Ders özetleri ve deneme sınavları için tıklayın.

 

1. Dönem Ders Özetleri                                   2. Dönem Ders Özetleri
3. Dönem Ders Özetleri                                   4. Dönem Ders Özetleri
5. Dönem Ders Özetleri                                   6. Dönem Ders Özetleri
7. Dönem Ders Özetleri                                   8. Dönem Ders Özetleri

 

Facebook Grubumuza Katılıp Ders Çalışmak İçin Tıklayınız.

                     

Facebook Grubumuza Katılmak İçin Burayı Tıklayın

Hermes'in Güncesi

bla bla bla

  • Home
    Home This is where you can find all the blog posts throughout the site.
  • Categories
    Categories Displays a list of categories from this blog.
  • Bloggers
    Bloggers Search for your favorite blogger from this site.
  • Login
    Login Login form

Keçecizâde İzzet Molla

Posted by on in Biyografiler
  • Font size: Larger Smaller
  • Hits: 2974
  • Subscribe to this entry
  • Print

Keçecizâde İzzet Molla

İstanbul'da doğmuş, babasının ölümü üzerine akrabalarının yar­dımlarıyla öğrenimini tamamlamıştır. Çeşitli devlet görevlerinde bulun­duktan sonra Osmanlı-Rus Savaşı aleyhtarı olduğu için sürgüne gönde­rildiği Sivas'ta ölmüştür.

Eserleri ve Edebi Kişiliği

Gülşen-i Aşk: Yaklaşık 300 beyitlik kısa bir mesnevi olan bu eseri­ni İzzet Molla Galib'in Hüsn ü Aşk1mdan etkilenerek yazmıştır. Şeyh Galib'in Hüsn ü Aşkı gibi alegorik olan bu eserin de, olay kahramanları sembolik kişilerdir. Tasavvufı konulu olan Gülşen-i Aşk1 ta da ilahi aşka ulaşma çabası işlenmektedir. İzzet Molla'nın 1812 yılında tamamladığı Gülşen-i Aşk, şairinin ölümün den soma basılmıştır. Söz konusu mesne­viden İzzet Molla'nın Mevlevi olduğu anlaşılmaktadır.

Mihnet-Keşân: Şairin Keşan'a sürgün olarak gönderilişini ve çekti­ği sıkıntıları dile getiren uzun bir mesnevidir. Eserin adı bazı kaynaklarda Mihnet-i Keşan biçiminde geçer. İzzet Molla bu eserde yalnız sürgüne gidişini ve bir yıl boyunca çektiklerini anlatmakla kalmamış, uğradığı çe­şitli yerleri tasvir etmiş, karşılaştığı ilginç tiplerden söz etmiştir. Eser, sa­natçının tasvir ve tahkiye yani hikaye ediş gücünü göstermesi bakımın­dan önemlidir. İçinde değişik nazım şekillerinin bulunduğu mesnevide yer yer İzzet Molla'nın mizâhi üslûbunun varlığı izlenir. Fa'ûlün/fa'ûlün/fa'ûlün/fa'ûl kalıbıyla yazılmış olan bu mesnevi de İzzet Molla'nın ölümünden sonra 1269'da İstanbul'da basılmıştır.

Dîvân: İzzet Molla şiirlerini Bahâr-ı Efkâr ve Hazân-ı Âsar adları altında iki ayrı divan halinde toplamıştır. Bahâr-ı Efkâr adını verdiği ilk divanda şairin gençlik şiirleri bulunmaktadır. Kasidelerin ve tarihlerin konularına göre bölümlere ayrıldığı Bahâr-ı Efkâr Mısır (Buiak)da 1255'te basılmıştır. İzzet Molla ileri yaşlarda yazdığı şiirlerini de Hazan-ı Asar adı altında toplamıştır. Hacimce daha küçük olan bu eser de şairin ölümünden sonra 1257'de İstanbul'da yayımlanmıştır.

Lâyihalar: İzzet Molla'nın devlet yönetimiyle ilgili düşüncelerinin yer aldığı edebi eser niteliğinde iki önemli layihası vardır. Birincisi II. Mahmud'un emriyle kaleme alınmış olup Osmanlı eyaletlerinin gelir gi­der işleriyle ilgili tesbitlerini ve görüşlerini içerir. İkincisi ise Osmanlı-

Rus Savaşı aleyhinde hazırlanmıştır. îzzet Molla bu Lâyiha'smda Os­manlı'nın Batı karşısındaki durumunun güçlü olmaması nedeniyle sa­vaşmanın sakıncalarını anlatır. Onun Sivas'a sürülmesi de bu Layiha yü­zündendir.

Keçecizâde İzzet Molla'nm bu eserlerinden başka mektupları, Devhatü İ-Mehamidfi Tercimeti'UVâlid adlı, babasını tanıttığı mensur bi­yografik eseri ve Şerh~i Elgâz-ı Râgıp Paşa adını verdiği, Râgıp Paşa'nın lügazlarmı açıklayan başka bir eseri daha bulunmaktadır.

19. yüzyılın, Divan edebiyatı geleneğinin önemini yitirerek çöküşe yöneldiği ve yerini yeni bir edebiyata bırakmaya başladığı bir dönem ol­duğundan daha önce söz etmiştik. Böyle bir edebiyat ortamı içinde, dö­nemin öteki şairlerinin yaptıkları gibi izzet Molla da önce 17. ve 18. yüz­yıl ustalarının yollarını izlemiştir. Ancak, Divan şiiri geleneğini sürdür­mekten öteye giderek, sahip olduğu şairlik yeteneği, ince zevki, sağlam ve zarif üslubuyla diğer şairlerden kolayca ayırt edilebilecek bir edebi değer ve ustalık göstermiştir. İzzet Molla'nm mizahi yanı güçlü olup e- serlerinde yer yer olay ve şahısları mizahla karışık bir üslûpla anlatmayı başarmıştır. Öte yandan İzzet Molla'nm da çağdaşı bazı şairler gibi yaşa­nan hayata, çevreye ve insana daha yakından baktığı ve dönemin şiirindş. aranan değişiklik ihtiyacını karşılamaya çalıştığı görülür. Bu amaçla şi­irlerine mahalli renk katmaya çalışmış, halk şiiri ve sanatçılanyle ilgi­lenmiş, hece veznini kullanarak türküler yazmış, böylece Divan şiirinin geleneksel yapısını sarsmıştır. Bu tarz girişimlerinin bazı eserlerinde ba­şarılı olduğu dikkate alındığında o, yeni edebiyatın ilk müjdecilerinden sayılabilir. İzzet Molla'nm zeki, nüktedan, sözünü esirgemeyen, mizaha ve latifeye düşkün, zevk ve eğlenceyi seven kişiliğiyle Divan şiirinin son şairlerinden olduğu onun hakkında bilgi veren kaynaklarca kaydedil­mektedir.

Kaynakça

Nihad Sami Banarlı, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, C. II, İst. 1987, s. 833 vö.

Atilla Özkınmlı, Türk Edebiyatı Ansiklopedisi, Cem Yay. 4. b C. III, İst.

1987, s. 694 vö.

Büyük Türk Klasikleri, Keçecizâde îzzet Molla, İsmail Ünver, C. 8, İst.

1988, s. 116 vö.

İslâm Ans., İzzet Molla mad., Fevziye Abdullah Tansel, C. 5/2, İst. 1988, s. 1264 vö.

İbrahim Bülbül, Keçecizâde İzzet Molla, KTB. Yay. Ank. 1989.

Rate this blog entry:
1
Acikogretim edebiyat bitirdi, ogretmen, bilgisayar bagimlisi, siirsever insan. Tek dersi 100 ulke gezmeden olmemek.

Achievements

  • No comments made yet. Be the first to submit a comment

Leave your comment

Guest
Guest Çarşamba, 13 Kasım 2019