Ders özetleri ve deneme sınavları için tıklayın.

 

1. Dönem Ders Özetleri                                   2. Dönem Ders Özetleri
3. Dönem Ders Özetleri                                   4. Dönem Ders Özetleri
5. Dönem Ders Özetleri                                   6. Dönem Ders Özetleri
7. Dönem Ders Özetleri                                   8. Dönem Ders Özetleri

 

Facebook Grubumuza Katılıp Ders Çalışmak İçin Tıklayınız.

                     

Facebook Grubumuza Katılmak İçin Burayı Tıklayın

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

 

*Mecaz

Kelime veya kelime gruplarını bilinen ilk manalarından başka bir manada kullanmaya mecaz denir. Mecaz edebî eserlerde kullanıldığı gibi zaman zaman günlük konuşmalarda da kullanılır. Mesela "yüreksiz" kelimesi "korkak" manasında kullanıldığı zaman mecaz sanatı yapılmış olur. Eğer kelimeye kazandırılan mana ile asli mana arasında bir benzerlik var ise bu mecaz; hiç bir ilgi yok ise mecaz-ı mürsel adını alır.

Örnek

Akif'in "Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal" mısraındaki "hilâl" kelimesi ile Türk bayrağı kastedildiği için mecaz-ı mürsel sanatı yapılmıştır. “Ankara bu konuda kararlı.” cümlesinde kararlı olan Ankara değil, Ankara’daki hükûmettir. Bir ilgi dolayısıyla Ankara kelimesi hükûmet anlamında kullanılmıştır.

 

 

*Teşbih

Aralarında ilgi kurulabilen iki şeyden, ilgili oldukları konuda zayıf olanın kuvvetliye benzetilmesine teşbih denir.

Tam bir teşbihte dört unsur vardır:

Kendisine benzetilen: Aslan

Benzetme edatı: Gibi

Benzetme yönü: Kuvvetli

Benzetilen: Çocuk

Bunlardan benzeyen ve benzetilen aslî unsurlardır.

Örnek

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım.

 

 

*İstiare

İki temel unsurundan (benzetilen ve benzeyen) sadece biri söylenerek yapılan teşbihe istiare denir.

İstiarelerde ya benzeyen veya benzetilen vardır. Yalnız benzetilen söylenmiş ise açık istiare, yalnız kendisine benzetilen söylenmiş ise kapalı istiare denir.

Örnek

“Şu karşımızdaki mahşer kudursa çıldırsa” mısraında düşman ordusu mahşere benzetilmiştir. Ama benzeyen (düşman ordusu) belirtilmemiştir. Bu bir açık istiaredir.

“Can kafeste durmaz uçar” mısraında ise can bir kuşa benzetilmiştir. Ancak benzetilen açıkça yazılmamıştır. Bunu diğer unsurlardan anlıyoruz. Bu sebeple bu bir kapalı istiaredir.

 

 

*Tariz

Söylenen bir sözün; alay etmek veya sitemde bulunmak maksadıyla tam tersinin kastedilmesi sanatıdır.

Örnek

“Eski eş'arda dürbin ile mana görülür

Yeni eş'arda mana gibi bir külfet yoktur.”

beytinde yeni şirin mana  yönünden  yetersizliği ile  tariz sanatı yoluyla alay edilir.

 

 

*Kinaye

Bir sözün aynı anda hem gerçek hem de mecazi manada kullanılması sanatıdır.

Örnek

Şu karşıma göğüs geren

Taş bağırlı dağlar mısın

beytindeki taş bağırlı deyimi ile hem dağların taş ve topraktan meydana gelmiş olması; hem de merhametsiz, yüreksiz olmak anlamı kastedilir. Buradaki merhametsiz mecazi anlamdır.

 

 

*Tecahül-i Arif

Şairin çok iyi bildiği bir şeyi bilmezlikten gelmesi sanatıdır.

Örnek

“Edrine şehri mi bu ya gülşen-i me'va mıdır

Anda kasr-ı padişahi cennet-i a'lâ mıdır”

beytinde gördüğü yerin Edirne mi cennet mi olduğunu soruyor, yani bilmezlikten geliyor.

 

 

*Hüsn-i Ta'lil

Sebebi bilinen bir olayı, bir durumu, gerçek sebebi dışında daha güzel bir sebebe bağlama sanatıdır.

Örnek

Gül-i ruhsarına karşu gözümden kanlı akar su

Habibim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

beytinde şair çok ağladığı için gözyaşları bulanık yani kanlı akmaktadır. Oysa şair bunu ilkbaharda sular bulanık akar benim de gözyaşlarım senin yanağının gülüne karşı bulanık akmakta diye söyleyerek güzel bir sebebe bağlıyor.

 

 

*Tevriye

Bir kelimenin aynı yerde birden fazla manada kullanılması sanatıdır. Kelimenin asıl anlamı yanında uzak anlamının da kastedilmesidir.

Örnek

Sordum nigarı, dediler ahbab

Semt-i Vefa'da doğru yoldadır.

beytinde vefa "bir semt adı ve sadakat" manalarıyla , doğru yol " yolun düzlüğü ve seçilen tavrın doğruluğu" manalarıyla tevriyeli olarak kullanılmıştır.

Bir delikanlu harâmidir deyü afv ettiler

Asmadan kurtuldu ammâ çok sıkılmıştır şarâb

 

 

*Tenasüp

Manaca birbirine uygun kelimeleri bir arada kullanma sanatına tenasüp denir.

Örnek

Ol peri-veş kim melahat mülkinün sultanıdur

Hükm anın hükmü bana ferman anın fermanıdır.

beytinde de padişahlık müessesesi ile ilgili olarak "sultan, hüküm, ferman, mülk" kelimeleri birbiriyle ilgilidir.

 

 

*Cinas

Ses bakımından (okunuş ve yazılışları) aynı veya birbirine çok yakın fakat manaları ayrı kelimelerin bir arada kullanılması sanatıdır. Bu sanat daha çok mani ve hoyrat türünde kullanılır.

Örnek

Gam zedeler

Gam vurur gam-zedeler

Sinem hakkak delemez

Delerse gamze deler

Eyleme vaktini zayi, deme kış yaz oku yaz

 

 

*İRSAL-İ MESEL ( Örnek, misal getirme)

Yazılı ve sözlü anlatımda bilhassa şiirde ifade edilen düşünceyi ispat etmek, pekiştirmek ya da daha etkili kılmak maksadıyla meşhur bir sözü ya da vecizeyi söyleme, kullanma sanatıdır. Bu sanat özellikle muhatabı ikna etmek maksadıyla yapılır ve kullanılan atasözü ve vecizeler Türkçenin yanı sıra Farsça veya Arapça da olabilir. 

 

 

Kirpikleri uzundur yârin hayale sığmaz

Meşhur bir meseldir “Mızrak çuvala sığmaz”

Hevâî

Mesel: Örnek, benzer, numune; anlamlı ve dokunaklı etkili söz; ahlâka yararlı hikâye

darb-ı mesel: Atasözü

Sevgilini kirpikleri öyle uzundur ki hayale bile sığmaz, hayal dahi edilemez. Meşhur bir atasözü dür; Mızrak çuvala sığmaz.

________