. Öyle ya İstanbullu bir aşk bizim yaşadığımız; Sakalları şiirle karışık, kitap kokan, rüzgarla konuşan adam... Boynumda şal uçurtma olmuş, ayaklarımı yerden keser, İlk şiirler söylenmeden yıllardır içimde büyür sevdan ile keder. Gülümseyen hayaline bakıyorum penceremde; Yıldızlara bulandım, sesinle huzurlu sözler bu gece. Ses vermek için sana çırpınır bir haldeyim. Bana sevdiğin...
Hits: 739
Rate this blog entry:
2

Posted by on in Kitap
    Sokak bomboş ve olabildiğine karanlıktı.. Etrafta yaprak hışırtısı ve topuk sesimden başka yaşam belirtisi duyulmuyordu.. Hissediyordum.. Geliyordu.. Usulca yanaştı, yanağımı okşadı, saçlarımı savurdu.. Ardından koluma girdi ve beraber yürümeye başladık.. Evet aşık olmuştum.. Adı; Rüzgar'dı. Yine bir Eylül rüzgarı… Bambaşka bir sabaha açmıştım gözlerimi ya bu sabah ya da öyle bişeylerdi, bilmiyorum. Eylül bende başka sanki. Yine İstanbul Hanımefendisi...
Hits: 649
Rate this blog entry:
3

Posted by on in Kitap
            Herkesin bir duvarı vardır, ardında durduğunda kendini güvende hissettiği. Kaçarken sığındığı, bulunmak istediğinde bir adım öne çıktığı. Yaşamın ve insanların verdiği tedirginlikle, korkularıyla birlikte arkasına sığındıkları o duvar onları ne kadar korur bilinmez; bilinmez ama yine de o duvara saklanmak güzeldir, güzel gelir… Belki de bu yüzden bazıları o duvarın ardına saklanmak yerine içine hapseder...
Hits: 528
Rate this blog entry:
1