Ders özetleri ve deneme sınavları için tıklayın.

 

1. Dönem Ders Özetleri                                   2. Dönem Ders Özetleri
3. Dönem Ders Özetleri                                   4. Dönem Ders Özetleri
5. Dönem Ders Özetleri                                   6. Dönem Ders Özetleri
7. Dönem Ders Özetleri                                   8. Dönem Ders Özetleri

 

Facebook Grubumuza Katılıp Ders Çalışmak İçin Tıklayınız.

                     

Facebook Grubumuza Katılmak İçin Burayı Tıklayın

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

SÖZCE, TÜMCE VE ÖNERME

  • Yarın Galata’da buluşalım’ ifadesini belli bir bağlamda ve belli bir iletişim amacıyla seslettiğimizde bu ifade artık bir sözcedir

  • Tümceler sözcelerden soyutlanarak üretilmiş, belli bir bağlamdan bağımsız ele alınan dilbilgisel bütünlüktür.

  • Önerme tümcelerden soyutlanarak ulaşılan anlamsal içerik tir.

  • İfade/Tümce Anlamı: Her hangi bir bağlamdan bağımsız, yalnızca sözcüksel, dilbilgisel ve sözdizimsel bileşenler açısından tanımlanabilen anlam demektir. Sözdizimsel bir bütünlük oluşturan ifadeler her hangi bir bağlamdan bağımsız ele alındığında ‘tümce’ olarak adlandırılırla

  • Sözce Anlamı: Her hangi bir tümce belli bir bağlamda bağlamın gerektirdiği gönderim ve doğruluk koşulları açısından tanımlandığında ortaya çıkan anlam demektir. Sözce anlamı bağlam bağımlıdır. Gönderim bilgisi ve hangi koşullarda sözcenin geçerli olabileceği bilgisini gerektirir

  • Önerme Anlamı: Sözce ve tümcelerin soyut kavramsal içeriğidir. Önermeler yüklem ile onun üyeleri arasındaki kavramsal bütünlüktür ve bir olgu hakkında bildirim yaparlar. Önerme anlamı dilbilgisi ve sözdizimden bağımsız betimlenir.

Önermeler ve Doğruluk Koşulları

  • Bir önermenin geçerli olabilmesini sağlayan koşullar doğruluk koşulları olarak adlandırılır.

Evli olanlar bekardır önermesi yanlış bir önermedir.

ÖNERME TÜRLERİ

  • Bazı önermeler her durumda doğruluk değeri taşır. Güneş doğudan doğar örneğinde olduğu gibi bu tür önermeler analitik önerme olarak adlandırılır

  • Bekarlar yalnızdır önermesi değişkenlik gösterebileceği için sentetik önerme olarak adlandırılır. Yani doğru veya yanlış değer alabilen önermelere sentetik önerme denir

ÖNERMELERİN DOĞRULUK KOŞULLARI: ZORUNLU VE YETERLİ KOŞULLAR

  • Örneğin Kediler memelidir önermesini ele alalım burada zorunlu koşul memeli olma yeterli koşul ise memeli, canlı ve hayvan olmasıdır.

  • Bazı felsefecilere göre Russellcı bir bakış açısıyla önermelerin doğruluk koşulları yalnızca yapısal ilişkilere değil bağlama göre değer kazanır. Evli olanlar bekardır gibi bir önerme ‘evli ve bekar ‘ kavramlarının çelişmesi nedeniyle yanlış değer alır. Buradaki koşul yapısaldır

  • Ancak Bugün Eskişehirde hava yağışlı önermesinin doğru olabilmesi bu önermenin sözce olarak üretildiği bağlam koşullarına bağlıdır. Sözcede geçen ‘bugün’ ve ‘Eskişehir’ ifadeleri gönderimseldir ve bu önerme ‘yağmurlu olan belli bir tarih’ ve ‘Eskişehir’ için söylendiğinde ve o gün hava yağışlı olduğunda geçerli olacaktır.

  • Strawson, Lemmon ve Löbner gibi felsefeci ve anlambilimciler ise önermelerin gerçek dünya gönderimi olmaksızın da doğruluk koşulları açısından ele alınabileceğini ileri sürer. Strawson tanımlamasında önerme, sözce ve bildirim tümceleri (ifadeler) arasında bir ayrım yapar. Her bildirim tümcesi farklı bir bağlamda farklı bir sözceye dönüşebilir ve sözcelerin doğruluk koşulları her defasında konuşanın gönderimine göre değişebilir.

TÜMCE ÖNERME VE ANLAMSAL İLİŞKİLER

Gerektirim A tümcesi/önermesi zorunlu olarak B tümcesini/önermesini de taşıdığında A tümcesi/önermesi B tümcesi/önermesini gerektirir. Eğer A B’yi gerektirirse A doğru olduğunda B’de zorunlu olarak doğru olur.

Emrah İstanbul’da doğdu. Bu tümcede Emrah’ın İstanbul’da doğduğu bildiriminin yanı sıra aşağıdaki bileşenleri taşır.

Emrah Türkiye’de doğdu, Emrah bir erkektir, Emrah bir insandır.

Açımlamaİki önerme arasındaki gerektirim çift yönlü olduğunda aralarındaki ilişki açımlama ilişkisidir

Ali Ayşe’nin babasıdır. Ayşe Ali’nin evladıdır.

Önvarsayım Konuşmacının sözcesinde dinleyenin önceden bildiğini varsaydığı bilgiyi çıkarımsal olarak sunmasıdır.

Murat’ın kedisi çok güzel, Murat’ın kedisi hiç güzel değil

Önvarsayımı engelleyen veya tersine tetikleyen bu tür eylemlere önermesel tutum eylemleri denir.

Önermesel tutum eylemleri olgusallık dışı ve olgusal olmak üzere iki türdedir. Olgusal Olmayan: Sanmak, inanmak, zannetmek, farz etmek, hayal etmek, istemek v.b. Olgusal Olan: Fark etmek, pişman olmak, bırakmak, görmek, v.b.

Çelişki İki önerme arasında A doğru iken B’nin A’yı yanlışlayan içerik sunmasıdır. Örneğin, Ali Ankara’ya gitti önermesi e¤er doğruysa Ali hiç Ankara’da bulunmadı önermesi çelişkilidir. Benzer biçimde Ali evli ama henüz evlenmedi önermesinde de eğer ‘Ali evli’ doğruysa henüz evlenmedi yanlış olmalıdır.

TÜMCE ANLAMI VE SÖZDİZİM

Anlamsal Roller Eylemlerin özne ve nesne olan üyelerine eylemin gerçekleşebilmesi için verdiği rollerdir.

  • Öldürmek eyleminin özneye yüklediği rollerden biri EDİCİ rolüdür. Edici rolü öznelere özgü bir roldür Kırmak, pişirmek, yırtmak, koşmak v.b. eylemler öznelerine edici rolü yüklerler: Emrah camı kırdı Rüzgâr fidanları kırdı. Ayşe yemek pişiriyor. Murat gazeteyi yırttı.

  • Eylem bazı üyelerine de YARARLANICI rolü yükler. Eylem bir üye için gerçekleştirildiğinde üye ‘yararlanıcıdır’. Ayşe’ye çay demledim. Fatma Murat’a yemek pişirdi

  • Özne duygusal, duyuşsal veya durumsal bir süreci yaşadığında üstlendiği rol DENEYİMCİ rolüdür. Duymak, görmek, sevmek, özlemek, hoşlanmak gibi eylemler özneye deneyimci rolü yüklerler.

  • Tümcede eylemin geldiği yönü gösteren üye KAYNAK rolü; eylemin olduğu yeri gösteren üye YER rolü, eylemin hangi yöne doğru olduğunu gösteren üye ise HEDEF rolü yüklenir. Eylemin ne ile yapıldığını gösteren üye ise ARAÇ rolü yüklenir. Kedi çeşmeden su içti. Kitapları masanın üstünde unuttum. Çocuklar annelerine çiçek verdi. Duvarı fırçayla boyadık.

Yükleme Tümcenin öbeklerini önermesel düzlemde ilişkilendirme işlemidir

  • Yüklemleme bir ad veya sıfat tarafından yapıldığında adcıl yüklem; bir eylem tarafından yapıldığında ise eylemcil yüklem ortaya çıkar. Yüklemler ayrıca bir iş veya olayı aktardıklarında olay yüklemi; bir durum ve oluşu aktardıklarında ise durum yüklemi olarak sınıflandırılır.

  • Görünüş: Bir eylemin bitip bitmediği ile ilgili bilgi verem sözcüksel ve dilbilgisel ulamdır.

Durum eylemleri: Sevmek, hoşlanmak, beğenmek v.b.

Edim Eylemleri: Yürümek, koşmak, yüzmek, temizlemek, v.b.

Erişme Eylemleri: Bitirmek, başlamak, varmak, v.b.

Tamamlama Eylemleri: bir mektup yazmak, bir kadeh şarap içmek, karşı kıyıya yüzmek, v.b.

  • Tepeye vardım’ örneğinde de ‘Tepeye tırmanma işini bitirdim’ bilgisi vardır. Öyleyse ‘varmak’ bir mesafenin bitim noktasını gösterir. Erişme eylemleri bitimlidir

  • Dün mektup yazdım’ ifadesinde eylem açısından bir bitimlilik söz konusu değildir. Ancak ‘Dün bir mektup yazdım’ dediğimizde ‘bir mektup’ yazmak eylemin in ne kadar sürdüğüne ve bittiğine dair bilgi verir. Böylece eylem de bir bitimlilik kazanır. Bir ölçüm öbeği ile bitimli hale gelen eylemler tamamlama eylemleridir.

  • Erişme eylemi ile tamamlama eylemi arasındaki yapısal fark şudur: Erişme eylemleri bitimliliği içsel bir anlamsal özellik olarak taşırlar. Tamamlama eylemleri ise ancak Eylem Öbeğinde bu özelliği bir Ölçüm Öbeği ile yüklenirler.

Dağcılar iki saat içinde/ iki saatte tepeye vardı.

Filiz iki saat içinde/ iki saatte duvarı boyadı.

Altuğ *iki saat içinde/ iki saatte yürüdü.

Can *iki saat içinde/ iki saatte konuştu.

Mehmet *iki saat içinde/iki saatte beni sevdi

Tepeye varmak bir erişme eylemidir ve bu özelliği tümceden almaz. Ancak boyamak eylemi aslında bir edimdir. ‘Günlerce duvar boyadım’ da denebilir. Örnekte ‘duvarı’ ifadesi belirli bir duvar anlamı taşıdığından eylemin ne kadar süre yapılmış olduğu da ölçülür. Dolayısıyla ‘duvarı boyamak’ bir tamamlama eylemidir.

Hazırlayan : Özhan Ustabaşı (Dua etmek koşuluyla istediğinize dağıtabilirsiniz)